The Effect of Surgical Technic Selection on Posttonsillectomy Bleeding Probability
1Bozok Üniversitesi, Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, Yozgat, Türkiye
2Elazığ Eğitim Araştırma Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Kliniği, Elazığ, Türkiye
3Bozok Üniversitesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Yozgat, Türkiye
Keywords: Tonsillektomi, Kanama, Komplikasyonlar, Tonsillectomy, Hemorrhage, Complications
8,322 views 3,720 downloads
Gereç ve Yöntem: Ocak 2008 ve şubat 2010 tarihleri arasında tonsillektomi yapılan 397 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Operasyon sonrasında genel anestezi altında müdahale gerektiren kanamalı olgular tespit edildi. İki farklı yöntemle yapılan tonsillektomi sonrası genel anestezi altında kontrolü gereken kanama oranları karşılaştırıldı. İstatiksel değerlendirme Ki-kare testi kullanılarak yapıldı.
Bulgular: Hastaların 222 (%55,9)'si erkek, 175 (%44,1)'i kadındı. Vakaların 59 (%14,8)'u 16 yaş üzerinde, 338 (85,2)'i 16 yaş altında idi. Yüzseksensekiz (%47,3) hastaya bipolar koter, 209 (%52,7) hastaya da künt diseksiyonla tonsillektomi yapıldı. Bipolar koterle tonsillektomi yapılan hastaların birinde (% 0,5) operasyon sonrası genel anestezi altında kanama kontrolüne gerek duyuldu. Klasik künt diseksiyonla tonsillektomi yapılan 7 (%3,3) hastada genel anestezi altında kanamaya müdahale yapıldı. Bu hastalardan dördünde (%50) postoperatif ilk gün de, diğer 4 (%50) hasta ise 7-14 günler arasında kanama ile karşılaşılmıştı. Genel anestezi altında müdahale edilen hastaların hepside 16 yaş altındaydı. İstatistiksel olarak bipolar koter ile künt diseksiyonla yapılan tonsillektomi sonrası genel anestezi altında kanamaya müdahale oranları arası anlamlı bir fark bulunamadı.
Sonuç: Çalışmamızda tonsillektomi sonrası genel anestezi altında müdahale açısından klasik künt diseksiyonla bipolar koterle diseksiyon arasında bir fark izlenmemiştir.
Materials and Method: The charts of 397 patients who undergone tonsillectomy between January 2008 and February 2010 were evaluated retrospectively and the patients with post tonsillectomy bleeding which need to control under general anesthesia were determined. Post tonsillectomy bleeding rates which need to control general anesthesia in groups that performed two different tonsillectomy technics were compared with chi-square test.
Results: 222 (55.9 %) man and 175 (44.1 %) women patients were included to the study, 59 (14.8%) were over and 338 (85.2 %) were under 16 years old. While 188 (47.3 %) patients were operated by bipolar cautery tonsillectomy, 209 (52.7%) patients were operated by blunt dissection tonsillectomy. In 1 patient, (0.5 %) who underwent tonsillectomy by bipolar cautery was need to control for post tonsillectomy bleeding under general anesthesia. In 7 patients, (3.3%) who underwent tonsillectomy by blunt dissection was need to control for post tonsillectomy bleeding under general anesthesia. While the post tonsillectomy bleeding happened on postoperative first day in 4 of 8 patients (50%), in the other 4 of 8 patients (50 %), post tonsillectomy bleeding happened on postoperative between 7-14 days who need to control of bleeding. All of patients who need to control of bleeding under general anesthesia were under 16 years old.
Conclusion: We found no statistically significant difference for post tonsillectomy bleeding probability between bipolar cautery tonsillectomy
Giriş
Postoperatif kanama gelişmesini birçok faktörün etkilediği bildirilmektedir; bunların arasında yetersiz sıvı alımı, analjezik ve kortikositeroid kullanımı, yaş, cinsiyet, anestezi tipi, operasyon tekniği sayılabilir4-6. Tonsillektomide geleneksel tonsillektomi yöntemleri yanında yeni yöntemlerde kullanılmaktadır7. Bu çalışmada da iki farklı teknikle tonsillektomi yapılan hastaların genel anestezi altında müdahale gerektiren postoperatif kanama oranları karşılaştırıldı.
Materyal ve Metot
Postoperatif tonsil lojunda kanama nedeniyle başvuran hastalarda öncelikle tonsil lojundaki pıhtılar temizlendi ve soğuk su ile gargara, pantokain-adrenalin emdirilmiş pamuk kullanılarak tampon yapılması gibi önlemlere başvuruldu. Bu uygulamalara rağmen kanaması devam eden hastalara genel anestezi altında müdahale edildi. Kanama ile gelen hastaların epikrizleri değerlendirildiğinde de verilen broşürlere uygun olarak yiyecek aldıkları yazıyordu. Hiç bir hastaya dehitratasyon ve enfeksiyon açısından ek bir tedavi verilmesi gerekmedi. Hastalara post op verilen tedaviler her iki grupta da aynıydı.
İki farklı yöntemle tonsillektomi yapılan hastaların genel anestezi altında kontrol gerektiren kanama oranları Ki-kare testi kullanılarak karşılaştırıldı. Hastalara müdahale edildikten sonra 1 gün hastanede yatırılarak izlendi.
Bulgular
Tablo 1: Tonsillektomi yapıların hastaların cinsiyetine göre dağılımı
Tablo 2: Tonsillektomi yapıların hastaların16 yaş üstü ve altında dağılımı
Tablo 3: Tonsillektomi sonu kanama olan hastaların yaş ve kanama zamanına göre dağılımı
Tartışma
Parsiyel ya da subtotal tonsillektomi teknikleri (tonsillotomi) ise; giyotin (sluder) tekniği, kriyojenik tonsilletomi tekniği, lazer tonsillotomi tekniği, bipolar elektrocerrahi ile tonsillotomi tekniğidir. Kriyojenik tonsilletomi tekniğinde sıvı nitrojenin tonsil içine bir prob yardımıyla verilmesi şeklinde uygulanır7. Tonsillotomi tekniklerin önemli avantajı tonsil kapsülünün korunmasından dolayı farengeal kasların direk travmaya, sekresyon temasına ve inflamasyona maruz kalmasıdır. Tonsil redüksiyon yöntemleri ise; ablasyon ve koblasyondur.
Tüm bu tekniklerin geliştirilmesindeki ortak amaç tonsillektomiye bağlı morbiditenin ve komplikasyonların azaltılmasıdır10. Postoperatif kanama tonsilektomi sonrasında en önemli lokal komplikasyonlardan biridir. Yapılan çalışmalara göre %0- %6 arasında değişen oranlarda karşılaşıldığı bildirilmektedir2,3. Primer kanamalar operasyondan sonraki ilk 24 saat de görülen ve daha tehlikeli olduğu bildirilen kanamalardır11. Sekonder kanamalar ise postoperatif ilk 24 saatten sonra görülmektedir12. Primer kanamalar cerrahi teknikle daha fazla ilgili iken sekonder kanamalar katı yiyecek travmalardan, tonsil yatağı enfeksiyonlarından, post operatif nonsteroidal antienflamatuar kullanımından ya da idiopatik sebeplerden kaynaklanır13-15. Küçük çocuklarda her iki kanama da hayatı tehdit edebildiğinden erken tedbir alınması gerekmektedir12. Primer kanamalar cerrahi teknikle daha fazla ilgili olduğundan kontrolünde cerrahi teknik önem taşımaktadır.
Post operatif kanamayı ve diğer komplikasyonları azaltmak açısından farklı tonsillektomi yöntemleri önerilmektedir. Künt diseksiyonla soğuk tonsillektomi yıllardır uygulanmakta olan temel tekniktir. Zaman içinde çok farklı enstrümanların kullanıldığı yeni tonsillektomi yöntemleri geliştirilmiştir. Bu enstrümanlar arasında makas, raspa, hidrojet monopolar veya bipolar koter, bipolar koter makas, KTP/holmium laser, CO2 lazer, koagulatör aspiratör, argon plasma, ultrasonik bıçak koblasyon sayılabilir.
Çalışmamızda iki farklı tonsillektomi tekniği en hayati komplikasyon olan postoperatif kanama riski açısından karşılaştırılarak hangisinin daha az risk taşıdığı araştırıldı. Bu konuyla ilgili Shah ve ark.16 tarafından yapılan prospektif çalışmada bipolar koter tonsillektomi sonrası kanama açısından değerlendirilen değişik yaş ve cinsiyetteki 246 hastada bipolar koterin diğer yöntemlerle kıyaslandığında daha riskli olmadığı ve bunun yanı sıra pediyatrik olgularda önemli olan peroperatif kanama miktarında da anlamlı azalma sağladığı tespit edildi. D'Agostino ve ark.17 künt diseksiyon ve bipolar diseksiyon tekniklerini operasyon süresi, intraoperatif-postoperatif kanama ve ağrı açısından karşılaştırdıkları çalışmalarında operasyon süresi bipolar tonsillektomide istatistiksel açıdan anlamlı olarak azalmışken postoperatif ağrı yakınması açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunamadı. Post operatif kanama açısından da iki grup arasında anlamlı bir farklılık yoktu. Bir diğer çalışmada pediatrik hastalarda bipolar diyatermi ve künt diseksiyon teknikleri operasyon süresi, peroperatif kan kaybı, operasyon sonrası ağrı, normal diyete geçiş süresi, aktivite seviyesi ve komplikasyonlar açısından karşılaştırıldı. Bu çalışmada komplikasyonlar açısından iki grup arasında anlamlı bir farklılık olmadığı bildirilmiştir18. Shah ve ark.19 yaptığı çalışmada bipolar koterle tonsillektomi ve künt diseksiyon karşılaştırılmış ve, bipolar koterle tonsillektominin diğer yönteme oranla daha fazla risk taşımadığı gösterilmiştir. Bizim çalışmamızda koterle ya da künt diseksiyon tekniğiyle opere edilen 397 hasta postoperatif kanama riski açısından değerlendirildi. Post operatif kanama ortaya çıkan 8 hastadan 1 tanesi bipolar koterle opere edilmişti. Bu olguda kanama postoperatif 1. gün ortaya çıktı. Künt diseksiyon uygulanan diğer 7 kanama olgusundan 3 ü ilk günde ortaya çıktı yani primer kanamaydı. O'Leary ve ark.20 yaptıkları prospektif bir çalışmada tonsillektomide soğuk diseksiyon ve diyatermi teknikleri post operatif kanama açısından karşılaştırıldı. Anlamlı farklılık tespit edilmedi.
Buna karşın bipolar koter ve soğuk diseksiyon yöntemini karşılaştırılan istatiksel olarak anlamlı fark olmasa da tespit edilen kanamaların elekrokoterle diseke edilen grupta geliştiği rapor edilen çalışmalarda vardır21. Diğer bir çalışmada da soğuk diseksiyonla bipolar koter diseksiyon yöntemi arasında post operatif kanama açısından anlamlı farklılık olmadığı ancak sekonder hemoraji oranlarının bipolar koterde anlamlı olarak yüksek bulunduğu belirtilmektedir22. Bizim çalışmamızda bunun aksine sekonder kanama olguları künt diseksiyon grubunda görülmüştür. Çalışmamızda ele aldığımız olgularda literatürle uyumlu oranda gelişen postoperatif kanama komplikasyonunun gerek koter gerekse de künt diseksiyon kullanılan gruplarda görülme oranları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuç kanama riskindeki artışın en azından incelenen bu iki farklı teknikten ziyade diğer risk faktörlerine bağlı olabileceğini düşündürmektedir.
Kaynaklar
1)Szeremeta W, Novelly NJ, Benninger M. Postoperative bleeding in tonsillectomy patients. Ear Nose Throat J 1996; 75: 373-376.
2)Tosun F, Karapınar U. Complıcations of tonsillectomy and adenoidectomy. Turkiye Klinikleri J Surg Med Sci 2005; 1: 26-29.
3)Carmody D, Vamadevan T, Cooper SM. Post tonsillectomy haemorrhage. J Laryngol Otol 1982; 96: 635-638.
4)Tisch M, Bruder M, Maier H. Risk of postoperative hemorrhage in tonsillectomy. A comparison between general anesthesia and local anesthesia. HNO 2002; 50: 230-232.
5)Windfuhr JP, Chen YS, Remmert S. Hemorrhage following tonsillectomy and adenoidectomy in 15,218 patients. Otolaryngol Head Neck Surg 2005; 132: 281-286.
6)Schmidt H, Schmiz A, Stasche N, et al. Surgically managed postoperative hemorrhage after tonsillectomy. Laryngorhinootologie 1996; 75: 447-454.
7)Birkent H, Akçam M.T. Tonsillektomi ve Adenoidektomi: Geleneksel ve Yeni Teknikler. Turkiye Klinikleri J Surg Med Sci 2005; 1: 16-25.
8)Sargi Z, Younis RT. Tonsillectomy and adenoidectomy techniques: past, present and future. ORL J Otorhinolaryngol Relat Spec 2007; 69: 331-335.
9)Mehmet Ada Sy. Tonsillektomi Ve Adenoidektomi Yöntemleri. In: Kaya S, Ed.Tonsil. Ankara: Bilimsel Tıp Kitapevi, 2005: 230-245.
10)Coşkun H.H. Adeno-Tonsil Hastalıklarının Cerrahi Tedavisi. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci Pediatrik Bilimler Dergisi (Özel) 2007; 3: 82-87.
11)Randall DA, Hoffer. Complications oftonsillectomy and adenoidectomy. Otolaryngol Head Neck Surg 1998; 118: 61- 68.
12)Windfuhr JP. Lethal post-tonsillectomy hemorrhage. Auris Nasus Larynx 2003; 30: 391-396.
13)Kristensen S, Tveteras K. Post-tonsillectomy haemorrhage: a retrospective study of 1150 operations. Clin Otolaryngol 1984; 9: 347-350.
14)Rasmussen N. Complications of tonsillectomy and adenoidectomy. Otolaryngol Clin North Am 1987; 20: 383-390.
15)Conley SF, Ellison MD. Avoidance of primary post-tonsillectomy hemorrhage in a teaching program. Arch Otolaryngol Head Neck Surg 1999; 125: 330-333.
16)Shah SA, Ghani R. Frequency of post-tonsillectomy haemorrhage following tonsillectomy with bipolar diathermy--an experience at Ayub Teaching Hospital, Abbottabad. J Ayub Med Coll Abbottabad 2004; 16: 38-39.
17)D'Agostino R, Tarantino V, Calevo MG. Blunt dissection versus electronic molecular resonance bipolar dissection for tonsillectomy: operative time and intraoperative and postoperative bleeding and pain. Int J Pediatr Otorhinolaryngol 2008; 72: 1077-1084.
18)Hesham A.Bipolar diathermy versus cold dissection in pediatric tonsillectomy. Int J Pediatr Otorhinolaryngol 2009; 73: 793-795.
19)Shah SA, Ghani R. Evaluation of safety of bipolar diathermy tonsillectomy. J Ayub Med Coll Abbottabad 2007; 19: 94-97.
20)O'Leary S, Vorrath J. Postoperative bleeding after diathermy and dissection tonsillectomy. Laryngoscope 2005; 115: 591-594.
21)Haddow K, Montague ML, Hussain SS. Post-tonsillectomy haemorrhage: a prospective, randomized, controlled clinical trial of cold dissection versus bipolar diathermy dissection. J Laryngol Otol 2006; 120: 450-454.
22)Lee MS, Montague ML, Hussain SS. Post-tonsillectomy hemorrhage: cold versus hot dissection. Otolaryngol Head Neck Surg 2004; 131: 833.
© 2012 Fırat Tıp Dergisi. All rights reserved.

