The Investigation of Effects of Vitamın C and Benfothiamine on Alterations in The Experimental Diabetic Rat Kidney Tissues
1Fırat Üniversitesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
2Fırat Üniversitesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
3Fırat Üniversitesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Elazığ, Türkiye
Keywords: Diabetes Mellitus, Benfotiamin, C Vitamini, Apoptozis, Böbrek, Diabetes Mellitus, Benfothiamine, Vitamin C, Apopitosis, Kidney
10.777 görüntülenme 5.134 indirme
Gereç ve Yöntem: Çalışmada 28 adet 6 haftalık Wistar albino cinsi erkek sıçanlar kullanıldı. Deney hayvanları her grupta 7 hayvan olacak şekilde 4 gruba ayrıldı. Kontrol grubuna herhangi bir işlem yapılmadı. Diğer 3 gruba 50 mg/kg olacak şekilde tek doz STZ 0,1 M sodyum sitrat tamponunda çözdürülerek intraperitoneal olarak verildi. Diyabetik grup; sadece kan şekeri takibi yapıldı. DM + Benfotiamin grubuna; benfotiamin 70 mg/kg/gün ve DM + Vitamin C grubuna Vitamin C (900 mg/kg/gün) 6 hafta süreyle oral olarak verildi. Deney sonrası sıçanlar dekapite edilerek böbrek dokuları çıkarıldı. Böbrek dokularına Hematoksilen- Eozin ve TUNEL boyama yapıldı.
Bulgular: Benfotiamin grubuna ait böbrek dokularında, diyabetik grubdan daha az miktarda glomerüllerde mezengial matriks artışı ve hipertrofi gözlendi. Vitamin C grubuna ait böbrek dokularında glomerüllerde diyabetik gruptakine benzer bir şekilde belirgin mezengial matriks artışı ve glomerüler hipertrofi gözlendi. Vitamin C grubuna ait böbrek dokusunda tübüllerde ise diyabetik grupla karşılaştırıldığında daha az belirgin oranda tübüler dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılmalar ve glukojenik vakuolizasyon izlendi. Ancak bu düzelme Benfotiamin grubu ile karşılaştırıldığında daha az belirgindi. Kontrol grubu ile kıyaslandığında diyabetik grupta belirgin olarak artmış TUNEL pozitifliği tespit edildi. Benfotiamin ve Vitamin C gruplarında ise TUNEL pozitifliğinin diyabetik gruba göre anlamlı olarak azalmış olduğu gözlendi.
Sonuç: DM'nin yol açtığı hücresel hasara bağlı olarak gelişen böbrek fonksiyon bozukluklarına karşı Benfotiamin ve C Vitamininin koruyucu etkilerinin olduğu gözlendi.
Materials and Methods: Twenty eight rats were included in the study. The rats were divided into 4 groups as 7 rats in each group. Control group, had no intervention throughout the study. To induce diabetes mellitus (DM) other 3 groups were administered 0.1 M STZ in sodium citrate buffer intraperitoneally. DM group, received no other medication until the end of the study. DM + Benfothiamine group received 70 mg/kg/day Benfothiamine by oral route for a period of 6 weeks. DM+Vitamin C group received 900 mg/kg/day Vitamin C by oral route for a period of 6 weeks. In the end of the experiment, rats were decapitated, renal tissues were obtained and stained with hematoxylen-eosin and Tunel paints.
Results: DM+Benfothiamine group showed mesengial matrix hypertrophy in glomerules, although the increasement was less than the DM group. DM+Vitamin C group also showed increased mesangial matrix and glomerular hyperthrophy. DM+Vitamin C group showed less significant tubuler dilatation, dissociation of tubuler epithelium, and glucogenic vacuolization. This protective effect was not as much as the DM+Benfothiamine group. When compared to control group, DM group had significantly increased Tunel positivity. DM+Benfothiamine and DM+Vitamin C group showed decreased Tunel positivity in comparasion to the DM group.
Conclusion: Benfothiamine and Vitamin C were found to have protective effects on the renal dysfunction induced by DM.
Giriş
Diyabetik nefropati, başka bir renal hastalığı, kalp yetersizliği, üriner sistem enfeksiyonu veya hematürisi olmayan diyabetik bireylerde saptanan kalıcı albüminüri, glomerüler filtrasyon hızında azalma ve kan basıncında yükseklik olarak tanımlanır2.
Diyabetik nefropati dünyada ve ülkemizde son dönem böbrek yetersizliği (SDBY) nedenleri arasında birinci sırada yer almaktadır. ABD’de düzenli diyaliz tedavisine giren hastaların % 40’ını DM’ ye bağlı SDBY oluşturmaktadır. Ülkemizde de Türk Nefroloji Derneği 2005 verilerine göre diyaliz hastaları arasında DM % 25,3 ile SDBY nedenleri arasında birinci sırada yer almaktadır3.
Diyabetik nefropati patogenezinden hemodinamik faktörler, metabolik faktörler ve oksidatif stres sorumlu tutulmaktadır4. Oksidatif stresin diyabetin etiyolojisinde rol oynadığı ve diyabetin ilerlemesine yol açtığı, deneysel diyabet oluşturulan sıçanlarda ve diyabeti bulunan olgularda serbest oksijen radikalleri ile lipid peroksidasyonunun arttığı tespit edilmiştir5.
Diyabet ve diyabete bağlı oluşan komplikasyonların reaktif oksijen türleri ile olan ilişkisini belirten çalışmalarda; nonenzimatik glikasyon, enerji metabolizması değişiklikleri sonucu oluşan metabolik stres, sorbitol yol aktivasyonu, hipoksi ve iskemireperfüzyon sonucu görülen doku hasarının serbest radikal oluşumunu artırdığı vurgulanmaktadır6.
Son zamanlarda yapılan bir çalışmada benfotiaminin yüksek konsantrasyonlarda böbrek hücrelerinde direk antioksidan etkileri olduğu gösterilmiştir7. Benfotiamin vitamin B1’in yağda çözünen şeklidir8. Benfotiamin yüksek glikoz düzeyinin zararlarına karşı koruyucu role sahiptir9. Reaktif oksijen ürünleri üzerinde benfotiaminin baskılayıcı özellikte olduğunu gösteren çalışmalar vardır10,11.
Vitamin C (askorbik asit) suda çözünen vitaminlerdendir. Vitamin C antioksidan savunma sisteminde ve apoptozisde önemli rol oynamaktadır12,13. Genel olarak metal iyonlarla katalize edilen reaksiyonların yokluğunda Vitamin C en önemli plazma antioksidanıdır14. Yapılan deneysel diyabetik çalışmalarda Vitamin C’nin kan glukoz düzeyini değiştirmeden böbrek dokusunda iyileştirici etkileri olduğu görülmüştür15. Bu çalışmamızda diyabetik sıçan böbrek dokusunda antioksidan etkileri bilinen Benfotiamin ve Vitamin C’nin iyileştirici etkilerinin histolojik ve immünohistokimyasal olarak incelenmesi amaçlanmıştır.
Materyal ve Metot
Deneylerde en az 8 haftalık erişkin Wistar albino cinsi erkek sıçanlar kullanıldı. Bu sıçanlar Fırat Üniversitesi Deneysel Araştırma Merkezi’nden temin edildi. Deney hayvanları Fırat Üniversitesi Deneysel Araştırma Birimi (FÜDAM) Hayvan Laboratuarı’nda sıcaklığı 22–25 derece arasında olan bir ortamda,12 saat ışık altında ve 12 saat karanlık ortamda takip edildi.
Diyabet İndüksiyonu
Diyabet oluşturulması planlanan 21 adet sıçanda bu
amaçla 26 gauge’lık insülin enjektörüyle 50 mg/kg
dozunda STZ (Streptozotosin Zanosar, Pharmacia,
France) intraperitoneal yolla 0,4ml (0,1M) sodyum
sitrat tamponu içinde (ph: 4,5) çözdürülerek intraperitoneal
enjeksiyon yöntemiyle tek doz olacak şekilde
uygulandı. Yetmiş iki saat sonra sıçanların kuyruk
veninden kan alınarak, glukometre cihazında ölçüm
yapıldı. Açlık kan glukozu 250 mg/dl’yi geçen sıçanlar
diyabetik olarak kabul edildi. Kan şekeri ölçüm işlemi
Clever Chek, TD-4222 ile yapıldı. Sıçanların açlık kan
glukoz seviyelerini belirlemek için kan örnekleri, 8-10
saatlik açlık sonrasında sabah 09.00-10.00 civarında
alındı.
Deney Gruplarının Oluşturulması
Hayvan çalışmaları, toplam 28 adet sıçan üzerinde
gerçekleştirildi. Sıçanlar; kontrol, diyabetik, diyabet+
Benfotiamin ve diyabet+Vitamin C grubu olmak
üzere 4 gruba ayrıldı.
Kontrol Grubu (n= 7): Altı haftalık çalışma süresince herhangi bir işlem yapılmadı.
Diyabetik Grup (n=7): Diyabet oluşturulduktan sonra herhangi bir tedavi verilmedi.
Diyabet + Benfotiamin Grubu (n=7): Diyabet oluştuktan sonra 6 hafta boyunca Benfotiamin (70 mg/kg/gün, Sigma, B9636 S-Benzoylthiamine Omonophosphate [Benfotiamine] Sigma-Aldrich Corporation St. Louis, USA.) oral olarak verildi.
Diyabet + Vitamin C Grubu (n=7): Diyabet oluştuktan sonra 6 hafta boyunca Vitamin C (900 mg/kg/gün Redoxon efervesan tablet, 1000 mg, 10 adet, Roche) oral olarak verildi.
Çalışmaya alınan tüm grupların, çalışmanın başlangıcında ve sonunda kan glukoz düzeyleri ölçüldü ve kaydedildi.
Örneklerin Alınması
Bütün gruplardaki sıçanlar deney sonunda ketamin (75
mg/kg) + xylazine (10 mg/kg) i.p. uygulanarak anestezi
altında dekapite edildiler. Dekapitasyonun ardından
sıçanların böbrek dokuları hızla çıkarıldı. Çıkarılan
böbrek dokuları histolojik çalışma için boin solüsyonunda
tespit edildi. Böbrek dokuları yağ dokularından
arındırıldıktan sonra tartıldı.
Histolojik Çalışma
Bütün gruplardan alınan böbrek dokuları, boin solüsyonunda
24 saat boyunca tespit edildikten sonra musluk
suyu altında yıkandı. Yıkamadan sonra rutin histolojik
takip serilerinden geçirildi. Daha sonra böbrek
dokuları parafin bloklara gömüldü. Bu parafin bloklar
içinden 5-6 Mm kalınlığında kesitler alındı. Alınan
kesitler Hematoksilen – Eozin (H&E) yöntemiyle boyandı. Elde edilen preparatlar araştırma mikroskobunda
(Olympus BH-2) incelenip fotoğraflandı.
Tunel Metodu
Parafin bloklardan 5 μm kalınlığında olacak şekilde
elde edilen kesitler polilizinli lamlara alındı. Üretici
firmanın önerileri doğrultusunda ApopTag Plus Peroxidase
In Situ Apoptosis Detection Kit (Chemicon,
cat no: S7101, USA) kullanılarak apoptozise uğrayan
hücreler belirlendi.
Elde edilen preparatlar araştırma mikroskobunda (Olympus BH-2) incelenerek değerlendirildi ve fotoğraflandı. Tunel boyama işleminin değerlendirilmesinde Harris hematoksilen ile maviye boyanan çekirdekler normal, kahverengi nükleer şeklinde boyanan hücreler apoptotik olarak değerlendirildi. Tunel boyamanın değerlendirilmesinde boyanmanın yaygınlığı esas alındı. Tunel boyamanın yaygınlığı 0’dan +4’e kadar sayı ile semi-kantitatif olarak skorlandı.
Bulgular
Işık mikroskobu incelemelerinde kontrol grubuna ait böbrek dokularında, glomerül ve tübül yapıları normal olarak izlendi (Resim 1).
Resim 1: Kontrol grubunda normal böbrek histolojisi. Glomerül (→), Proksimal tübül (PT), Distal tübül (DT). PAS X 100.
Diyabet grubuna ait böbrek dokularında kortekste glomerüllerde hipertrofi, mezangial matriks artışı belirgin olarak görüldü. Tübüllerde ise dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar ile glukojenik vakuolizasyonu gösteren şeffaf görünümlü tübüller (Armani-Ebstein lezyonları) gözlendi. Ayrıca bazı glomerüllerde Bowman kapsülünün pariyetal yaprağındaki kalınlaşma belirgin olarak izlendi (Resim 2, 3).
Resim 2: Diyabetik gruba ait böbrek dokusunda glomerüllerde mezengial matriks artışı ve hipertrofi (→), tübüler dilatasyon (*). PAS X 100.
Resim 3: Diyabetik gruba ait böbrek dokusunda tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar (→), glukojenik vakuolizasyonu (*). PAS X 200.
Benfotiamin grubuna ait böbrek dokularında glomerüllerde mezengial matriks artışı ve hipertrofi gözlenmesine rağmen, diyabetik grupla karşılaştırıldığında daha az belirgin olarak izlendi. Benfotiamin grubuna ait böbrek dokusu tübüllerinde ise tübüler dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar ile glukojenik vakuolizasyonun diyabetik grupla karşılaştırıldığında belirgin olarak azaldığı gözlendi (Resim 4, 5).
Resim 4: Benfotiamin grubuna ait böbrek dokusunda glomerüllerde mezengial matriks artışı ve hipertrofi (→), tübüler dilatasyon (*). PAS X 100.
Resim 5: Benfotiamin grubuna ait böbrek dokusunda tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar (→), glukojenik vakuolizasyonu (*). PAS X 200.
Vitamin C grubuna ait böbrek dokularında glomerüllerde diyabetik gruptakine benzer bir şekilde belirgin mezengial matriks artışı ve glomerüler hipertrofi gözlendi. Vitamin C grubuna ait böbrek dokusunda tübüllerde ise diyabetik grupla karşılaştırıldığında daha az belirgin oranda tübüler dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılmalar ve glukojenik vakuolizasyon izlendi. Ancak bu düzelme Benfotiamin grubu ile karşılaştırıldığında daha az belirgindi (Resim 6, 7).
Resim 6: Vitamin C grubuna ait böbrek dokusunda glomerüllerde mezengial matriks artışı ve hipertrofi (→), tübüler dilatasyon (*). PAS X 100.
Resim 7: Vitamin C grubuna ait böbrek dokusunda tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar (→), glukojenik vakuolizasyonu (*). PAS X 200.
TUNEL Boyama Bulguları
Apoptotik hücrelerin belirlenmesi için yapılan Tunel
boyamanın ışık mikroskopi altında incelenmesi sonucu;
Tunel pozitifliği kontrol grubunda +1 yaygınlığında
gözlendi (Resim 8). Kontrol grubu ile kıyaslandığında
diyabetik grupta belirgin olarak artmış Tunel pozitifliği
dikkati çekti ve +4 olarak değerlendirildi (Resim 9).
Benfotiamin ve vitamin C gruplarında ise Tunel pozitifliği
diyabetik gruba göre anlamlı olarak azalmış olup
kontrol grubuna benzerdi ve +1 olarak değerlendirildi
(Resim 10, 11).
Resim 8: Kontrol grubuna ait böbrek dokusunda +1 yaygınlığında TUNEL pozitif hücreler (→) X 100.
Resim 9: Diyabetik gruba ait böbrek dokusunda +4 yaygınlığında TUNEL pozitif hücreler(→) X 100.
Resim 10: Benfotiamin grubuna ait böbrek dokusunda +1 yaygınlığında TUNEL pozitif hücreler (→) X 100.
Resim 11: Vitamin C grubuna ait böbrek dokusunda +1 yaygınlığında TUNEL pozitif hücreler (→) X 100.
Tartışma
Diffüz glomerüloskleroz, mezengial hücre proliferasyonu ve beraberinde mezengial matrikste diffüz artış olarak tanımlanabilir ve her zaman bazal membran kalınlaşması ile ilişkilidir16. Son dönem böbrek yetmezliğinde (SDBY) pro-oksidanlar ile antioksidanlar arasında bulunan denge oksidatif stresin artması yönüne kaymıştır. Bu yüzden son zamanlarda SDBY hastalarında oksidatif stres ve antioksidanlarla ilgili çalışmalar önem arz etmektedir17. Deneysel olarak diyabet yapılan sıçanlarda ve diyabet hastalarında oksijen radikallerinin ve lipid peroksidasyonunun arttığı tespit edilmiştir5.
Benfotiamin vitamin B1’in yağda çözünen şeklidir8. Benfotiamin yüksek glukoz düzeyinin zararlarına karşı koruyucu role sahiptir9. Reaktif oksijen ürünleri üzerinde benfotiaminin baskılayıcı özellikte olduğunu gösteren çalışmalar vardır10,11. Yüksek glukoz düzeyine bağlı oluşan apoptozis benfotiamin tarafından önlenebilir18. Diyabetik sıçanlarda benfotiaminin çok sayıda oksijen türünü normale getirdiği belirlenmiştir19. Ayrıca Streptozotosin (STZ) ile diyabet oluşturulan farelerde oksidatif zararlı etkileri azalttığı gösterilmiştir20.
Çalışmamızda DM grubu sıçanların böbrek dokularında PAS boyaması sonucu glomerüllerde hipertrofi, mezengial matriks artışı belirgin olarak görüldü. Tübüllerde dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar ile glukojenik vakuolizasyonu gösteren şeffaf görünümlü tübüller gözlendi. Ayrıca bazı glomerüllerde Bowman kapsülünün pariyetal yaprağında belirgin kalınlaşma izlendi.
Çalışmamızda Benfotiamin verilen sıçanların böbrek dokularında mezengial matriks artışı ve hipertrofi gözlenmesine rağmen, diyabetik grupla karşılaştırıldığında daha az belirgin olarak izlendi. Böbrek dokusu tübüllerinde ise tübüler dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılma ve bozulmalar ile glukojenik vakuolizasyonun diyabetik grupla karşılaştırıldığında belirgin olarak azaldığı gözlendi.
Balakumar ve ark.21 yaptıkları çalışmada deneysel diyabet modelinde benfotiamin, fenofibrat ve lisinopril kullanımının glomerüllerdeki diyabet kökenli patolojik değişiklikleri azalttığını göstermişlerdir. Ayrıca, benfotiamin ve fenofibratın eş zamanlı kullanımının iki ilaçtan birinin tek başına veya lisinopril tedavisi alımıyla kıyaslandığında, glomerüller kapiller boyutu düzelterek ve mezengial genişlemeleri azaltarak patolojik değişiklikleri belirgin olarak azalttığını göstermişlerdir. Bizim bulgularımızda Balakumar ve ark.’nın bulguları ile uyumlu idi.
Vitamin C antioksidan savunma sisteminde ve apoptozisde merkezi rol oynar12,13. Genel olarak metal iyonlarla katalize edilen reaksiyonların yokluğunda Vitamin C en önemli plazma antioksidanıdır. Bu yüzden Vitamin C in vitro antioksidan deneylerinde antioksidan seçenek olarak kullanılır14. Yapılan deneysel diyabetik çalışmalarda Vitamin C’nin kan glukoz düzeyini değiştirmeden böbrek dokusunda iyileştirici etkileri görülmüştür15.
Lee ve ark.15 yaptıkları çalışmada diyabetik sıçanlarda kontrol grubuna göre daha fazla glomerüler genişleme, skleroz ve tübülointerstisyel fibrozis tesbit etmişlerdir. Vitamin C verilen sıçanlarda ise etkili bir şekilde diyabete bağlı glomerüler ve tübülointerstisyel lezyonların azaldığını tesbit etmişlerdir.
Çalışmamızda Vitamin C verilen sıçanların böbrek dokularında glomerüllerde diyabetik gruptakine benzer şekilde belirgin mezengial matriks artışı ve glomerüler hipertrofi gözlendi. Yine bu sıçanların böbrek dokusunda tübüllerde ise diyabetik grupla karşılaştırıldığında daha az belirgin oranda tübüler dilatasyon, tübül epitellerinde ayrılmalar ve glukojenik vakuolizasyon izlendi. Ancak bu düzelme Benfotiamin grubu ile kıyaslandığında daha az belirgindi.
Oksidatif streste kalsiyum düzeyleri ve mitokondrial membran potansiyeli değişmektedir. Bu değişiklik mitokondrilerde ve DNA’da hasara sebep olarak hücreyi apoptozise götürmektedir22. Hücrenin hasara uğraması ve apoptozise gitmesi esnasında mitokondri membran potansiyelinde oksidatif stresin katıldığı bazı değişiklikler olur. Bu değişiklikler sonrasında sitokrom c, sitozole salınır. Sitokrom c’nin sitozole salınması Bcl-2 ailesinin apoptozisi engelleyici üyeleri (Bcl-2, Bcl-XL) tarafından durdurulabilir. Bu esnada Bcl-2’nin pro apoptotik üyeleri (Bax, Bak, Bad) sitokrom c salınmasını artırmak için çalışırlar. Hücrenin ölmesi ile yaşaması bu dengeyle bağlantılıdır. Bu proteinlerden proapoptotik olanların artışı hücreyi ölüme sürükler23-28.
Zhang ve ark.’nın29 yaptıkları çalışmada hiperglisemide serbest radikal üretimindeki artışın diyabet komplikasyonlarının gelişiminde rol aldığını, oksidatif stres artışının apoptozise yol açtığını ve apoptozisin diyabetik nefropati gelişiminde etkili olabileceğini göstermişlerdir.
Çalışmamızda apoptotik hücrelerin belirlenmesi amacıyla Tunel yöntemi ile boyanan preparatların ışık mikroskobu altında incelenmesi sonucu; böbrek dokusunda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında DM grubunda apoptotik hücrelerde anlamlı bir artış vardı. DM+Benfotiamin ile DM+Vit. C grubunda ise DM grubu ile kıyaslandığında apoptotik hücrelerde anlamlı bir azalma vardı. Bu da muhtemelen Benfotiamin ve Vitamin C’nin antioksidan özelliklerine bağlı olarak oksidatif streste azalmaya yol açarak apoptozisi engellemesine bağlı olabilir.
Sonuç olarak; DM’nin yol açtığı hücresel hasara bağlı olarak gelişen böbrek fonksiyon bozukluklarına karşı Benfotiamin ve C vitamininin koruyucu etkilerinin olduğu gözlendi. Çalışmamız benfotiamin ve vitamin C’nin diyabetin kronik komplikasyonlarını önlemek ya da geciktirmek için tedavi seçenekleri arasında olabileceğini göstermektedir. Bu konuda daha ileri ve ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.
Kaynaklar
1)Solomon D, Davey D, Kurman R, et al. The 2001 Bethesda
2)System. Terminology for reporting cervical cytology. JAMA
3)2002; 287: 2114-9.
4)Diagnosis and Classification of Diabetes Mellitus. Diabetes
5)Care. 2011; 1: 62-9.
6)Karşıdağ K, Diyabetin Kronik Komplikasyonları. Büyüköztürk
7)K. (editors), İç Hastalıkları. Birinci Baskı, Medical Network
8)& Nobel 2007; 551–64.
9)Türkiye’de Nefroloji – Diyaliz ve Transplantasyon, Registry
10)2005. Türk Nefroloji Derneği Yayınları. İstanbul; Art Ofset
11)2006; 5–7.
12)Özata M, Yörem A. (editors), Endokrinoloji Metabolizma ve
13)Diyabet. 1. Baskı. İstanbul: Medikal Yayıncılık, 2006; 275–
14)Pitkanen OM, Martin JM, Hallman M, Akerblom HK, Sariola
15)H, Andersson SM. Free radical activity during development of
16)insulin-dependent diabetes mellitus in the rat. Life Sci 1992;
17)50: 335-9.
18)Boynes JW, Thorpe SR. Role of oxidative stres in diabetic
19)complications. Anew perspective on an old paradigm. Diabetes
20)1999; 48: 1-9.
21)Schmid U, Stopper H, Heidland A, Schupp N. Benfotiamine
22)exhibits direct antioxidative capacity and prevents induction of
23)DNA damage in vitro. Diabetes Metab Res Rev 2008; 24:
24)371–7.
25)Woelk H, Lehrl S, Bitsch R, Köpcke W. Benfotiamine in
26)treatment of alcoholic polyneuropathy: an 8-week randomized
27)controlled study (BAP I Study, Alcohol 1998; 33: 631-8.
28)Bakker SJ, Heine RJ, Gans Ro Thiamine may indirectly act as
29)an antioxidant. Diabetologia 1997; 40: 741–2.
30)Gadau S, Emanueli C, Linthout SV, Grainai G, Todaro M,
31)Meloni M. et al. Benfothiamine accelerate the healing of ischaemic
32)diabetic limbs in mice through protein kinase B/Aktmediated
33)potentiation of angiogenesis and inhibition of apoptosis.
34)Diabetologia 2006; 49: 405-20.
35)Marchetti V, Menghinni R, Rizza S, Vivanti A, Feccia T,
36)Laura D. et al. Benfothiamine counteracts glucose toxicity effects
37)on endothelial progenitor cell differentiation via Akt/
38)FOXO signaling. Diabetes 2006; 55: 2231-7.
39)Chen L, Jia RH, Qui CJ, Ding G. Hyperglycemia inhibits the
40)uptake of dehydroascorbate in tubular epithelial cell. Am J.
41)Nephrol 2005; 25: 459-65.
42)Serbecic N, Beutelspacher SC. Vitamins inhibit oxidant induced
43)apoptosis of corneal endothelial cells. Jpn J Ophthalmol
44)2005; 49: 355-62.
45)Kang SA, Jang YJ, Park H. İn vivo dual effects of vitamin C
46)on Paraquat-induced lung damage: dependence on released
47)metals from the damaged tissue. Free Radic Res 1998; 28: 93-
48)Lee EY, Lee MY, Hong SW, Chung CH, Hong SY. Blockade
49)of oxidative stress by vitamin C ameliorates albuminuria and
50)renal sclerosis in experimental diabetic rats. Yonsei Med J
51)2007; 48: 847-55.
52)Kumar V, Cotran RS, Robbins SL. Temel Patoloji, Prof. Dr.
53)Uğur Çevikbaş (editors), Nobel Tıp Kitabevi İstanbul, 2003;
54)7: 635-55.
55)Francesco L, Bernard C, Kai-Uwe E, Peter S, Christoph W,
56)Carmine Z. Oxidative stres in end-stage renal disease: an
57)emerging threat to patient outcome, Consensus Paper. Nephrol
58)Dial Transplant 2003; 18: 1272-80.
59)Beltramo E, Berrone E, Buutiglieri S, Porta M. Thiamine and
60)benfotiamine prevent increased apoptosis in endothelial cells
61)and pericytes cultered in high glucose. Diabetes Metab Res
62)Rev 2004; 20: 330-6.
63)Hammes HP, Du X, Edelstein D, Taguchi T, Matsuma T, Ju
64)Q, et al. Benfotiamine blocks three major pathways of hyperglycemic
65)damage and prevents experimental diabetic retinopathy.
66)Nat Med 2003; 9: 294-9.
67)Wu S, Ren J. Benfothiamine allerites diabetes-induced celebral
68)oxidative damage independent of advanced glycation endproduct,
69)tissue factor and TNF-alpha. Neurosci Lett 2006;
70)394: 158-62.
71)Balakumar P, Chakkarwar VA, Singh M. Ameliorative effect
72)of combination of benfotiamine and fenofibrate in diabetesinduced
73)vascular endothelial dysfunction and nephropathy in
74)the rat. Mol Cell Biochem 2009; 320: 149-62.
75)Burçak G, Andican G. Oksidatif DNA hasarı ve yaslanma.
76)Cerrahpasa J Medicine 2004; 35: 159-69.
77)Lee JI, Lee KS, Paik YH, Nyun Park Y, Han KH, Chon CY, et
78)al. Apoptosis of hepatic stellate cells in carbon tetrachloride
79)induced acute liver injury of the rat: analysis of isolated hepatic
80)stellate cells. J Hepatol 2003; 39: 960-6.
81)Hoijman E, Rocha VL, Keller SMI, Rosenstein RE, Pecci A.
82)Involvement of Bax protein in the prevention of glucocorticoid-
83)induced thymocytes apoptosis by melatonin. Endocrinology
84)2004; 145: 418-25.
85)Ramachandran A, Madesh M, Balasubramanian KA. Apoptosis
86)in the intestinal epithelium: its relevance in normal and
87)pathophysiological conditions. J Gastroentrol Hepatol 2000;
88)15: 109–20.
89)Nagata S. Apoptosis by death factor. Cell 1997; 88: 355-65.
90)Wang X. The expanding role of mitochondria in apoptosis.
91)Ganas Dev 2001; 15: 2922-33.
92)Öniz H. Apoptoz: ölmeye yatmak. Sağlık Bakanlığı Tepecik
93)Eğitim Hastanesi Dergisi 2004; 14: 1-20.
94)Zhang G, Khanna P, Chan LL. Diabetes-induced apoptosis in
95)rat kidney. Biochem Mol Med 1997; 61: 58-62.
© 2012 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

