The Incidence of Neurologic Event in Patients with Asymptomatic Carotid Artery Stenosis after Priority Coronary Artery Bypass Graft Operation
1Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, Bursa, Türkiye
2Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
Keywords: Aseptomatik, Karotis, Koroner, Bypas, Asymptomatic, Carotis, Coronary, Bypass
5.767 görüntülenme 3.117 indirme
Gereç ve Yöntem: Bursa Devlet Hastanesinde 2006 ve 2010 tarihleri arasında, koroner arter bypass greftleme operasyonu için yatırılan 258 hastanın 17'sinde asemptomatik orta derecede karotis darlığı, 8'inde ise asemptomatik kritik karotis darlığı saptanmıştır. Tüm olgular karotis darlığına müdahale edilmeden koroner arter bypass greftleme operasyonuna alınmıştır. Cerrahi strateji orta derecede hipotermi ve kardiyopulmoner bypass sırasında yüksek perfüzyon basıncı uygulanması, kross klemp ve kardiyopulmoner bypass zamanlarını kısa tutulmaya özen gösterilmesi ve intraoperatif ve erken postoperatif dönemde hipotansiyondan kaçınılmasıdır.
Bulgular: Erken postoperatif dönemde mortalite ve/veya major strok olmadı. Kritik ve nonkritik karotis arter darlığı olan birer olguda postoperatif dönemde geçici iskemik atak bulguları saptandı ve bu olgular sekelsiz iyileşti. İstatistiksel olarak geçici iskemik atak gelişmesi açısından iki grup arasında fark saptanmadı (p=0,56).
Sonuç: Asemptomatik karotis darlığı saptadığımız tüm olgularda öncelikli koroner arter bypass greftleme uygulamasının, uygun cerrahi strateji uygulandığı takdirde kabul edilebilir mortalite ve morbidite ile gerçekleştirilebileceğini kanaatindeyiz.
Materials and Methods: Between 2006 and 2010, 258 patients were admitted for coronary bypass surgery in Bursa State Hospital. Seventeen patients were asymptomatic moderate carotid stenosis cases, 8 patients were asymptomatic critical carotid stenosis cases. Preference CABG was applied to the all patients. Our surgical strategy included to have modarete hypothermia, high perfusion presure during the cardiopulmonary bypass (CPB), to try to be keep CPB and X-clamp time shortly and to avoid hypotension in the perioperative or postoperative period.
Results: There was no mortality and no major stroke in the early postoperative period. In two patients, transient ischemic accident was observed in the early postoperative period and recovered without any sequel. Statistically no significant difference was found between the two groups for the development of transient ischemic accident (p=0,56).
Conclusion: In patients with asymptomatic carotis stenosis, if proper surgical strategy is applied, CABG can be performed with acceptable mortality and morbidity.
Giriş
Materyal ve Metot
Tablo 1: Olgularda karotis arter darlığının dağılımı
Tüm operasyonlar membran oksijenatör (Dideco D 708 Simplex, 41037 Mirandola-Italy), roller pompa (Jostra HL20, Sweden) ile nonpulsatil akım kullanılarak kardiyopulmoner bypass (KPB) altında gerçekleştirildi. Miyokardiyal koruma için antegrad kan kardioplejisi kullanıldı. Hastalar sistemik olarak 30-32°C dereceye kadar soğutularak, distal anastomoslar kros klemp altında 7/0 prolen dikiş kullanılarak yapıldı. Distal anastomozların bitmesini takiben antegrad sıcak kan kardioplejisi verilerek kros klemp kaldırılmış ve proksimal anastomozlar 6/0 prolen dikiş kullanarak yan klemp altında gerçekleştirildi. KPB sırasında, orta derecede hipotermi (30-32°C) ve yüksek perfüzyon basıncı (70-80 mmHg) sağlandı. Kros klemp ve KPB zamanlarını kısaltmaya çaba gösterilmiş ve intraoperatif ve erken postoperatif dönemde hipotansiyondan kaçınıldı. Operasyon esnasında ACT 450’nin üzerinde tutuldu. İntraoperatif değerlendirmede asendan aortada kanulasyon sahasına özen gösterildi ve kanülasyon salim aort bölgesinden yapıldı. Opere edilen hastalarda aortadan serebral emboliye neden olacak yoğun aort kalsifikasyonu gözlemlenmedi. Yoğun bakıma çıktıktan sonra hastalara narkotik analjezik veya derin sedatif ilaç uygulanmadı ve olgular mümkün olduğunca erken ekstübe edildi. Ekstübasyon sonrası 300 mg/gün dozda asetil salisilik asit ile antiagregan tedavi başlandı.
İstatistiksel değerlendirmelerde SPSS analiz programı (SPSS for Windows, version 13.0, SPSS Inc, Chicago) kullanıldı. Sayısal değişkenler ortalama ± standart sapma olarak, kategorik değişkenler yüzde olarak ifade edildi. Yaş ve cinsiyet değişkenleri açısından grupların homojenliği incelendi. Gruplar arası ortalamanın karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren değişkenlerde Student t testi, normal dağılım göstermeyen dağılımlarda Mann Whitney U testi kullanıldı. Kategorik değişkenlerde ki-kare testi veya Fisher’in kesin ki-kare testi kullanıldı. Tüm değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Tablo 2: Olguların demografik dağılımı ve preoperatif risk faktörleri
Tablo 3: Peroperatif ve postoperatif veriler
Tablo 4: Postoperatif nörolojik komplikasyon
Tartışma
Naylor ve ark.3, nörolojik olay gelişen hastaların %91’de belirgin bir karotis arter darlığı bulunmadığı ve bu grup hastaların perioperatif nörolojik olay riskinin %2’den az olduğu, bununla birlikte tek taraflı %50-99 karotis arter darlık olan asemptomatik hastalarda bu riskin %3’e çıktığı, bilateral %50-99 darlıklarda %5 ve tam oklüzyonu olanlarda ise %7-11 oranında risk olduğunu belirtmişlerdir. Schwartz ve ark.2, KABG sonrası nörolojik olay gelişen hastaların %70’inden fazlasında internal karotis arterde belirgin bir darlık veya oklüzyonun olmadığını saptamışlardır.
Düşük veya orta derecede karotis arter darlıklarında, arkus aorta ve dallarından kopan embolik materyaller KABG sonrası gelişen nörolojik iskemilerin %20-60’ının sebebi olduğu bildirilmiştir11-14. Embolik olaylar KPB’da pompa ve hatlarından da kaynaklanabilmektedir15. Perioperatif hemodinamik stabilite ve aritmilerin de serebrovasküler olaylarla doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir16.
Uçar ve ark.17, yaptıkları çalışmalarında herhangi bir nörolojik sorunu olmayan sadece preoperatif değerlendirme amacıyla karotis ve vertebral arter doppler ultrasonografi incelemesi yapılan 44 hastanın 8 (%18) tanesinde karotis arterlerde ve 1 hastada (%2) vertebral arterde stenotik lezyon tespit etmişler. Erken postoperatif dönemde 2 hastada (%4,5) mortalite gelişmiş bunlardan biri stenotik grupta, diğeri ise stenotik lezyonunu olmayan gruptan olduğunu saptamışlardır. Ayrıca stenotik lezyonu olan hastalardan 3’ünde (%37,5) serebrovasküler olay geliştiğini tesbit etmişlerdir. Bu bulgular sonucunda, bu hastaların koroner cerrahi öncesi belirlenmesinin karotis artere yönelik girişimden fayda görebileceğini savunmuşlardır. Oysa Erdil ve ark.18, orta dereceli karotis arter darlığı olan koroner arter hastalarında cerrahi yöntem olarak sadece KABG uygulamışlardır ve karotis arter darlığına müdahalede bulunmamışlardır. Olguların hiç birinde postoperatif nörolojik olay ve buna bağlı mortalite gözlenmediğini bildirilmişlerdir.
Anselmi ve ark.19, kapak cerrahisi planlanan hastalarda asemptomatik karotis arter darlığı sıklığını araştırmışlar ve kapak cerrahisi planlanan 1012 hastaya rutin karotis arter taraması yapmışlardır. Hastaların 267’sinde %50 ve üzeri ve bunların 37’sinde ise %70 ve üzeri karotis arter darlığı saptamışlar ve bu hasta grubuna kombine karotis endarterektomi ve kapak cerrahisi uygulamışlardır. 230 hastada ise %50 ila %69 arasında karotis arter darlığı saptanmış ve bu hastalada karotis cerrahisi uygulanmadan hipotermik kardiopulmoner bypas altında kapak cerrahisi yapmışlar. Operatif mortalite ve perioperatif mortalite ve postoperatif nörolojik olay gelişme insidansının gruplar arasında benzer olduğunu tesbit etmişler. Benzer şekilde Reed ve ark.20, inmelerin %50’den fazlasının postoperatif dönemde geliştiğini bildirmiştir ve bu cerrahi dışında başka mekanizmaların da inme gelişiminde etkili olduğunu düşündürmektedir. Bu olgularda düşük perfüzyon basıncı önemli bir faktördür. Yetersiz kollateral dolaşım olduğu durumlarda, internel karotis arter lezyonu ipsilateral hemisferde perfüzyon basıncını düşürecektir ve değişmiş sirkülatuar dururm distal serebral alanda iskemi oluşmasına neden olacaktır. Karotis arter darlıklarında, arkus aorta ve dallarından kopan embolik materyaller KABG sonrası gelişen nörolojik iskemilerin %20-60’ının sebebi olduğu bildirilmiştir. Embolik olaylar KPB pompa ve hatlarında kaynaklanabilmektedir. Perioperatif hemodinamik stabilite ve aritmilerin de serebrovasküler olaylarla doğrudan ilişkili olduğu gösterilmistir. Bu bilgiler ışığında KABG sonrası gelişen nörolojik olayları tek başına karotis arter darlığına bağlamak gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. KABG operasyonu öncesi, operasyon esnası ve postoperatif dönemdeki yaklaşımlar nörolojik olay gelişme insidansından sorumludur. Mevcut veriler ve bilgiler ışığında kullanılacak cerrahi stratejinin bu tür özellikli olgularda kişiselleştirilmesi mantıklı bir çözüm olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak hastanın mevcut klinik durumu yapılacak cerrahi işlemin önceliğini de belirleyecektir. Biz asemptomatik karotis arter darlığı olan olgularda öncelikli KABG uygulamasının, uygun cerrahi strateji uygulandığı takdirde operatif dönemde ve postoperatif erken dönemde kabul edilebilecek nörolojik olay gelişme insidansıyla yapılabileceğini savunuyoruz.
Kaynaklar
1)Stewart JA, Kampman O, Huuhka M, et al. ACE
2)polymorphism and response to electroconvulsive therapy in
3)major depression. Neurosci Lett 2009; 458: 122-5.
4)Mackey WC, Khabbaz K, Bojar R, O’Donnell TF Jr. Simultaneous
5)carotid endarterectomy and coronary bypass: perioperative
6)risk and long-term survival. J Vasc Surg 1996; 24: 58-64.
7)Schwartz LB, Bridgman AH, Kieffer RW et al. Asymptomatic
8)carotid artery stenosis and stroke in patients undergoing cardiopulmonary
9)bypass. J Vasc Surg 1995; 21: 146-53.
10)Naylor AR, Mehta Z, Rothwell PM, Bell PRF. Carotid artery
11)disease and stroke during coronary artery bypass: a critical review
12)of the literature. Eur J Vasc Endovasc Surg 2002; 23:
13)283-94.
14)D’Agostino RS, Svensson LG, Neumann DJ, Balkhy HH,
15)Williamson WA, Shahian DM. Risk factors for carotid artery
16)disease in patients scheduled for coronary artery bypass grafting.
17)Kardiol Pol 2010; 68: 789-94.
18)Birincioglu CL, Bayazıt M, Ulus AT, Bardakcı H, Kucuker
19)SA, Tasdemir O. Carotid disease is a risk factor for stroke in
20)coronary bypass operations. J Card Surg 1999; 14: 417-23.
21)Rictta JJ, Faggioli GL, Castilone A, Hassett JM. Risk factors
22)of stroke after cardiac surgery: Buffalo Cardiac-Cerebral
23)Study Group. J Vasc Surg 1995; 21: 359-63.
24)Roach GW, Kanchuger M, Mangano C et al. Adverse cerebral
25)outcomes after coronary bypass surgery: multicenter study of
26)Perioperative Ischemia Research Group and the Ischemia Research
27)and Education Foundation Investigators. N Engl J Med
28)1996; 335: 1857-63.
29)John R, Choudhri AF, Weinberg AD et al. Multicenter review
30)of preoperative risk factors for stroke after coronary artery bypass
31)grafting. Ann Thorac Surg 2000; 69: 30-6.
32)Barbut D, Hinton RB, Szatrowski TP et al. Cerebral emboli
33)detected during bypass surgery are associated with clamp removal.
34)Stroke 1994; 25: 2398-402.
35)Walker MD, Marler JR, Goldstein M et al. Executive Committee
36)for the Asymptomatic Carotid Atherosclerosis Study. Endarterectomy
37)for asymptomatic carotid artery stenosis. JAMA
38)1995; 273: 1421-8.
39)Lazar HL, Menzoian JO. Coronary artery bypass grafting in
40)patients with cerebrovascular disease. Ann Thorac Surg 1998;
41)66: 968-74.
42)Mickleborough LL, Walker PM, Takagi Y, Ohashi M,Ivanov
43)J, Tamariz M. Risk factors for stroke in patients undergoing
44)coronary artery bypass grafting. J Thorac Cardiovasc Surg.
45)1996; 112: 1250-8.
46)Rizzo RJ, Whittemore AD, Couper GS et al. Combined carotid
47)and coronary revascularization: the preferred approach to the
48)severe vasculopath. Ann Thorac Surg 1992; 54: 1099-108.
49)Berens ES, Kouchoukos NT, Murphy SF, Wareing TH. Preoperative
50)carotid artery screening in elderly patients undergoing
51)cardiac surgery. J Vasc Surg 1992; 15: 313-23.
52)Minami K, Fukahara K, Boethig D, Bairaktaris A, Fritzsche D,
53)Koerfer R. J Long-term results of simultaneous carotid endarterectomy
54)and myocardial revascularization with cardiopulmonary
55)bypass used for both procedures. Thorac Cardiovasc
56)Surg 2000; 119: 764-73.
57)Takach TJ, Reul GJ Jr, Cooley DA et al. Is an integrated
58)approach warranted for concomitant carotid and coronary artery
59)disease? Ann Thorac Surg 1997; 64: 16-22.
60)Uçar Hİ, Tok M, Doğan ÖF ve ark. Koroner arter bypass
61)cerrahisi planlanan hastalarda semptomsuz aterosklerotik karotid
62)arter hastalığının değerlendirilmesi ve literatürün gözden
63)geçirilmesi. Türk Girişimsel Kardiyoloji Dergisi 2007; 11: 46-50.
64)Erdil N, Nisanoğlu V, Battaloğlu B, Erdil FA, Çolak C, Aldemir
65)M. Koroner Arter Cerrahisi Uygulanan Hastalarda Orta
66)Derecede Karotis Arter Darlığının Sıklığı ve Erken Dönem
67)Sonuçlara Etkisi. T Klin J Cardiovascular Surgery 2004; 5: 27-32.
68)Anselmi A, Gaudino M, Risalvato N, Lauria G, Glieca F.
69)Asymptomatic carotid artery disease in valvular heart surgery:
70)impact of systematic screening on surgical strategy and neurological
71)outcome. Angiology 2012; 63: 171-7.
72)Reed GL, Singer DE, Picard EH, DeSanctis RW. Stroke
73)following coronary arter bypass surgery. A case-control estimate
74)of the risk from carotid bruits.N Eng J Med 1988; 319:
75)1246-50.
© 2012 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

