Akut Arter Tıkanıklığında Popliteal Arter Anevrizması
1Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi, Ankara, Türkiye
2Gaziosmapaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp ve Damar Cerrahisi, Tokat, Türkiye
3Tokat Devlet Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi, Tokat, Türkiye
4Mardin Devlet Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi, Mardin, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Dev popliteal arter anevrizması, akut, arteryel tıkanıklık, Giant popliteal artery aneurysm, acute, arterial occlusion
9.942 görüntülenme 2.184 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
Resim 1: Popliteal arter anevrizmasının preoperatif ultrasonografik görünümü
Resim 2: Popliteal arter anevrizma tamiri öncesindeki görünüm
Resim 3: Reverse safen ven by pass sonrası görünüm
Hastanın yapılan poliklinik takiplerinde postoperatif birinci yılında iskemi bulgusunun olmadığı ve yapılan doppler USG'de safen ven greftinin açık olduğu görüldü.
Tartışma
Popliteal arter anevrizmaları (PAA) erkeklerde daha fazla görülmekle birlikte etiyolojisinde ateroskleroz, popliteal arter tuzak sendromu, kistik adventisyal dejenerasyon, osteokondrom ve künt travma gibi birçok neden sorumlu tutulmaktadır1,2. Popliteal arter anevrizmalı hastalarda hem periferik arteriyel, hem de aortik anevrizmalar görülebilmektedir. Diğer ekstremitede popliteal arter anevrizma görülme insidansı %64'dür. Diğer en sık görülen anevrizma ise %62 oranla abdominal aort anevrizmasıdır. Üçüncü sırada %40 oranda femoral arter anevrizmaları eş zamanlı görülebilir5. Bizim hastamızda da diğer alt ekstremitedeki diz üstü ampütasyonun nedeni tam olarak öğrenilememiş olsa da, ateroskleroza bağlı kronik periferik arter hastalığı olabileceği gibi o ekstremitede de popliteal arter anevrizması olma ihtimali bulunmaktadır. Postoperatif dönemde çekilen torakoabdominal bilgisayarlı tomografi anjiografide (BTA) torakal ve abdominal aortada anevrizma tespit edilmedi.
Popliteal arter anevrizmaları klinik olarak genellikle asemptomatik olarak seyretmesine rağmen, ekstremite kaybıyla sonuçlanan ciddi komplikasyonları da bulunmaktadır. Klinik semptomlar, rüptür (%10), sinir veya ven basısı (%5-10), geri kalanlarda ise akut veya kronik ektremite iskemisi olarak karşımıza çıkmaktadır3. Çeşitli çalışmalarda6,7 asemptomatik PAA'lı hastaların %18-%100'ü ilerleyen dönemlerde karşımıza akut veya kronik bacak iskemisi ile çıkmaktadır. Roggo ve arkadaşları8 16 yıl süreyle 45 asemptomatik PAA'lı hastayı takip etmişler ve hastaların %50'sinde 2 yıl içinde; %75'inde ise 5 yıl içinde akut veya kronik bacak iskemisi geliştiğini tespit etmişlerdir. Lowell ve arkadaşlarının7 çalışmasında Doppler USG ile 20 mm'nin üzerinde olan asemptomatik anevrizmalarda büyük mural trombüs gelişimi gözlemlenmiştir. Bizim vakamızda da hasta akut bacak iskemisi kliniği ile acil servise başvurmuş ve yapılan arteryel doppler USG'de dev PAA anevrizması tespit edilmiştir.
Akut bacak iskemisinin en önde gelen sebeplerinden biri kardiyak kökenli periferik embolilerdir. Bu hastalarda alttan yatan patoloji AF'dur9. Bu nedenledir ki akut bacak iskemisi kliniği ile gelen ve eş zamanlı AF'u olan hastalar, bazen klinisyeni zaman kaybetmeme açısından daha detaylı tetkik yapmaktan uzaklaştırır. Fakat unutulmamalıdır ki; asemptomatik periferik arter anevrizmaları da akut uzuv iskemisi ile kendini gösterebilir. Tedavide yapılacak olan embolektomi ameliyatı fatal sonuçlar doğurabilir. Bizim vakamızda da akut bacak iskemisinin yanında hastanın atriyal fibrilasyonu da mevcut idi. Fizik muayenede popliteal fossada pulsatil kitle olması iskeminin kardiyak kaynaklı bir emboliden çok tromboze bir popliteal anevrizmadan olabileceğini akla getirmekte idi. Hastaya yapılan arteryel doppler USG'de dev popliteal arter anevrizması tespit edildi ve yapılacak operasyon ona göre planlandı.
Popliteal arter anevrizmalarında endovasküler yöntemler son yıllarda popüler hale gelmekle birlikte her merkezde yapılamaması nedeniyle konvansiyonel cerrahi halen en sık kullanılan yöntemdir. Teknik olarak yapılan hastalıklı segmentin proksimal ve distalinin bağlanarak çıkarılması veya yerinde bırakılması sonrası reverse safen ven ile bypass'tır. İki anatomik yaklaşım söz konusudur. Genellikle medial yaklaşım uygulanır. Çünkü inflow damarın hastalıklı olabileceği sebebiyle daha proksimaldeki femoral artere ulaşım kolaylığı, distalde krural damarlara ulaşım kolaylığı ve büyük safen venin çıkarılma kolaylığı nedeniyle medial yaklaşım tercih edilmektedir. Posterior yaklaşım ise eğer anevrizma popliteal fossa içinde ise tercih edilen bir yöntemdir3. Olgumuzda anevrizmanın hemen dizüstü popliteal arterden başlaması ve fusiform şeklinde popliteal fossaya doğru uzanması nedeniyle medial yaklaşımla anevrizmanın proksimalde boynu ligate edildi. Fakat distalde anevrizmanın popliteal fossaya uzanması nedeniyle dizaltından popliteal arter eksplore edilerek ligate edildi. Reverse safen ven ile bypass uygulandı. Anevrizma kesesinin tamamen çıkartılmamasının dezavantajı kollateraller aracılığı ile kese içine revaskülarizasyon olması ve takiplerinde genişleyerek rüptür riskinin olmasıdır3. Bizim vakamızda kesenin tamamen tromboze olması nedeniyle böyle bir sorunun olmayacağı düşünüldü. Nitekim birinci yılın sonunda yapılan kontrol doppler USG'de kullanılan safen ven greftinin açık olduğu anevrizma kesesinde büyüme ve içinde akım olmadığı görüldü.
Sonuç
Kaynaklar
1)İnan B, Teker ME, Ay Y, Aydın C, Başel H, Zeybek R. Popliteal Arter Anevrizmalarında Cerrahi Tecrübelerimiz. Okmeydanı Tıp Dergisi 2013; 29: 89-93.
2)Wagenh€auser MU, Herma KB, Sagban TA, Duepper P, Schelzig H, Duran M. Long-term results of open repair of popliteal artery aneurysm. Annals of Medicine and Surgery 2015; 4: 58-63.
3)Şırlak M, Özçınar E, Kaya B. Periferik Arter Anevrizmaları Turkiye Klinikleri J Gen Surg-Special Topics 2008; 1: 48-68.
4)Pulli R, Dorigo W, Troisi N, Innocenti AA. Surgical management of popliteal artery aneurysms: Which factors affect outcomes? J Vasc Surg 2006; 43: 481-487.
5)Asif M, Salaman R, Sintler M, et al. Surgery of popliteal artery aneurysms: A 12-year experience. J Vasc Surg 2003; 37: 586-93.
6)Whitehouse WMJr, Wakefield TW, Graham LM, et al. Limb-threatening potential of arteriosclerotic popliteal aneurysms. Surgery 1983; 93: 694-699.
7)Lowell RC, Gloviczki P, Hallett JW Jr, et al. Popliteal artery aneurysms: the risk of nonoperative management. Ann Vasc Surg 1994; 8: 14-23.
8)Roggo A, Brunner U, Ottinger LW, Largiader F. The continuing challenge of aneurysms of the popliteal artery. Surg Gynecol Obstet 1993;177: 565-72.
9)Ahat E. Akut İskemik Bacakta Tedavi. Ateroskleroz; Koroner, Serebral, Periferik Arter Tutulumu Sempozyum Dizisi 2006; 52: 123–134.
© 2016 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

