112 Komuta Kontrol Merkezi Aracılığıyla 3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesine Sevki Danışılan Hastaların Retrospektif İncelenmesi
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Bolu, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Yoğun Bakım Ünitesi, 112 Komuta ve Kontrol Merkezi, Geriyatrik Hastalar, Intensive Care Unit,112 Command and Control Center, Geriatric Patients
3.087 görüntülenme 1.546 indirme
Gereç ve Yöntem: Yoğun bakım ünitemize Mayıs 2014-Nisan 2015 tarihleri arasında sevk edilmek üzere 112 KKM aracılığıyla danışılan 157 olgu retrospektif olarak incelendi. Dış merkezden hasta kabülümüzde doldurduğumuz konsültasyon kağıtları taranarak yaş, cinsiyet, tanısı, sevk mesafesi, mevcut Glaskow Koma Skoru (GKS) ve sevk nedenleri kaydedildi.
Bulgular: Hastaların 64ü kadın (%40.8), 93ü erkek (%59.2). Yaş ortalaması 62.4 olarak tespit edildi. Bunların 65 yaş altı olan hastalar %45.2sini, 65 yaş üstü ise %54.8sini oluşturuyordu. Hastaların 12 tanesi il içinden (%7.6), 145i (% 92.4) ise il dışından danışıldı. En sık sevk nedeni olarak sevk edilen merkezin yoğun bakımında yer yokluğu olarak tespit edildi. Hastaların 49u (%41.8) yoğun bakımımızda yer olmadığı için, 5 tanesi (%4.2) yetersiz bilgi verildiği için, 21i ise (%17.9) tarafımızdan yoğun bakım endikasyonu olmadığı için reddedildi.
Sonuç: Sonuç olarak sevk edilmek istenen hastaların çoğunluğunu geriyatrik hasta grubu oluşturmaktadır. Hastaların yer yokluğu nedeniyle sevk edilmeye çalışılıyor olması yoğun bakım ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.
Material and Method: Hundred and fifty-seven patients whose referrals to our center between May 2014 and April 2015 were consulted with 112 CCC were retrospectively investigated. Age, gender, diagnosis, the distance covered up to the referral center, actual Glasgow Coma Score and indications for referrals were investigated.
Results: A total of 157 patients (64 females, 93 males) with a median age of 61.4 years were consulted by 112 CCC. Among them, 45.2% of the cases were below, and 54.8% were above 65 years of age. The patients were consulted from medical centers in (n =12; 7.6%) and out of (n =145; 92.4%) the city. The most frequent indication for referrals was inadequate bed space in ICUs. The reasons for rejection included lack of bed space in ICU (n =49; 41.8%), inadequate information provided about the patient (n =5; 4.2%) and lack of any indication for ICU stay (n =21; 17.9%) according to our decision.
Conclusion: Most of the patients whose referrals are requested consisted of geriatric patients. Referral of the patients because of scarce number of beds in the wards arises the need for hospitalization in the ICU.
Giriş
Biz bu çalışmamızda yoğun bakıma dış merkezden 112 Komuta Kontrol Merkezi (112 KKM) aracılığı ile sevk edilmesi düşünülerek danışılan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesini amaçladık.
Materyal ve Metot
Bulgular
Hastaların 12 tanesi il içinden (%7.6), 145i (%92.4) ise il dışından danışıldı. İl dışından danışılan hastaların ikisi hariç (Van ve Kars) tamamı Karadeniz bölgesindendi. Ortalama sevk mesafesi 128 kilometreydi. En sık sevk nedeni olarak sevk edilen merkezin yoğun bakımında yer yokluğu olarak tespit edildi (Tablo 1).
Tablo 1: Sevk nedenleri.
Sevk edilmesi düşünülen hastaların primer rahatsızlıkları incelendiğinde net tanısı olmayan ve özel spesifik rahatsızlıklar hariç en sık serebrovasküler hastalık, postoperatif yoğun bakım ihtiyacı ve intoksikasyon olarak tespit edildi (Tablo 2).
Tablo 2: Sevk tanısı.
Hastaların sevk edilme gerekçesi olan primer hastalıklarının yanında yandaş hastalıklar araştırıldığında 23 hastada (%14.6) çoklu yandaş hastalık (KOAH, diyabet, hipertansiyon), 16 hastada (%10.2) kalp yetmezliği, 10 hastada (%6,4) serebrovasküler hastalık olduğu tespit edildi.
Sevk öncesi verilen ön bilgide GKS değeri, entübasyon durumu, kabul edilme durumu, hastanın gelip gelmediği, geldi ise bildirilen tanının doğru olup olmadığı ve bildirilmeyen tanıların sıklığı tablo 3de verildi.
Tablo 3: GKS, entübasyon bilgisi, hastanın kabul edilip edilmediği, gelip gelmediği, gelen hastanın tanı doğruluğu, entübasyon durumu, gelen hastalarda bildirilmeyen tanıların varlığı.
Hastaların 49u (%41.8) yoğun bakımımızda yer olmadığı için, 5 tanesi (%4.2) yetersiz bilgi verildiği için, 21i ise (%17.9) tarafımızdan yoğun bakım endikasyonu olmadığı düşünülerek reddedildiği tespit edildi. Yoğun bakım endikasyonu olmadığı düşünülerek reddedilen hastalarda, hasta değerlendirme yetersizliği, verilen bilgi eksikliği, vb. gibi durumlar söz konusu idi. Hastanın mevcut sevk nedeniyle ilişkili olarak birlikte takibi düşünülen ve görüşü alınan 30 hasta (%25.6) ise ilgili branşların reddetmesi nedeniyle kabul edilemediği görüldü (Tablo 4).
Tablo 4: Hasta reddedilme sebepleri.
İlgili branşların red gerekçeleri; yeterli ekip ve ekipmanın bulunmaması ve ilgili cerrahi işlemin yapılamaması gibi nedenler idi. YBÜne hasta kabülü ile GKS ve entübasyon arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; düşük GKSli ve entübe hastaların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek kabul oranına sahip olduğu tespit edildi (Tablo 5).
Tablo 5: Hasta kabülü ile GKS ve Entübasyon arasındaki ilişki.
Tartışma
Hastanelerin yatak kapasitelerinin sadece %2-8ini YBÜ yatakları oluşturmaktadır 4. Bunun yanında hastane harcamalarının %25 ile %40ını YBÜde yapılan harcamaların oluşturması, gereksiz yatak işgali ve kaynak israfı noktasında da dikkat edilmesi gereğini gün yüzüne çıkarmaktadır 10. Bu harcamaların ne kadarının gerekli olduğu tartışmalı bir konudur. Bu YBÜlerinin nasıl verimli çalışacağı hususunda düşünmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Yoğun bakım ünitesine hasta kabul kararı oldukça zor bir süreçtir. Ülkemizde yoğun bakıma hasta sevk ve nakil işlemleri Sağlık Bakanlığının 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları hakkındaki tebliği ile sürdürülmektedir. Bu tebliğin 22-(1) Maddesinin a bendinde nakillerin 112 KKM tarafından yürütüleceği, sevk ve nakil için belirlenen sağlık tesisinin hastayı kabul etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin c bendinde ise Hastanın sevk gerekçesi sağlık tesisi tarafından 112 KKMe detaylı olarak bildirilir denilmektedir 11. Hasta sevklerinin 112 KKM tarafından tek elden yapılıyor olması veri aktarımında kolaylığa, zaman tasarrufuna ve iletişim problemlerinin en aza inmesine yol açmıştır. Armağan ve ark. 12 hastaneler arası sevklerde kurallara uyulup uyulmadığı hakkında 2001 yılında yaptıkları çalışmada 112 KKM aracılığı ile yapılan 44 hasta sevkinin sadece 5inde haber verildiğini, gönderilen epikriz notunun da 14 hastada yeterli olduğunu bildirmektedirler. Bugün sevkler tamamen 112 KKM aracılığı ile yapılmakta, haber verilmeden hiçbir hasta getirilmemekte ve maksimum bilgi aktarımı sağlanmaya çalışılmaktadır. Çalışmamızda da verilen ön bilgilerin büyük oranda doğru olduğu tespit edilmiştir. Bu oldukça iyi bir gelişmedir. Ancak burada yoğun bakım hasta kabul kararının kimin tarafından verileceği ve hangi kriterlerin kullanılacağı ile ilgili net bir düzenleme bulunmamaktadır. Üniteler arası ortak bir skorlama sisteminin kullanılması değerlendirmede kolaylık sağlayabilir 7,13.
Yoğun bakım ünitesine yatış kararı yoğun bakımcı tarafından verilmelidir 11. Yoğun bakım ünitesine bir hastayı kabul kararı potansiyel yarar kavramına dayalı olmalıdır. Yoğun bakıma uygunluğu değerlendirmede dikkate alınacak faktörler tanı, hastalığın önemi, yaş, ek hastalık durumu, prognozu, fizyolojik durumu, uygun tedavi durumu, güncel tedaviye yanıtı, kardiyopulmoner arrest durumu, beklenen hayat kalitesi ve hastanın beklentisidir. Hastalar yoğun bakıma klinik durumları çok kötüleşmeden kabul edilmelidir. Bunun için hasta kabul kriterlerinin net olması, riskli olanların tespit edilerek yoğun bakıma kabulünü kolaylaştırabilir. Erişkin bir hastada havayolu tehdidinin varlığı, solunum arresti, solunum hızının >40 veya <8 nefes/dk olması, oksijen satürasyonunun <%90 ( >%50 oksijen ile), kardiyak arrest durumu, nabzın <40 veya >140 atım/dk olması, sistolik kan basıncının <90mm Hg olması, bilinç düzeyinde ani düşüş (Glasgow koma skoru düşüş >2 puan), tekrarlanan veya uzun süreli nöbetler, arteriyel karbondioksit basıncında artış ile birlikte solunum asidozu ve hastada endişeye sebebiyet veren ani durum gelişmesi yoğun bakıma transfer açısından konsulte edilmesi gereken durumlardır 14. YBÜden istenilen acil konsültasyonların değerlendirildiği bir çalışmada hastaların %51ine YB endikasyonu konulduğu, bunların yalnız %26sının kabul edildiği, %74ünün ise başka YBÜlerine sevk edildiği bildirilmektedir. Bizim çalışmamızda da tarafımıza danışılan hastaların YBÜde yer yokluğu nedeniyle sevk edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Reddedilen hastaların büyük çoğunluğunu yer yokluğu ve YB endikasyonunun olmaması nedeniyle olduğu tespit edilmiştir. Reddeden branşların Genel cerrahi ve Ortopedi gibi cerrahi branşlar olmasının sebebinin ise mevcut ekip ve yatak sıkıntısından kaynaklanmış olabileceği düşünüldü.
YBÜne yatış tanıları incelendiğinde farklı çalışmalarda farklı oranlar bildirilmiştir. Ancak birçok çalışmada, bizim tespit ettiğimiz sonuçlara benzer olarak nörolojik sorunlar, solunumsal problemler, intoksikasyonlar ve kardiyak sorunlar ön sırada yer almaktadır9,15, 16. Sonuç olarak sevk edilmek istenen hastaların çoğunluğunu geriyatrik hasta grubu oluşturmaktadır. Hastaların yer yokluğu nedeniyle sevk edilmeye çalışılıyor olması YB ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. YBÜ yatışından fayda görmeyecek hastalara uygun destek ve bakım için alternatif alanların sağlanması, üniteler arası ortak bir skorlama sisteminin kullanılması ve yatış endikasyonunun YBÜ sorumlu hekimi tarafından konulması ile YBÜlerin daha efektif kullanılabileceği düşünülmektedir.
Kaynaklar
1)Uysal N, Gündoğdu N, Börekçi Ş ve ark. Üçüncü basamak merkezde dahili yoğun bakım hastalarının prognozu. Yoğun Bakım Derg 2010; 1: 1-5.
2)Erden IA, Akinci SB, Pamuk AG, Aycan IO, Çelebioğlu B, Aypar U. Retrospective evaluation of geriatric patients in the intensive care unit. Turkish Journal of Geriatrics 2009; 12: 171-6.
3)Sipahi M, Bolat E, Kantekin ÇÜ, Öztürk SA, Arslan E, Ercan U. Üçüncü seviye yoğun bakım ünitesinin ilk yıl değerlendirilmesi. Bozok Tıp Derg 2014; 4: 41-4.
4)Çelik S. Yoğun bakım ünitesinde hasta kabul ve taburculuk kriterleri.Yoğun Bakım Hemşireliği Dergisi 2007; 11: 96-101.
5)Bilir N. Yaşlılık ve Halk Sağlığı. Yaşlılık Gerçeği. 1.Baskı. Ankara. H.Ü. GEBAM 2004; 11-27.
6)İstatistiklerle Yaşlılar 2014. http://www.tuik.gov.tr
7)Akalın HE. Yoğun bakım ünitelerinde kalite iyileştirme. Yoğun Bakım Dergisi 2001; 1: 69-74
8)Vosylius S, Sipylaite J, Ivaskevicius J. Determinants of outcome in elderly patients admitted to the intensive care unit. Age Ageing 2005; 34: 157-62.
9)Özay HY, Bombacı E, Çobanoğlu Ercan G, Çolakoğlu S. Yoğun bakım ünitesine tekrar yatış yapılan olguların geriye dönük analizi; nedenleri, sonuçları ve mortaliteyi etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi. Türk Yoğun Bakım Derneği Dergisi 2012;10: 91-6.
10)Cooper GS, Sirio CA, Rotondi AJ, Shepardson LB, Rosenthal GE. Are readmissions to the intensive care unit a useful measure of hospital performance? Medical Care 1999; 37: 399-408.
11)Topeli İskit A. Yoğun bakım hastası kimdir? Yoğun bakım hastası. Yoğun Bakım Dergisi 2007; 7: 9-10.
12)Armağan E, Akköse Ş, Çebişci H, Engindeniz Z, Tokyay R. Hastaneler arası sevklerde kurallara uyuluyor mu? Ulus Travma Acil Cerrahi Derg 2001; 7: 13-6.
13)Groeger JS, Guntupalli KK, Strosberg M et al. Descriptive analysis of critical care units in the United States: patient characteristics and intensive care unit utilization. Crit Care Med 1993; 21: 279-91.
14)Smith G, Nielsen M. ABC of intensive care. Criteria for admission. BMJ 1999; 318: 1544-7.
15)Kıyan S, Özsaraç M, Ersel M ve ark. Acil servise başvuran akut iskemik inmeli 124 hastanın geriye yönelik bir yıllık incelenmesi. JAEM 2009; 8: 15-20.
16)Arslan S, Berk S, Bulut G, Karşıkaya H, Akkurt İ. Üniversite hastanesinde yatağında istenen göğüs hastalıkları konsültasyonlarının değerlendirilmesi. Cumhuriyet Tıp Dergisi 2010; 32: 199-204.
© 2020 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

