Perkütan Karaciğer Kist Hidatik Tedavisi Uygulanmış Hastaların Eozinofili Varlığı ve İndirekt Hemaglütinasyon Testi Pozitifliği Açısından Değerlendirilmesi
Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Radyoloji Kliniği, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kist Hidatik, İndirekt Hemaglütinasyon Testi, Eozinofili, Perkütan Kist Hidatik Tedavisi, Hydatid cyst, Indirect hemagglutination test, eosinophilia, percutaneous hydatid cyst treatment
9.334 görüntülenme 1.440 indirme
Gereç ve Yöntem: Perkütan kist hidatik tedavisi yapılmış 84 hasta (ortalama yaş 44) çalışmaya dahil edildi. PAİR ve kateterizasyon yöntemi ile tedavi edilen hastaların kist içerikleri ve işlem öncesi yapılan indirekt hemaglütinasyon (İHA) testi ve eozinofil sayısı sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi.
Bulgular: Kist içeriğinin incelenmesi sonucu 15 hastanın KH olmadığı saptandı. KH kesin tanısı alan 69 hastanın 50sinde (%72.46) İHA testi pozitif, 19unda (%27.53) negatifdi. KH olmayan 15 hastanın 3ünde (%20) İHA testi pozitif, 12sinde (%80) negatifdi. Kist hidatik varlığının İHA test sonucu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı (p<0,001). Yapılan hesaplamalarda İHA testinin duyarlılığı %72, özgüllüğü %80 idi. KH kesin tanısı alan hastaların 22sinde (%31,88) eozinofili saptanırken, 47 sinde (%68,11) eozinofil sayısı normaldi. KH olmayan 15 hastanın 5inde (%33,33) eozinofili görülürken, 10 unda (%66,66) eozinofil sayısı normaldi. KH durumunun eozinofil test sonucu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktu (p =0,913).
Sonuç: Tedavi kararı öncesi KH tanısı için radyolojik görüntüleme ve serolojik testlerin beraber kullanılması gerekmektedir.
Material and Method: Eighty-four patients (mean age 44 years) who underwent percutaneous hydatid cyst treatment were included in the study. The cyst contents of the patients treated with PAIR and catheterization method, indirect hemagglutination test (IHT) and eosinophil count results were evaluated retrospectively.
Results: IHT was positive in 50 of 69 patients with a definite diagnosis of HC, and negative in 19. IHT was positive in 3 of 15 patients without HC, and negative in 12. There was a statistically significant relationship between the presence of HC and the IHT result (p <0.001). The sensitivity of the IHT was 72% and its specificity was 80%. While eosinophilia was found in 22 of the patients with a definite diagnosis of HC, the eosinophil count was normal in remaining 47 patients. While eosinophilia was observed in 5 of 15 patients without HC, the eosinophil count was normal in the remaining 10 patients. There was no statistically significant relationship between the HC and the eosinophil test results (p =0.913).
Conclusion: Radiological imaging and serological tests should be used together for the diagnosis of HC before the treatment decision.
Giriş
KH tanısında radyolojik görüntüleme ve ceşitli serolojik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Hastalığın serolojik tanısı, konağın parazite karşı oluşturduğu hümoral immün yanıtın gösterilmesi esasına dayanmaktadır. İlk kez 1957de Garabedian ve ark. 3 ları tarafından uygulanan indirekt hemaglutinasyon (İHA) testi, kolay uygulanırlığı ve güvenirliliği yönünden tanıda yardımcı bir test olduğu belirtilmiştir.
Eozinofili, yetişkinlerde alerjik ve immünolojik bozukluklar, ilaca aşırı duyarlılık, hematolojik ve neoplastik bozukluklar ve bulaşıcı hastalıklar dahil çok çeşitli bozukluklarda ortaya çıkabilir. Paraziter enfeksiyonlar, özellikle helmintiyazis, dünya çapında eozinofilinin en sık nedenidir 4. KH göstergesi olarak eozinofili bazı çalışmalarda vurgulanmaktadır 5,6.
Çalışmamızın amacı girişimsel radyoloji ünitemizde perkütan karaciğer KH tedavisi uygulanmış hastaların işlemde alınan kist sıvı örneğine göre kesin tanılarının saptanması ve işlem öncesinde yapılmış İHA ve eozinofil sayısı gibi kan tetkikleri ile birlikte geriye dönük olarak değerlendirerek işlem öncesi testlerin tanıda kullanılabilirliğini saptamaktır.
Materyal ve Metot
Hastalara, işlem sırasındaki komplikasyon riskini azaltmak ve işlem sonrası rekürrensi engellemek amacıyla, perkütan tedaviden 1 hafta önce albendazol tedavisi başlandı ve işlem sonrası 3 hafta kullanması önerildi.
Kist boyutu 6 cmnin altında 20 (%23,80) hastada PAİR ve 64 (%76.19) hastada kateterizasyon yöntemi ile işlem yapıldı. Hastalar oluşabilecek anafilaktik reaksiyonun hızlıca yönetilmesi için genel anestezi altında entübe edilerek işleme alındı. İlk iğne girişi 5.0 MHz sektör problu bir ultrasonografi sistemi (GE Healthcare Loqic S6) rehberliği altında yapıldı. Skopi eşliğinde uyguladığımız yöntem PAİR ve kateterizasyon yöntemi idi.
PAİR tekniğinde; İlk ponksiyon 18G Seldinger iğnesi ile uygulandıktan sonra, kistin tahmini hacminin yaklaşık % 10-20' si aspire edildi. Boşluğa aspire edilen hacmin %30-50'si kadar hipertonik salin (% 30 NaCl) enjekte edildi. Endokist perikistten ayrılana kadar yaklaşık 10-15 dakika beklendikten sonra tüm sıvı yeniden aspire edildi.
Kateterizasyon tekniğinde; PAİR tekniğinin ilk üç basamağı uygulandıktan sonra modifiye Seldinger tekniği kullanılarak floroskopi eşliğinde 8F pigtail drenaj kateteri boşluğa yerleştirildi. Kavite hipertonik salin ile yıkandıktan sonra tüm kavite içeriği bu kateter aracılığıyla aspire edildi. Kateter cilde sabitlenip serbest drenaja bırakıldı. 24 saatlik serbest drenaj miktarı 10 ml nin altına düşünce floroskopi kılavuzluğu altında bir kistogram elde edildi. Kaviteye başlangıçtaki tahmini kist hacminin yaklaşık %35-50si miktarda %95lik alkol verildikten sonra skleroterapi için 15 dakika beklendi. Daha sonra sıvının tamamı yeniden aspire edilerek kateter çekildi. 24 saatteki drenaj miktarı 10 ml' den fazla ise ve/veya safra içeriyorsa, günlük drenaj miktarı 10 ml'nin altına düşene kadar kateter yerinde tutuldu. Bundan sonra, kistogram ve skleroz uygulamaları daha önce belirtildiği şekilde gerçekleştirildi.
İşlem sırasında kaya suyu görünümü olan 69 hastanın ve kaya suyu görünümü olmayan 15 hastanın işlemde alınan kist içeriği örnekleri retrospektif olarak değerlendirildi. Ayrıca işlem öncesi hastaların yapılmış kan tetkikleri (İHA testi ve eozinofil sayısı) değerlendirildi.
İstatristiksel analiz
İstatistiksel analizleri IBM SPSS 20 programında yapılmıştır.
Kategorik veriler arasındaki ilişki/farklılık
araştırması için ki-kare testi kullanılmış ve α =0,05
anlamlılık düzeyinde testlerimiz gerçekleştirilmiştir.
Çalışmamızın n :84 örneklem büyüklüğünde I. Tip hata (α :0,05 ) değeri ve hesaplanan etki büyüklüğü (w =cramers v =0,416) ile G*Power3.1 programı kullanılarak yapılan Power analizi sonucunda, çalışmanın gücü %96 olarak hesaplanmıştır. Perkütan karaciğer kist hidatik tedavisi uygulanmış hastaların indirekt hemaglütinasyon testi pozitifliği açısından hesaplanan ki-kare testi sonucu cramers v değeri, g-power programı için etki değeri olarak kullanılmaktadır.
Bulgular
Tablo 1: Demografik ve klinik özellikler.
İşlem sırasında kaya suyu görünümü olmayan 15 hastanın hepsinin alınan sıvı örneklerinin değerlendirmesinde, kist sıvısında kist hidatik bulgusu saptanmadı. Diğer 69 hastanın laboratuar incelemesinde kist sıvısında kist hidatik tanısı doğrulandı.
Bu 69 kist hidatik hastasının 50 sinde (%72.46) İHA testi pozitif, 19unda (%27.53) negatifdi. Kist hidatik olmayan 15 hastanın ise 3ünde (%20) İHA testi pozitif, 12sinde (%80) negatifdi. Kist hidatik varlığının İHA test sonucu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı (p <0,001) (Tablo 2).
Tablo 2: KH ve KH dışı hastaların İHA test sonuçları.
Yapılan hesaplamalarda İHA testinin duyarlılığı %72, özgüllüğü %80, pozitif prediktif değer %94, negatif prediktif değer %39 olarak belirlendi.
Tanısı doğrulanmış 69 kist hidatik hastasının 22sinde (%31,88) eozinofili saptanırken, 47sinde (%68,11) eozinofil sayısı normaldi. Kist hidatik olmayan 15 hastanın 5inde (%33,33) eozinofili görülürken, 10unda (%66,66) eozinofil sayısı normaldi. Kist hidatik varlığının eozinofil test sonucu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilşki saptanmadı (p =0,913) (Tablo 3).
Tablo 3: KH ve KH dışı hastaların eozinofil sonuçları.
Tartışma
Kist hidatiğin benzimidazol türevleri (mebendazol, albendazol) ile medikal tedavisi halen tartışmalıdır ve yüksek oranlarda tedavi edici olmaktan uzaktır. Benzimidazol türevlerinin kullanıldığı bir seride başarı oranı mebendazol ile %7, albendazol ile %21 olarak bulunmuştur 11. Mebendazol ve albendazolün etkinliğinin karşılaştırıldığı başka bir çalışmada mebendazol ile tedavi edilen hastaların %50'sinde ve albendazol ile tedavi edilen hastaların %27'sinde medikal tedavinin tamamen etkisiz olduğu saptanmıştır 12.
Karaciğer KH perkütan drenajı ilk olarak Mueller ve ark. 13 ları tarafından bildirilmiştir. Uzun vadeli sonuçlar, karaciğer hidatik kistlerinin perkütan tedavisinin tip I ve II ile tip III kistlerin bazı alt grupları için etkili bir tedavi olduğunu göstermektedir 14. Karaciğer hidatik kistlerinin perkütan tedavisi, düşük mortalite, komplikasyon ve nüks oranları ve kısa hastanede kalış süresi ile ilişkili, etkili ve güvenilir bir işlemdir 15.
Ben-Amour ve ark. 16 ları tarafından tanımlanan PAIR tekniği ponksiyonun, kist içeriğinin aspirasyonunun, hipertonik salin solüsyonunun enjeksiyonunun ve tüm sıvının yeniden reaspirasyonunun kısaltmasıdır. Kateterizasyon tekniği 1993te Akhan ve ark. 17 ları tarafından tanımlanmıştır. 6 cm'den küçük kistlerin (yaklaşık 100 ml' den küçük hacim) PAİR tekniği ile tedavi edilmesi gerektiğini ve 6 cm' den büyük kistlerin ise kateterizasyon yöntemi ile tedavi edilmesi gerektiği öne sürülmektedir 17,18. Biz de çalışmamızda kist çapı 6 cm den küçük 20 hastada PAİR ve 6 cmden büyük 64 hastada kateterizasyon yöntemini kullandık. İşlem öncesi tüm hastalar kist hidatik olarak kabul edildiği için perkütan kist hidatik tedavisi yapıldı fakat işlem sonrası 15 hastanın kist hidatik olmadığı veya en azından aktif hasta olmadıkları görüldü. Ultrasonografi, kistik karaciğer lezyonlarının ve KH' in araştırılması için önerilen tanı yöntemidir 19. Literatürdeki raporlar, KH tanısında ultrasonografi için % 88-98 arasında bir duyarlılık ve %93-100 özgüllük tanımlamaktadır 20. Serolojik testler içerisinde İHA testi, rutin laboratuvarda kolay uygulanması ve değerlendirilebilmesinin yanı sıra düşük maliyetli olması ve kısa sürede sonuç vermesi gibi avantajları nedeniyle KH tanısında en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Yapılan çalışmalarda İHA ile diğer serolojik testler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir 21. Bu testin birçok çalışmada duyarlılığı %60-97,5, özgüllüğü ise %87-95 olarak belirtilmiştir 21-23. Kistin lokalizasyonuna göre immün sistemin verdiği antikor yanıtının değişebileceği, buna bağlı olarak da serolojik testlerin duyarlılığının azalabileceği de belirtilmektedir 24. Kuru ve Baysal 25 ın çalışmasında İHA testi sonuçları organ yerleşimleri açısından incelenmiş ve karaciğerde yerleşen KH olgularının akciğere yerleşenlere göre daha yüksek oranda pozitiflik verdiğini, bunun da istatistiksel açıdan anlamlı olduğunu vurgulamışlardır. Çalışmamızda perkütan tedavisi yapılmış karaciğer yerleşimli kistler çalışmaya alındı. Çalışmamızda İHA testi duyarlılığı %72, özgüllüğü %80 olarak tespit edilmiş olup önceki çalışmalarla benzerdir.
Serolojik testlerin (Casoni intradermal testi, Weinberg testi, kompleman fiksasyonu ve indirekt hemaglütinasyon) güvenilir olmadığı belirtilmektedir 26. Aktif hastalığa maruziyet veya varlığın teşhisi için bazı spesifik antikorlar (IgG, IgM, IgA) kullanılmasına rağmen, negatif serolojik sonuçların KH hastalığı dışlamada yeterli olmadığı belirtilmektedir 27. Serolojik tanıda kullanılan testlerden biri olan İHA testinde, hasta serumunda spesifik anti E. granulosus antikorlarının aranması hedeflenmektedir. KH in serolojik tanısında güvenilir, uygulaması kolay, ekonomik olması ve kısa sürede sonuç alınabilen yöntem olması sebebiyle tercih edilmektedir. İHA testinde titrasyon oranı yükseldikçe testin güvenilirliği artmaktadır 28. KH tanısı için İHA testinde 1/360 ve üzerindeki titrelerin anlamlı olduğu, düşük titrelerde yanlış pozitiflik riskinin arttığı bildirilmiştir 29. Çalışmamızda İHA testi pozitif olan 53 hastanın 31 inde titre 1/360 ın üzerinde idi. Ayrıca çalışmamızda İHA testi hasta olanların 19 unda (%27.53) negatif, hasta olmayanların ise 3ünde (%20) pozitif sonuç vermiştir. Bu da testin duyarlılığı yüksek olsa da kesin tanı için tek başına yeterli olmadığını göstermektedir.
Eozinofili, helmint enfeksiyonuna karşı konağın yanıtının temel bir özelliğidir. Parazitik solucanların larva evreleri, spesifik antikorlar veya tamamlayıcılar varlığında eozinofiller tarafından in vitro olarak öldürülür 30. Parazitik enfeksiyonlarda eozinofilinin derecesi, parazitin türü ve bunun konakçıdaki gelişimi, göçü ve dağılımı ve ayrıca konağın bağışıklık tepkisi tarafından belirlenir 31. Eozinofilinin tespiti, genellikle endemik bölgelerde bir KH göstergesi olabilir 5. Çalışmamızda eozinofilinin parazitik enfeksiyonlara olan hassasiyeti göz önüne alınarak KH tanısında kullanılabilirliği açısından değerlendirilmeğe çalışıldı. Fakat çalışmamızda ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında KH tanısında eozinofilinin anlamlı olmadığı sonucuna varıldı.
Sonuç olarak KH hastalarının kesin tanısında işlem öncesi kullanılabilecek bir radyolojik yöntem veya serolojik test şimdilik mevcut değildir. Radyolojik görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografi ve serolojik testlerden İHA testinin beraber kullanılması kesin tanı için yeterli olmasa da önerilebilir.
Çıkar Çatışması: Yazarlar çıkar çatışması beyan etmemişlerdir.
Kaynaklar
1)Saidi F. Surgery of hydatid disease. Philadelphia:
2)Saunders 1976.
3)Dawson JL, Stamatakis JD, Stringer MD, Williams
4)R. Surgical treatment of hepatic hydatid disease.
5)Br J Surg 1988; 75: 946-50.
6)Garabedian GA, Matossian RM, Djanian AY. An
7)indirect hemagglutination test for hydatid disease.
8)J Immunol 1957; 78: 269-72.
9)Mejia R, Nutman TB. Evaluation and differential
10)diagnosis of marked, persistent eosinophilia. Semin
11)Hematol 2012; 49: 149-59.
12)Collado-Aliaga J, Romero-Alegría Á, Alonso-
13)Sardón M et al. Eosinophilia and cystic echinococcosis:
14)what is the relationship? Trans R Soc Trop
15)Med Hyg 2020; 114: 16-22.
16)Kovalszki A, Weller PF. Eosinophilia. Prim Care
17)2016; 43: 607-17.
18)Sayek I, Yalin R, Sanaç Y. Surgical treatment of
19)hydatid disease of the liver. Arch Surg 1980; 115:
20)847-50.
21)Yalin R, Oğuz M, Yildirir C, Dülger M. Surgical
22)treatment of hepatic hydatid cyst. Med Principles
23)Pract 1989; 1: 154-9.
24)Akinoğlu A, Bilgin I, Erkoçak EU. Surgical management
25)of hydatid disease of the liver. Can J Surg
26)1985; 28: 171-4.
27)Sayek I. Hydatid disease of the liver. Hacettepe
28)Med J 1983; 16: 84-92.
29)Davis A, Pawlowski ZS, Dixon H. Multicentre
30)clinical trials of benzimidazole carbamates in human
31)echinococcosis. Bull World Healt Org 1986;
32)64: 383-8.
33)Todorov T, Vutova K, Mechkov G, Petkov D,
34)Nedelkov G, Tonchev Z. Evaluation of response to
35)chemotherapy of human cystic echinococcosis. Br
36)J Radiol 1990; 63: 523-31.
37)Mueller PR, Dawson SL, Ferrucci JT, Nardi GL.
38)Hepatic echinococcal cyst: successful percutaneous
39)drainage. Radiology 1985; 155: 627-8.
40)Akhan O, Ozmen MN, Dinçer A, Sayek I, Göçmen
41)A. Liver hydatid disease: long-term results of percutaneous
42)treatment. Radiology 1996; 198: 259-64.
43)Akhan O, Ozmen MN. Percutaneous treatment of
44)liver hydatid cysts. Eur J Radiol 1999; 32: 76-85.
45)Ben Amor N, Gargouri M, Gharbi HA et al. Traitment
46)du kyste hydatique du foie du mouton par
47)ponction sous e´chographie. La Tunisie Medicale
48)1986; 64: 325-31.
49)Akhan O, Dincer A, Gokoz A et al. Percutaneous
50)treatment of abdominal hydatid cysts with hypertonic
51)saline and alcohol: an experimental study in
52)sheep. Invest Radiol 1993; 28: 121-7.
53)Ustunsoz B, Akhan O, Kamiloglu MA, Somuncu I,
54)Ugurel MS, Cetiner S. Percutaneous treatment of
55)hydatid cyst of the liver: long-term results. Am J
56)Roentgenol 1999; 172: 91-6.
57)Tabain I, Sviben M, Ljubin-Sternak S, VilibićČavlek
58)T, MlinarićGalinović G. Seroprevalence of
59)Echinococcus granulosus infection in Croatian patients with cystic liver disease. J Helminthol 2010;
60)25: 1-4.
61)Macpherson CN, Milner R. Performance characteristics
62)and quality control of community based ultrasound
63)surveys for cystic and alveolar echinococcosis.
64)Acta Trop 2003; 85: 203-9.
65)Akgün S, Sayiner HS, Kaslıgil T. Kistik Ekinokokozun
66)serolojik tanısında indirekt hemaglütinasyon,
67)İndirekt Floresan Antikor ve Enzim İmmuno
68)Assay testlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi.
69)Çağdaş Tıp Dergisi 2018; 1: 14-9.
70)Wuestenberg J, Gruener B, Oeztuerk S et al. Diagnostics
71)in cystic echinococcosis: Serology versus
72)ultrasonography. Turk J Gastroenterol 2014; 25:
73)398-404.
74)Sarı C, Ertuğ S, Karadam SY, Özgün H, Karaoğlu
75)AÖ, Ertabakalar H. Kistik Ekinokokkozis Tanısında
76)ELİSA (Enzym Lynked Immunosorbent Assay),
77)Indirekt Hemaglütinasyon Test (IHA) ve Indirekt
78)Fluoresan Antikor testi (İFAT)nin karşılaştırılmalı
79)olarak değerlendirilmesi. Türkiye Parazitol
80)Dergi 2009; 33: 73-6.
81)Force L, Torres JM, Carrillo A, Buscà J. Evaluation
82)of eight serological tests in the diagnosis of
83)human echinococcosis and followup. Clin Infect
84)Dis 1992; 15: 473-80.
85)Kuru C, Baysal B. Uniloküler kistik ekinokokkozisin
86)tanısında indirekt hemaglütinasyon yönteminin
87)degeri. Turkiye Parazitol Derg 1999; 23: 251‐4.
88)Morris DL, Richards KS. Hydatid disease: current
89)medical and surgical management. London, England:
90)Butterworth-Heinemann 1992.
91)Harris KM, Morris DL, Tudor R, Toghill P, Hardcastle
92)JD. Clinical and radiographic features of
93)simple and hydatid cysts of the liver. Br J Surg
94)1986; 73: 835-8.
95)Eşgin M, Aktaş M, Coşkun Ş. İndirekt Hemaglütinasyon
96)Testi (IHA) yöntemi ile kistik ekinokkokoz
97)şüpheli hastaların serumlarında antikor varlığının
98)araştırılması. Türkiye Parazitol Derg 2007; 31:
99)283-7.
100)Zhang W, Li J, McManus DP. Concepts in immunology
101)and diagnosis of hydatid disease. Clin Microbiol
102)Rev 2003; 16: 18-36.
103)Huang L, Appleton JA. Eosinophils in helminth
104)infection: defenders and dupes. Trends Parasitol
105)2016; 32: 798-807.
106)Mejia R, Nutman TB. Evaluation and differential
107)diagnosis of marked, persistent eosinophilia. Semin
108)Hematol 2012; 49: 149-59.
© 2022 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

