Yöremizdeki Bakteriyel Keratitlerin Klinik Ve Mikrobiyolojik Özellikleri
Fırat Üniversitesi Fırat Tıp Merkezi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Antibakteriyel tedavi, bakteriyel keratit, kültür, Antibacterial therapy, bacterial keratitis, culture
8.440 görüntülenme 3.353 indirme
Gereç ve Yöntem: Ocak 2005 ve Ocak 2007 yılları arasında bakteriyel keratit tanısı alan 32 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi.
Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 53, 6±24, 9 ve %52, 25 (18) i 65 yaşından daha yaşlı idi. İlk geliş görme keskinlikleri 0, 085±0, 185 log mar, son görme keskinlikleri ise 0, 145±0, 299 log mar arasında idi. En önemli oküler risk faktörü olarak %15, 7 (5) hastada travma saptandı. %34, 3 (11) hastada organizma tanımlandı. İzolatların sırasıyla %73 (8)ü Gram pozitif, %27 (3)si Gram negatif idi. Streptococcus türleri en yaygın izolat idi (7, %64). İzole edilen bakterilerin çoğu günümüzde yaygın olarak kullanılan antibiyotiklere duyarlı idi. %93, 7 (30) keratit tedavi ile iyileşti ve %86, 6 (26) hastada görme keskinliği müracaat anındaki seviyede ya da bundan daha iyi idi. %6, 3 (2) hastada görsel sonuçlar çok kötü oldu ve bunlara keratoplasti yapıldı.
Sonuç: Bakteriyel keratitli hastalarımızın çoğu uygun tedavi ile iyileşti. Travma en önemli oküler risk faktörü idi. Yaşlı popülasyon keratit açısından artmış risk taşımaktadır.©2008, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and methods: A retrospective analysis of the hospital records of 32 patients presenting with bacterial keratitis were analysed from January 2005 to January 2007.
Results: The mean age of the patients were 53, 6±24, 9 and 52, 25% (18) were older than 65 years. Presenting mean visual acuity was 0, 085±0, 185 log mar and mean final visual acuity was 0, 145±0, 299 log mar. As a major ocular risk factor, trauma was defined in 15, 7% ( 5) patients. An organism was defined in 34, 3% (11) patients. 73% (8) and 27% (3) of the isolates were Gram positive and Gram negative bacteria, respectively. Streptococcus species were the most common isolates (7, 64%). Most of the bacterial isolates remained sensitive to currently availableantibiotic preparations. 93, 7% (30) of keratitis healed with therapy and 86, 6% (26) of patients had visual acuity the same or better than the level at admission. 6, 3% (2) had very poor visual outcome and keratoplasty were performed.
Conclusion: Most of our patients with bacterial keratitis were healed with appropriate treatment. Trauma was the most important ocular risk factor. Elder population has an increased risk of developing keratitis.©2008, Firat University, Medical Faculty.
Giriş
Bu çalışmanın amacı bakteriyel keratit ile kliniğimizde takip edilen hastaların özelliklerini ve kültür sonuçlarını tartışmaktır.
Materyal ve Metot
Bakteriyel keratit tanısı süpüratif kornea infiltratının ve üzerinde epitel defektinin varlığı ve/veya kültürde bakteri tespiti ve/veya lezyonun antibiyotik tedavisine cevap vermesi ile konuldu. Oftalmolojik muayene sonrasında tüm hastalardan kültür ve Gram (Gr) boyamaları için örnek alındı. Topikal anestezinin ardından aktif keratit-sağlıklı kornea sınırından 22 gauge iğne yardımıyla kazıma yapıldı. Alınan kazıntı örneğinin bir kısmı Gr boyanması için hazırlandı. Diğer kısım ise kültüre edilmek üzere taşıma besi yerine (Copan/İtalya) ekilip hızlıca mikrobiyoloji laboratuvarına taşındı. Kontakt lens kullanıcılarının lensleri de kültüre gönderildi. Alınan örnekler kanlı agar ve EMB agara ekildi. Antibiyotik duyarlılıkları standart disk difüzyon yöntemi ile belirlendi (Oxoid/İngiltere).
Hastaların tedavisinde monoterapi ve kombine antibiyotik tedavisi kullanıldı. Antibiyotik tedavisine kültür alınmasından sonra kültür sonucu beklenmeden başlandı. Tedaviler takip edildi ve klinik cevaba ve/veya kültür sonucundaki bakteri duyarlılığına göre değiştirildi. Hastalara standart monoterapi bir % 0, 3 florokinolon (lomefloksasin, ofloksasin, siprofloksasin) ile yapıldı. Yeterli genişlikte antibakteriyel spektrum elde etmek için görme aksını tutan ve/veya kornea stromasının 1/3ünden daha derine ilerlemiş ve/veya ön kamara reaksiyonu ile birlikte olan ciddi vakalarda çeşitli antibiyotik kombinasyonları kullanıldı. Kombine tedavide gentamisin (%1, 5), tobramisin (%1, 5), vankomisin (%5), sefazolin (%5), seftazidim (%5) ve monoterapideki florokinolonlar kullanıldı. Aminoglikozidlerle sefazolin veya vankomisin kombine edildi. Florokinolonlar ile birlikte sefazolin veya vankomisin verildi. İki çocuk hastada ise vankomisin ve seftazidim kombinasyonu kullanıldı. Çocuk hastalarda kemik gelişimine olan etkileri nedeniyle florokinolonlar tercih edilmedi.
Hastalar taburcu oldukları andaki görme keskinliklerine göre sınıflara ayrıldı4. Keratitin iyileşmesi sonrasında görme keskinliğinde ilk müracaat zamanına göre artışın olduğu veya azalmanın olmadığı durumlarda hastaların klinik sonuçları iyi olarak değerlendirildi. Keratit nedeniyle görme keskinliğinin Snellen eşeline göre bir ile üç sıra azaldığı olgularda klinik sonuç kötü olarak değerlendirildi. Keratit komplikasyonları sonucunda dört sıra ve daha fazla görme azalması olan ve/veya keratoplastinin yapılmak zorunda kalındığı hastalarda ise klinik sonuçlar çok kötü olarak değerlendirildi. Görme keskinliklerinin değerlendirilemediği 2 çocuk hasta bu sınıflamaya alınmadı.
Bulgular
Hastalarımızın bir kısmında bazı risk faktörleri tespit edildi. Hastalarımızda tespit edilebilen oküler risk faktörleri tablo 1de verilmiştir.
Tablo 1: Keratitli hastalarımızdaki oküler risk faktörleri
Sistemik risk faktörlerinden ise %9, 5 (3) hastada diyabet mevcuttu. Dikkate değer biçimde hastalarımızın %56, 25 (18)i 65 yaşından daha yaşlı idi. %25 (8) hastaya florokinolonlar ile monoterapi, %75 (24) hastaya kombine antibiyotik tedavisi verildi. Hastalarımızda kullanılan antibiyotikler ile ilgili ayrıntılı bilgiler tablo 2de verilmiştir. Kullanılan tüm antibiyotikler için önce yükleme dozu yapıldı. Yükleme dozu ilk yarım saatte beş dakikada bir damla verilerek gerçekleştirildi.
Tablo 2: Keratit hastalarımızda kullandığımız antibiyotikler:
Mikrobiyolojik Özellikler: Otuz iki keratitli hastanın 11inde (%34, 3) üreme oldu. Sekiz (%73) izolat Gr (+) idi ve bunların %87, 5 (7)i Streptokok, %12, 5 (1) i ise Stafilokok idi. %27 (3) tür ise Gr(-) idi. Üreme olan bakteriler ve duyarlı oldukları antibiyotikler tablo 3 de verilmiştir.
Tablo 3: Keratit hastalarımızda üreyen bakteriler ve duyarlı oldukları antibiyotikler.
Tartışma
Bakteriyel keratitlerin tedavisinde monoterapi olarak florokinolonlar kullanılmaktadır. Hyndiuk8 ve ark. bir çalışmada % 0, 3 siprofloksasin monoterapisinin güçlendirilmiş sefazolin-tobramisin kadar etkin ve korneaya kombinasyon tedavisinden daha az toksik olduğunu bildirmişlerdir. Ancak topikal florokinolon kullanımı sonrasında kornea perforasyonu riskinin arttığı bildirilmiştir9. Stafilokoklarda giderek artan oranda florokinolon direnci görülmesi nedeniyle tedavide ilk seçenek olarak kombine güçlendirilmiş antibiyotik tedavisi önerilmektedir7,10,11. Florokinolonlar, monoterapi şeklinde kullanımlarının dışında kombinasyon tedavilerinde de yer alabilmektedir4. Dördüncü kuşak florokinolonlar bakteriyel keratitlerin tedavisinde onay almışlardır ve ileride önemli fayda sağlayacakları düşünülmektedir12. Kliniğimizde sadece ayaktan takip edilen başlangıç keratitli hastalarda florokinolon monoterapisi kullanılmaktadır. Bunların dışındaki keratitli hastalara kliniğe yatış sonrasında yarımşar saatlik aralıklarla dönüşümlü kombine antibiyotik tedavisi başlanmaktadır. Keratitin antibiyotiklere verdiği klinik cevaba ve kültür sonuçlarına göre antibiyotik tedavisi düzenlenmektedir. Klinik cevap istenilen düzeyde olduğu takdirde kültürde kullanılan antibiyotiğe direnç mevcut olsa bile antibiyotik tedavisi değiştirilmemektedir. Biz 12 (% 37, 5) hastada klinik cevaba, dört (%12, 5) hastada ise kültür sonucuna göre başlangıç antibiyotik tedavisinde değişiklik yaptık.
Hastalarımızda saptanan birtakım oküler ve sistemik risk faktörleri mevcuttu. Oküler risk faktörlerinden en önemlisi travma idi. Batı Avrupa ve Amerika da yapılan çalışmalarda kontakt lens kullanma en önemli risk faktörü olarak tanımlanmıştır3,4,13-15. Ülkemizde yapılan bir çalışmada uzun süreli kontakt lens kullanımı bakteriyel keratitte en önemli, travma ise ikinci önemli risk faktörü olarak bildirilmiştir5. Oküler travma kırsal kesimlerde ve gelişmekte olan bölgelerde halen en önemli keratit risk faktörünü oluşturmaktadır16.
Bölgemizde kontakt lens kullanımı yaygın değildir. Ayrıca hastanemiz bölgemizin referans hastanesi olduğu için hastanemize ilimiz ve çevre illerin kırsal kesiminde yaşayan çok sayıda hasta yönlendirilmektedir. Sistemik risk faktörleri içerisinde olduğunu düşündüğümüz yaşlılık, keratit gelişimi için en önemli risk faktörlerinden biridir17. Bizim hastalarımızın % 56, 2518 i 65 yaşından daha yaşlı idi.
Bizim serimizde keratitli hastalardan mikroorganizma üreme oranı literatürdeki serilerden daha düşük düzeyde kalmıştır3-7,18. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Merkezimize sevk edilen keratitli hastaların çoğuna kültür alınmasından önce ilk basamak tedavi merkezlerinde antibiyotik tedavisi başlanmış olmaktadır. Kültür için kullanılan besi yerleri atipik mikroorganizmaların üremesi için yeterli olmayabilir. Keratitli hastalarda kazıntı örneklemesi yetersiz kalmış olabilir.
Kültür sonuçlarını iyileştirmek için bu tür hastalarda kornea biyopsisi denenebilir. Taşıma besiyerlerinin kullanılması yerine örneklerin alınır alınmaz hasta başında ekimi de faydalı olabilir. Günümüzde antibiyotik direnci büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmakta ve her geçen gün büyümektedir. Antibiyotik direncinin gelişmesinde gereksiz antibiyotik kullanımı önemli rol oynar. Enfeksiyondan şüphelenilen her hastada maliyetlerinin düşük, antibiyograma göre başlanılan tedavinin etkin olması nedeniyle direk yayma ve kültür önerilmektedir7. Keratitli hastalarımızda kültür çalışmalarından yeterli faydayı sağlayamadığımızı ve mikrobiyoloji anabilim dalı ile daha sıkı işbirliğinin gerekli olduğunu düşünmekteyiz.
Kliniğimizde bakteriyel keratitli hastalarımızın hemen tamamı yatırılarak tedavi edilmektedir. Keratit hastalarında başlangıç tedavisindeki yarımşar saatlik dönüşümlü damla tedavisi de göz önüne alındığında bu uygulamanın daha faydalı olduğu düşüncesindeyiz. Yine kliniğimizde her başlanan antibiyotik için yükleme dozu yapılmaktadır. Bu uygulamanın da keratitin hem daha çabuk hem de daha ekili biçimde sınırlanmasında çok yararlı olduğu kanısındayız.
Sonuç olarak keratitler görme azalmasına neden olan önemli göz enfeksiyonlarındandır. Ancak uygun ve etkili tedavi yaklaşımları ile iyileşebilmeleri mümkündür.
Kaynaklar
1)Whitcher JP, Srinivasan M, Upadhyay MP. Corneal blindness: A global perspective. Bull World Health Organ 2001; 79: 214-221.
2)Benson WH, Lanier JD. Current diagnosis and treatment of corneal ulcers. Curr Opin Ophthalmol 1998; 9: 45-49.
3)Schaefer F, Bruttin O, Zografos L, Guex-Crosier Y. Bacterial keratitis: A prospective clinical and microbiological study. Br J Ophthalmol 2001; 85: 842-847
4)Bourcier T, Thomas F, Borderie V, Chaumeil C, Laroche L. Bacterial keratitis: Predisposing factors, clinical and microbiological review of 300 cases. Br J Ophtalmol 2003; 87: 834-838
5)Doğru M, Baykara M, Aygül F, Özmen A, Ertürk H, Özçetin H. Bakteriyel keratitli olgularda klinik deneyimimiz. Türkiye Klinikleri Oftalmoloji 2003; 12: 208-214
6)Yılmaz S, Öztürk I, Türe M, Maden A. Mikrobiyal keratit tedavisinde 16 yıl. Türkiye Klinikleri Oftalmoloji 2008; 17: 1-6
7)Yalçın E, Karel F, Karaarslan A, Tekeli A. Kornea
8)enfeksiyonlarının tanısında direk yayma, kültür ve
9)antibiyogramın önemi. Medikal Network Oftalmoloji 1998; 5:
10)42-46.
11)Hyndiuk RA, Eiferman RA, Caldwell DR et al. Comparison of
12)ciprofloxacin ophthalmic solution 0.3% to fortified tobramycin-
13)cefazolin in treating bacterial corneal ulcers. Ciprofloxacin
14)Bacterial Keratitis Study Group. Ophthalmol 1996; 103: 1854-
15)1862
16)Mallari PL, McCarty DJ, Daniell M, Taylor M. Increased incidence of corneal perforation after topical fluoroquinolone treatment for microbial keratitis. Am J Ophthalmol 2001; 131: 131-133.
17)Sharma V, Sharma S, Garg P, Rao GN. Clinical resistance of Staphylococcus keratitis to ciprofloxacin monotherapy. Indian J Ophthalmol 2004; 52: 287-292.
18)Chaudhuri PR, Godfrey B. Treatment of bacterial corneal ulcers with concentrated antibiotic eye drop. Trans Ophthalmol Soc UK 1982; 102: 11-14
19)Alfonso E, Crider J. Ophthalmic infections and their anti-infective challenges. Surv of Ophthalmol 2005; 50: 51-56
20)Cohen EJ, Fulton JC, Hoffman CJ, Rapuano CJ, Laibson PR. Trends in contact lens-associated corneal ulcers. Cornea 1996; 15: 566-570
21)Coster DJ, Badenoch PR. Host, microbial, and pharmacological factors affecting the outcome of suppurative keratitis. Br J Ophthalmol 1987; 71: 96-101.
22)Dart JK, Stapleton F, Minassian D. Contact lenses and other risk factors in microbial keratitis. Lancet 1991; 338: 650-653.
23)Vajpayee RB, Dada T, Saxena R, Vajpayee M, Taylor HR, Vankatesh P, Sharma N. Study of the first contact management profile of cases of infectious keratitis: A hospital-based study. Cornea 2000; 19: 52-56.
24)Butler TKH, Spencer NA, Chan CCK, Singh Gilhotra J,
25)McClellan K. Infective keratitis in older patients: A 4 year
26)review, 19982002. Br J Ophtalmol 2005; 89: 591-596
27)Oral Y, Özkurt Y, Rodop Ö, Benzonana N, Ustaoğlu R, Doğan
28)ÖK. Enfeksiyöz keratitlerin tedavisinde kültür ve antibiyogramın
29)rolü. Türk Oftalmoloji Gazetesi 2001; 31: 18-21
© 2008 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

