Endotrakeal Ekstübasyona Bağlı Gelişen Hemodinamik Yanıtın Kontrolünde Deksmedetomidin, Esmolol ve Lidokainin Etkinliğinin Karşılaştırılması
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Diyarbakır, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Ekstübasyon, Hemodinamik cevap, Esmolol, Deksmedetomidin, Lidokain, Extubation, Hemodynamic response, Esmolol, Dexmedetomidine, Lidocaine
12.576 görüntülenme 3.081 indirme
Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmada ASA I-II grubu, 18–60 yaş arası 80 hasta Grup I (Deksmedetomidin), Grup II (Lidokain), Grup III (Esmolol) ve Grup IV (Kontrol) olmak üzere rastgele yirmişer kişilik 4 gruba ayrıldı. Cerrahi sonunda 5 dk içerisinde; Grup I' deki hastalara 1 μg/kg deksmedetomidin, Grup II' deki hastalara 2 mg/kg lidokain, Grup III' deki hastalara 1.5 mg/kg esmolol ve Grup IV' teki hastalara %0.9 NaCl verildi. Gruplar arasında ekstübasyon sırasındaki ve sonrasındaki hemodinamik veriler ile ekstübasyon kalitesi karşılaştırıldı.
Bulgular: Kalp tepe atımı (KTA) değerleri gruplar arası ve grup içinde karşılaştırıldığında; deksmedetomidin grubunda tüm ölçüm zamanlarında istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. Ortalama arter basınçlarının (OAB) gruplar arası karşılaştırılmasında; OAB değerleri deksmedetomidin grubunda diğer 3 gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. OAB' larının grup içi karşılaştırmasında ise deksmedetomidin grubunda tüm ölçüm zamanlarındaki OAB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken, diğer tüm gruplarda OAB değerlerinde artış gözlendi.
Sonuç: Ekstübasyona bağlı hemodinamik yanıtın kontrolünde deksmedetomidinin, lidokain ve esmolola göre daha üstün olduğu, lidokainin ekstübasyona bağlı gelişen hemodinamik yanıtın önlenmesinde yetersiz kaldığı, esmololün ise KTA artışını önlemede etkili olurken OAB üzerinde deksmedetomidin kadar etkili olmadığı sonucuna varıldı.
Materials and Methods: In this prospective study, 80 ASA I-II patients with age of 18 to 60, were divided randomly into 4 groups; Grup II (Dexmedetomidine), Grup II (Lidocaine), Grup III (Esmolol), and Grup IV (Control) groups (n=20 in each group). Group 1 received I μg/kg deksmedetomidin, Group II received 2 mg/kg lidokain, Group III received 1.5 mg/kg esmolol and Group IV received %0.9 NaCl within 5 min at the end of surgery. Hemodynamic data (before and after extubation) and the quality of extubation were used for comparison of groups.
Results: While pulse rate values were compared between and within in the groups, it was found significantly lower in Dexmedetomidine group in all experimental measurements. Mean arterial pressure values were also found significantly lower in Dexmedetomidine group in comparison with the other 3 groups. Comparison of mean arterial pressure within groups demonstrated an increase in all groups, but in dexmedetomidine group there was no significant difference.
Conclusion: Dexmedetomidine is more effective than lidocaine and esmolol in the control of hemodynamic response to the extubation. Lidocaine is found to be insufficient in the prevention of hemodynamic response related with extubation. Esmolol is found to be effective in the rise of pulse rate, but it was not as much effective as Dexmedetomidine on mean arterial pressure.
Giriş
Deksmedetomidin potent bir α2 adrenoseptör agonisti olup, kan basıncı ve kalp hızını azaltır. Ekstübasyon sırasında gelişen hemodinamik yanıtı kontrol etmek için kullanılan ajanlardan farklı olarak ayrıca sedatif, analjezik ve anksiyolitik etkilere de sahiptir3. Esmolol çok kısa etkili, β1-selektif (kardiyoselektif) antagonist olup intraoperatif ve postoperatif dönemde hipertansiyonun ve taşikardinin kontrol edilmesinde kullanılmaktadır3. Lidokain ise, laringoskopi ve entübasyona bağlı gelişen stres yanıtı önlemek amacıyla uzun bir zamandan beri yaygın bir şekilde kullanılmaktadır2.
Bu çalışmada, endotrakeal ekstübasyona bağlı gelişen hemodinamik yanıtın kontrolünde deksmedetomidin, esmolol ve lidokainin etkinliğini karşılaştırmayı amaçladık.
Materyal ve Metot
Hastalar Grup I (Deksmedetomidin), Grup II (Lidokain), Grup III (Esmolol) ve Grup IV (Kontrol) olarak rastgele yirmişer kişilik 4 gruba ayrıldı. Tüm hastalara operasyondan 30 dk önce 0.04mg/kg iv midazolam ile premedikasyon uygulandı. Standart anestezi monitörizasyonunu takiben indüksiyonda 1–2 μg/kg fentanil, 2 mg/kg propofol ve 0.1 mg/kg vekuronyum kullanıldı. Endotrakeal entübasyonu takiben anestezi idamesi % 50 hava, %50 O2 karışımı içinde % 2 MAC sevofluran ile sağlandı.
Cerrahi sonunda infüzyon pompası (Pilot A2 Fresenius) yardımıyla 10 ml %0.9 NaCl (SF) solüsyonu içinde, 5 dk da verilecek şekilde Grup I' deki hastalara 1 μg/kg deksmedetomidin, Grup II' deki hastalara 2 mg/kg lidokain, Grup III' deki hastalara 1.5 mg/kg esmolol ve Grup IV'teki hastalara SF verildi. Hastaların spontan solunumları yeterli olduğunda, nondepolarizan nöromüsküler blokajın etkisi antagonize edildi. Orofaringeal sekresyonları aspire edilerek hastalar ekstübe edildi. Çalışma ilacı verilmeden önce (İVÖ), verildikten 1 dakika sonra (İVS), ekstübasyonda (E), ekstübasyondan 1 (E1), 3 (E3), 5 (E5), 10 (E10) dakika sonra; kalp tepe atımı (KTA), sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB) değerleri ölçülerek kaydedildi.
Ekstübasyon kalitesi 5'li skala ile değerlendirildi (1= öksürük yok, solunum rahat, 2= oldukça yumuşak, hafif öksürük, 3= orta derecede öksürük, 4= şiddetli öksürük ve zorlu solunum, 5= laringospazm, şiddetli öksürük ve zorlu solunum).
Bradikardi (KTA <50 ) tedavisinde atropin (0.5 mg İ.V. bolus) verildi. Arter basınçları bazal değerinin % 20 den fazla azalması hipotansiyon olarak kabul edilerek efedrin 5 mg İV verildi. Arter basınçları 180/100 mmHg üzerinde olması ise hipertansiyon olarak kabul edilerek, gliserol trinitrat (perlinganit®) 0.02 mg iv verildi. Ayrıca bunun dışında gelişen komplikasyonlar kaydedildi.
İstatistiksel Analiz
Verilerin değerlendirilmesinde SPSS istatistik paket
programı kullanıldı. Demografik verilerin karşılaştırılmasında
tanımlayıcı istatistiksel metotlar (Ortalama±
Standart sapma) ve Oneway Anova testi ile Tukey
HDS testi kullanıldı. Grup içi ve gruplar arası
hemodinamik verilerin karşılaştırmalarda tekrarlı ölçümlerin
varyans analizi kullanıldı. Gruplar arasındaki
ekstübasyon kalitesi farkı ki-kare testi ile karşılaştırıldı.
p<0.05 anlamlı olarak kabul edildi.
Bulgular
Tablo 1: Grupların demografik verileri
Gruplar arasında ilaç verilmeden önce ölçülen SAB, DAB, OAB ve KTA değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05).
Gruplar arası OAB'larının karşılaştırılmasında; İVÖ ve İVS ölçülen değerler arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Ekstübasyon ve ekstübasyon sonrası 1, 3, 5 ve 10. dk larda ölçülen değerler karşılaştırıldığında ise; deksmedetomidin grubunda OAB değerleri diğer 3 gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu (p=0.001).
Grup içinde OAB'larının İVÖ değerleri, sırasıyla diğer ölçüm değerleri ile karşılaştırıldığında; Deksmedetomidin grubunda İVÖ ile sonraki 6 ölçüm zamanlarının hiçbirinde OAB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamadı (p>0.05). Lidokain grubunda ise; İVÖ değeri ile karşılaştırıldığında, ekstübasyon dönemindeki ve ekstübasyonun 1. dk ki SAB değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir yükseklik bulundu (sırasıyla p=0.003 ve p=0.014). Esmolol grubunda İVÖ ile sonraki 6 ölçüm zamanlarında SAB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir yükselme gözlendi (p>0.05). SF grubunda ise SAB değerleri tüm ölçüm zamanlarda anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0.019; 0.000; 0.000; 0.002; 0.006; 0.015) (Şekil 1).
Şekil 1: Grupların Ortalama arter basınçları
*Gruplar arası kıyaslama yapıldığında Deksmedetomidin grubunda diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düşüş saptanmıştır.
Gruplar arası KTA'larının karşılaştırılmasında; İVÖ değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Diğer ölçüm zamanlarında ise Deksmedetomidin grubunda KTA değerleri anlamlı olarak düşük iken, SF grubunda ise anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). Lidokain ve esmolol gruplarının tüm ölçüm zamanlarındaki KTA değerlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir değişim gözlenmiştir (p>0.05) (Şekil 2).
Şekil 2: Grupların ortalama kalp tepe atımları
*Gruplar arası kıyaslama yapıldığında Deksmedetomidin grubunda diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır.
Grup içi KTA'larının İVÖ değerleri sırasıyla diğer zamanlardaki ölçüm değerleri ile karşılaştırıldığında; Deksmedetomidin grubunda sadece İVS ölçüm değerleri anlamlı düşük bulunurken (p=0.001), SF grubunda ise ekstübasyon ve ekstübasyonun 1.dk'sındaki ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı yükseklik bulundu (sırasıyla p=0.000; 0.004) (Şekil 2).
Gruplar arasındaki ekstübasyon kalite skorları karşılaştırıldığında; ekstübasyon kalite skorlarının deksmedetomidin grubunda istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur (p<0.05).
Tartışma
Laringoskopi, entübasyon ve ekstübasyon sırasında, kalp atım hızı ve kan basıncında %20'den fazla artış olmaktadır1. Normotansif hastalarla kıyaslandığında hipertansif hastalarda bu değerlerde daha fazla artış görülmektedir1. Kan basıncındaki artışlar hipertansif hastalarda kardiyak dekompansasyona, myokardial iskemiye, pulmoner ödeme ve serebral hemorajiye neden olabilir4. Bu nedenle taşikardi ve hipertansiyon yanıtının kontrolü, gelişebilecek olası komplikasyonların önlenmesi için esastır. Daha önce yapılan çalışmalarda araştırmacılar ekstübasyona hemodinamik yanıtın kontrolünde birçok farklı farmakolojik ajan kullanmışlardır5.
Çalışmamızda KTA değerleri gruplar arası karşılaştırıldığında, ekstübasyon ve ekstübasyon sonrası 1. 3. 5. ve 10. dakikalarda ölçülen KTA değerleri deksmedetomidin grubunda istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. Grup içi karşılaştırmalarda deksmedetomidin grubunda ilaç verilmeden önceki döneme göre, KTA'nın tüm ölçüm zamanlarında değerleri anlamlı olarak düşük gözlendi. Esmolol grubunda ise KTA değerlerinde anlamlı olmayan bir düşme gözlendi.
Keskin ve ark.6 esmolol ve lidokainin laringoskopi, entübasyon ve ekstübasyona bağlı hemodinamik değişiklikler üzerine etkilerini inceledikleri çalışmalarında, Grup E'de olgulara esmolol 500 μg kg-1+serum fizyolojik (SF) ile 8 ml'ye tamamlanarak 1 dk.'da iv bolus verilip, sonrasında esmolol 200 μg kg- 1+SF ile 8 ml'ye tamamlanarak 4 dk.'da iv infüzyon şeklinde, Grup L'de olgulara indüksiyon sonrası lidokain 1,5 mg kg-1+SF ile 8 ml'ye tamamlanarak 1 dk.'da iv bolus verilip, sonrasında 8 ml SF 4 dk.'da iv infüzyon şeklinde Grup SF (kontrol grubu) de ise olgulara indüksiyon sonrası 8 ml SF 1 dk.'da iv bolus verilip, sonrasında 8 ml SF 4 dk.'da iv infüzyon şeklinde uygulamışlar. Her iki ilacın da entübasyonda oluşan hemodinamik yanıtları baskıladığını ancak ekstübasyonda oluşan hemodinamik yanıtlara etkisinin olmadığı sonucuna varmışlardır.
Yapılan çalışmalarda esmololün farklı dozlarının ekstübasyona bağlı hemodinamik yanıt üzerine olan etkileri incelenmiş ve 1,5 mg/kg esmolol dozunun optimum etkinliğe sahip olduğu, daha yüksek dozlarının ise ciddi bradikardiye neden olduğu gözlenmiştir7,8. Çalışmamızda aynı dozdaki esmololün kalp atım hızı üzerine olan etkilerini benzer bulduk.
Helfman ve ark.2 iv SF (plasebo), 200 mg lidokain, 200 μg fentanil ve 150 mg esmolol'ün laringoskopi ve trakeal entübasyona bağlı gelişen hemodinamik yanıta etkinliklerini karşılaştırdıkları bir çalışmalarında, KTA'ındaki artışı önlemede esmolol'ün daha etkin olduğu sonucuna varmışlardır. Oysa biz esmolol'un ekstübasyona bağlı hemodinamik yanıt üzerine lidokainden daha etkili olduğunu gözlemleyemedik.
Deksmedetomidin santral sinir sistemindeki alfa-2 reseptorleri aktive ederek ve periferik sempatik postsinaptik gangliyonları bloke ederek sempatolitik etki göstermektedir9. Yapılan çalışmalarda deksmedetomidin farklı dozlarının hemodinami üzerine olan etkileri incelenmiş ve 0,6 μg/kg/saat deksmedetomidinin endotrakeal entübasyon esnasındaki sempatik aktivasyonu baskıladığı saptanmış9 ve bu etkinin postoperatif periyotta da devam ettiği gösterilmiştir10. Lawrence ve ark.11 yaptıkları bir çalışmada, indüksiyon öncesi 5 dakikada verilen 2 μg/kg deksmedetomidinin kan basıncı ve kalp atım hızını plaseboya göre anlamlı biçimde düşürdüğünü gözlemişlerdir. Tanskanen ve ark. kontinü deksmedetomidin infüzyonunu (plasma hedef konsantrasyonu 0.2 veya 0.4 ng/ml olacak şekilde), plasebo ile karşılaştırdıkları bir çalışmalarında; deksmedetomidinin ekstübasyona olan hipertansif cevabı azaltmasının doz ile ilişkili olduğunu ve yüksek dozun, düşük doza göre daha etkili olduğunu bildirmişlerdir12. Güler ve ark. da13 ekstübasyona hemodinamik yanıtı araştırdıkları bir çalışmalarında, ekstübasyon öncesi 5 dakikada verilen 0,5 μg/kg deksmedetomidinin, plaseboya göre kan basıncını ve kalp atım hızını anlamlı bir şekilde düşürdüğünü saptamışlardır. Biz de çalışmamızda ekstübasyondan 5 dakika önce 1 μg/kg olarak verdiğimiz deksmedetomidinin, ekstübasyona bağlı gelişen kalp atım hızı ve kan basıncındaki artışı, anlamlı bir biçimde düşürdüğünü saptadık. 0.5 μg/ kg deksmedetomidin, izotonik sodyum klorür solüsyonu ile kıyaslandığı bir çift kör çalışmada; deksmedetomidinin ekstübasyon esnasında oluşan öksürük refleksini önemli ölçüde baskıladığı ve ekstübasyon kalitesini artırdığı gösterilmiştir14. Bizim çalışmamızda da deksmedetomidin verilen hastalarda ekstübasyona karsı oluşabilecek istenmeyen reaksiyonlar görülmemiştir. Deksmedetomidinin bu etkisinin sedatif ve analjezik özelliklerine bağlı olduğu düşünülebilir. Nitekim deksmedetomidin sedatif ajan olarak kullanıldığı bir çalışmada, deksmedetomidinin yeterli düzeyde sedasyon sağladığı gösterilmiştir15. Ayrıca cerrahi bitiminden beş dakika önce verilen 0,5 μg/kg deksmedetomidinin ekstübasyon ve derlenme sürelerini değiştirmediği bildirilmiştir13. Deksmedetomidin, uygun doz ve zamanda uygulandığında derin bir sedasyon oluşturmayarak hem stabil bir hemodinami hem de nörolojik değerlendirmenin erken yapılmasına imkan sağlayabilir.
Deksmedetomidinin hipotansiyon ve bradikardi riskini artırdığı ve bu etkinin daha çok genç sağlıklı gönüllülerde veya hızlı bolus verilme sonrasında görüldüğü bildirilmiştir16,17. Lawrence ve ark.11 50 hasta üzerinde yaptıkları bir çalışmada 2 mcg/kg deksmedetomidin sonrasında beş hastada efedrin ile tedavi edilen hipotansiyon ve altı hastada atropin ile tedavi edilen bradikardi geliştiğini gözlemişlerdir. Yine Güler ve ark. da13 0.5 mcg/kg deksmedetomidin uygulanması sonrasında bir hastada bradikardi, üç hastada hipotansiyon geliştiğini gözlemişlerdir13. Bizim çalışmamızda ise sadece bir hastada atropin kullanımını gerektiren bradikardi gelişmiştir. Deksmedetomidine bağlı hipotansiyon ve bradikardi görülme ihtimalinin kullanım sekli ve dozu ile değişebileceği, ayrıca birlikte kullanılan anestetiklerin de olumsuz yönde katkıda bulunabileceği kanaatine vardık.
Deksmedetomidin 0.2 μg/kg/saat iv infüzyonu uygulanmış olguların sedasyon seviyelerinin yeterli olduğu, buna karşın spontan solunumun korunduğu saptanmış ve infüzyonun kesilmesinden on dakika sonra uyandığı gözlenmiştir18. Ekstübasyon sonrasında dahi hastaların hiçbirinde solunum depresyonu gelişmemiş, desatürasyon gözlenmemiştir.
Sonuç olarak; ekstübasyona bağlı hemodinamik yanıtın kontrolünde deksmedetomidinin, lidokain ve esmolola göre daha üstün olduğunu tespit edildi. Lidokainin ekstübasyona bağlı gelişen hemodinamik yanıtın önlenmesinde yetersiz kaldığı, esmololün ise KTA artışını önlemede etkili olurken OAB üzerinde deksmedetomidin kadar etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak deksmedetomidinin atropin kullanılmasını gerektirecek boyutta bradikardiye sebep olduğu da unutulmamalıdır.
Kaynaklar
1)Kovac AL, Masiongale A. Comparison of nicardipine versus
2)esmolol in attenuating the hemodynamic responses to
3)anesthesia emergence and extubation. J Cardiothorac Vasc
4)Anesth 2007; 21: 45-50.
5)Helfman SM, Gold M, DeLisser EA, Herrington CA. Which
6)drug prevents tachycardia and hypertension associated with
7)tracheal intubation: lidocaine, fentanyl, or esmolol? Anesth
8)Analg 1991; 72: 482-486.
9)Bhana N, Goa KL, Mmllellan KJ. Dexmedetomidine. Drugs
10)2000; 59: 263–268.
11)Turlapaty P, Laddu A, Murty VS et al. Esmolol: A Titratable
12)Short-Acting Intravenous Beta-Blocker for Acute Critical Care
13)Settings. Am Heart J 1997; 114: 866–885.
14)Hartley M, Vaughan RS. Problems associated with tracheal
15)extubation. Br J Anaesth 1993; 71: 561-568.
16)Keskin HE, Bilgin H. Laringoskopi, Entübasyon ve
17)Ekstübasyona Bağlı Hemodinamik Yanıtın Önlenmesinde
18)Esmolol ve Lidokainin Etkilerinin Karşılaştırılması. Türk
19)Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Dergisi 2005; 33:
20)463-470.
21)Wang YQ, Guo QL, Xie O. Effects of Different Doses at
22)Esmolol on Cardiovascular Responses to Tracheal Extubation
23)(Abstract). Human Yi Ke Da Bao 2003; 28: 259-262.
24)Dyson A, Isaac PA, Pennant JH, et al. Esmolol Attenuates
25)Cardiovascular Responses to Extubation. Anesth Analg 1990;
26)71: 675-678.
27)Mmlallum JB, Boban N, Hogan Q, Schmelling WT, Kampine
28)JP, Bosnjak ZJ. The mechanism of alfa-2 adrenerjic inhibition
29)of sympathetic ganglionic transmission. Anesth Analg 1998;
30)87: 503-510
31)Talke P, Chen R, Thomas B, et al. The hemodynamic and
32)adrenergic effects of perioperative dexmedetomidine infusion
33)after vascular surgery. Anesth Analg 2000; 90: 834- 839.
34)Lawrence CJ, De Lange S. Effects of a single pre-operative
35)dexmedetomidine dose on isoflurane requirements and perioperative
36)haemodynamic stability. Anaesthesia 1997; 52: 736-744.
37)Tanskanen PE, Kytta JV, Randell TT and Aantaa RE.
38)Dexmedetomidine as an anaesthetic adjuvant in patients
39)undergoing intracranial tumour surgery: a double-blind,
40)randomized and placebo-controlled study. Br J Anaesth 2006;
41)97: 658-665.
42)Guler G, Akın A, Tosun Z, Eskıtascoglu E, Mızrak A, Boyacı
43)A. Singledose dexmedetomidine attenuates airway and
44)circulatory reflexes during extubation. Acta Anaesthesiol
45)Scand 2005; 49: 1088- 1091.
46)Güler G, Akın A, Tosun Z, Eskitaşçıoğlu E, Mızrak A, Boyacı
47)A. Deksmedetomidinin katarakt cerrahisi uygulanan yaşlı olgularda
48)ekstübasyon sırasında oluşan kardiyovasküler değişiklikler
49)ve ekstübasyon kalitesi üzerine etkisi. Türk Anest Rean
50)Der Dergisi 2005; 33: 18- 23.
51)Herr DL, Sum-Ping ST, England M. ICU sedation after
52)coronary artery bypass graft surgery: dexmedetomidine-based
53)versus propofol-based sedation regimens. J Cardiothorac Vasc
54)Anesth 2003; 17: 576- 584.
55)Ebert TJ, Hall JE, Barney JA, Uhrich TD, Colinco MD. The
56)effects of increasing plasma concentrations of
57)dexmedetomidine in humans. Anesthesiology 2000; 93: 382-
58)Bloor BC, Ward DS, Belleville JP, et al. Effects of intravenous
59)dexmedetomidine in humans 2 Hemodynamic changes.
60)Anesthesiology 1992; 77: 1134- 1142.
61)Bustillo MA, Lazar RM, Finck AD, et al. Dexmedetomidine
62)may impair cognitive testing during endovascular
63)embolization of cerebral arteriovenous malformations: a
64)retrospective case report series. J Neurosurg Anesthesiol 2002;
65)14: 209- 212.
© 2011 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

