Mide Kanseri Tedavisinde Açık ve Laparoskopik Distal Subtotal Gastrektominin Kısa Dönem Onkolojik Sonuçları
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Konya, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Mide Kanseri, Laparoskopik Cerrahi, Gastrektomi, Lenfadenektomi, Stomach Cancer, Laparoscopic Surgery, Gastrectomy, Lymphadenectomy
7.134 görüntülenme 2.058 indirme
Gereç ve Yöntem: Lokal ileri evre mide kanseri tanısı ile Eylül 2014- Eylül 2015 tarihleri arasında distal subtotal gastrektomi uygulanan toplam 22 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalarda bilgisayarlı tomografi ile uzak metastaz taraması yapıldı ve ameliyat öncesi dönemde patolojik olarak mide kanseri tanısı doğrulandı. Açık teknikle distal subtotal gastrektomi (DSG) ve D2 lenfadenektomi yapılan hastalar laparoskopik distal subtotal gastrektomi (LDSG) ve D2 lenfadenektomi yapılan hastalar ile yaş, cinsiyet, tümör boyutu, çıkarılan lenf nodu sayısı ve cerrahinin erken dönem sonuçları açısından karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 53,8±10.2 yıl, vücut kitle indeksi 26.1±3.9 kg/m2 idi. Her iki grupta hasta özellikleri açısından fark yoktu. Ameliyat süresi LDSG grubunda anlamlı oranda yüksek olmasına rağmen kanama miktarı daha azdı. Cerrahi olarak çıkarılan tümörlerin boyutları ve diseke edilen lenf nodu sayısında fark yoktu. Ayrıca erken postoperatif komplikasyon oranı her iki grupta benzerdi.
Sonuç: LDSG açık teknik ile benzer komplikasyon oranına sahip, eşit sayıda lenf nodu diseksiyonu sağlayan güvenli bir yöntemdir. Ayrıca LDSG daha az kanamaya neden olarak onkolojik sonuçlarda iyileşme sağlayabilir.
Material and Method: Twentytwo patients who diagnosed as locally advanced gastric cancer were treated with distal subtotal gastrectomy from September 2014 to September 2015 were included the study. All patients underwent computed tomography scan for distant metastasis, and the diagnosis of gastric cancer was confirmed by pathologic evaluation. Patients that were treated open distal subtotal gastrectomy with D2 lymphadenectomy and laparoscopic distal subtotal gastrectomy (LDSG) with D2 lymphadenectomy were compared in terms of age, gender, size of tumor, number of removed lymph nodes, and early results of surgery.
Results: The mean age of patients was 53.8 ± 10.2 years and body mass index was 26.1 ± 3.9 kg/m2. There was no difference in terms of patient characteristics in both groups. Operative time was significantly long in LDSG group but the level of blood loss was less. There was no difference in the number of dissected lymph notes and the size of the removed tumor. Early postoperative complication rate was also similar in both groups.
Conclusion: LDSG is a safe method that provides an equal number of lymph node dissection with similar complication rates. LDSG can also provide improvements in oncologic results with less blood loss.
Giriş
Materyal ve Metot
Cerrahi Teknik
Ameliyatlar 12 saatlik açlığı takiben genel anestezi altında gerçekleştirildi. Açık teknikte orta hat kesisi ile karına girildi. Mide omentum ile birlikte serbestleştirilerek distal subtotal gastrektomi uygulandı. Ayrıca N1 ve N2 (1-11. gastrik lenf nodu istasyonları) lenf nodlarını içerecek şekilde D2 lenfadenektomi eklendi. Roux en-Y şeklinde rekonstrüksiyon ile intestinal devamlılık sağlandı. Laparoskopik teknikte ise göbek altından karın içine gönderilen 10 mm trokardan 12 mmHg basınç ile CO2 ensüflasyonu oluşturuldu. Sonrasında sağ ve sol üst kadrandan iki adet çalışma trokarı yerleştirildi. Subksifoid alandan karaciğer ekartasyonu, sol subkostal alandan mide ekartasyonu için iki adet 5 mm trokar daha yerleştirildi. Pilor seviyesinden başlayıp mide omentum ile beraber lezyonun en az 5 cm üzerinde olacak şekilde endoskopik 60 mm (EndoGIA, Covidien, Mansfield, MA,USA) stapler ile rezeke edildi. Hur ve arkadaşlarının 6 yayınladığı KLASS önerileri doğrultusunda 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 11. lenf nodu istasyonları ultrasonik disektör (Harmonic Scalpel; Johnson and Johnson Medical Corp, New Brunswick, NJ, USA) kullanılarak diseke edildi. Mide ve diseksiyon materyali endobag içine alınarak sol üst kadrandaki trokar yerinden dışarı alındı. Gastrointestinal devamlılık Rouxen Y gastrojejunostomi ile sağlandı. Gastrojejunostomi ve jejunojejunostomi anastomozları endoskopik lineer EndoGIATM stapler ile yapıldı. Anastomoz hattı yanına silikon bir dren rutin olarak konuldu.
İstatistiksel Analizler
Elde edilen veriler Microsoft Excel 2007 (Microsoft, Redmond, WA, USA) programına kaydedilerek Statistical Package for the Social Sciences 16.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı ile istatistiki analizler gerçekleştirildi. Sürekli değişkenler için student t test ve Mann–Whitney U testi kullanılarak sonuçlar ortalama ve standart sapma olarak ifade edildi. Kategorik değişkenler için Fisher’s extract testi kullanıldı, sonuçlar sayı ve yüzde şeklinde ifade edildi. 0,05 ve altındak değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Tablo 1: Ameliyat öncesi hasta özellikleri.
LDSG grubunda hiçbir hastada açık cerrahiye dönme veya ek port ihtiyacı olmadı. Her iki grupta ameliyat sırasında büyük bir komplikasyon ve erken postoperatif mortalite ile karşılaşılmadı. Açık cerrahi uygulanan grupta 2 hastada cerrahi alan enfeksiyonu gelişirken LDSG grubunda 1 hastada piyesin çıkarıldığı alanda cerrahi alan enfeksiyonu gelişti. Tüm cerrahi alan enfeksiyonları drenaj ve oral antibiyotik ile tedavi edildi. Ameliyat süreleri karşılaştırıldığında LDSG grubunda süre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek fakat ameliyat sırasında oluşan kanama miktarı daha azdı (Tablo 2).
Tablo 2: Hastaların ameliyat verileri.
Patolojik piyesin incelemesinde tümör derinliği (T evresi) ve çıkarılan lenf nodu sayısı arasında fark yoktu. Hiçbir hastada proksimal ve distal cerrahi sınırda tümör tespit edilmedi. Hastaların taburcu olma süreleri arasında da fark saptanmadı. Ortalama 21 haftalık takip süresince hiçbir hastada nüks ile karşılaşılmadı.
Tartışma
Distal ve proksimal temiz cerrahi sınırlar elde edecek şekilde rezeksiyon gerçekleştirilmesi laparoskopik mide rezeksiyonunda özellikle deneyimli cerrahlar açısından ciddi problem oluşturmayabilir. Ancak lenf nodu diseksiyonu büyük damarlar, pankreas ve dalağın yaralanma endişesi nedeniyle sınırlı tutulabilir. Sınırlı lenfadenektomi ise rezidü tümör bırakılması ve yetersiz cerrahi evrelemenin başlıca nedenidir. Bu nedenle diseke edilecek alanların standardize edilmesi laparoskopik D2 lenfadenektomide açık cerrahi ile benzer sayıda lenf nodu çıkarılmasını sağlar. Dünyada doğu ve batı ülkeleri arasındaki olgu sayısındaki farklılıklarda tanımlamaları değiştirebilmektedir. Kore ve Japonya gibi mide kanserinin sık görüldüğü uzak doğu ülkelerinde yılda 400 ve üzerinde vaka sayısına sahip hastaneler yüksek yoğunluklu kabul edilirken Avrupa ülkelerinde bu sayı 20 ve üzeridir 16. Bu bilgiler ışığında D2 diseksiyonla beraber laparoskopik mide rezeksiyonu yapacak cerrahın 50 vakadan sonra yeterli beceriyi kazanabildiği gösterilmiştir 15. Çalışmamızda cerrahi işlemler son bir yıl içinde 100’ün üzerinde laparoskopik obezite cerrahisi (Sleeve gastrektomi ve Roux en-Y gastrik bypass) ve 5 laparoskopik whipple ameliyatı gerçekleştirmiş üst gastrointestinal sistem cerrahisinde deneyimli bir cerrah (H.Y.) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle KLASS-02 lenfadenektomi yöntemi takip edilerek önerilen lenf nodu istasyonları tamamen çıkarılmasına rağmen çalışmamızdaki ameliyat süreleri literatürde ilk deneyimlerin paylaşıldığı çalışmalardan daha kısadır. LDSG’de açık yöntemdeki postoperatif ileus, karın içi abse, kanama, kaçak gibi komplikasyonlara ek olarak anastomoz hattından intraluminal kanama ciddi problem oluşturabilir 6. Üç sıra farklı zımba boylarına sahip endoskopik stapler kullanılması kanama riskini azaltır. Birçok gastrointestinal kanserde olduğu gibi mide kanserinde de kan transfüzyonunun ameliyatın onkolojik sonuçlarını olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir 19,20. Laparoskopik cerrahi sırasında açık cerrahiye göre belirgin şekilde az kanama olması hastalarda transfüzyon ihtiyacını azaltarak prognoza olumlu katkı sağlar.
Bu çalışma retrospektif olması, grupların randomize edilmemesi ve hasta sayılarının az olması gibi kısıtlamalara sahiptir. Çalışmanın sonuçlarını değerlendirirken; sınırlı sayıda hasta üzerinde gerçekleştirilmiş ve örneklem büyüklüğünün az olması nedeniyle güç analizi değerlerinin düşük ve takip süreleri kısa olan retrospektif bir çalışma olduğu akılda tutulmalıdır. Fakat çalışma sonuçları ile ülkemizde karın içi benign hastalıkların cerrahisinde yaygın olarak kullanılan laparoskopik cerrahinin malign hastalıkların tedavisinde de uygulanabildiğini, açık cerrahiye benzer protokollerin oluşturulması ile başarı oranlarında artış sağlanabileceğini göstermek açısından önemlidir.
Sonuç olarak; LDSG, deneyimli ellerde açık DSG kadar lenf nodu diseksiyonu sağlayabilen etkili ve güvenli minimal invaziv bir yöntemdir. Açık teknikle karşılaştırıldığında ameliyat süresi uzun olmasına rağmen kanama miktarı ve transfüzyon ihtiyacında belirgin azalma sağlayabilir. Her iki cerrahi tekniğin uzun dönem onkolojik sonuçlar ve komplikasyon oranları üzerine etkisini araştıran prospektif, uzun takip süresine sahip, geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Kaynaklar
1)Parkin DM, Pisani P, Ferlay J. Estimates of the worldwide incidence of eighteen major cancers in 1985. Int J Cancer 1993; 54: 594-606.
2)Kitano S, Shiraishi N, Uyama I, Sugihara K, Tanigawa N. Japanese Laparoscopic Surgery Study Group. A multicenter study on oncologic outcome of laparoscopic gastrectomy for early cancer in Japan. Ann Surg 2007; 245: 68-72.
3)Kim HH, Hyung WJ, Cho GS, et al. Morbidity and mortality of laparoscopic gastrectomy versus open gastrectomy for gastric cancer: an interim report: a phase III multicenter, prospective, randomized Trial (KLASS Trial). Ann Surg 2010; 251: 417-20.
4)Huscher CG, Mingoli A, Sgarzini G, et al. Laparoscopic versus open subtotal gastrectomy for distal gastric cancer: five-year results of a randomized prospective trial. Ann Surg 2005; 241: 232-7.
5)Kim YW, Baik YH, Yun YH, et al. Improved quality of life outcomes after laparoscopy-assisted distal gastrectomy for early gastric can-cer: results of a prospective randomized clinical trial. Ann Surg 2008; 248: 721-7.
6)Hur H, Lee HY, Lee HJ, et al. Efficacy of laparoscopic subtotal gastrectomy with D2 lymphadenectomy for locally advanced gastric cancer: the protocol of the KLASS-02 multicenter randomized controlled clinical trial. BMC Cancer 2015; 15: 355.
7)Foukakis T, Lundell L, Gubanski M, Lind PA. Advances in the treatment of patients with gastric adenocarcinoma. Acta Oncol 2007; 46: 277-85.
8)Ishikawa S, Togashi A, Inoue M, et al. Indications for EMR/ESD in cases of early gastric cancer: Relationship between histological type, depth of wall invasion, and lymph node metastasis. Gastric Cancer 2007; 10: 35-8.
9)Songun I, van de Velde CJ. Optimal surgery for advanced gastric cancer. Expert Rev Anticancer Ther 2009; 9: 1849-58.
10)Kuo CY, Chao Y, Li CP. Update on treatment of gastric cancer. J Chin Med Assoc 2014; 77: 345-3.
11)Yuksel BC, Ucar NS, Yildiz Y, Berkem H, Ozel H, Hengirmen S. D1 versus D2 dissection in the management of gastric cancer. Ulus Cerrahi Derg 2009; 25: 87-91.
12)Shinohara T, Kanaya S, Taniguchi K, Fujita T, Yanaga K, Uyama I. Laparoscopic total gastrectomy with D2 lymph node dissection for gastric cancer. Arch Surg 2009; 144: 1138-42.
13)Kitano S, Shiraishi N, Fujii K, Yasuda K, Inomata M, Adachi Y. A randomized controlled trial comparing open vs laparoscopy-assisted distal gastrectomy for the treatment of early gastric cancer: An interim report. Surgery 2002; 131: 306-11.
14)Lee JH, Han HS, Lee JH. A prospective randomized study comparing open vs laparoscopy-assisted distal gastrectomy in early gastric cancer: early results. Surg Endosc 2005;19: 168-73.
15)Lee SW, Nomura E, Bouras G, Tokuhara T, Tsunemi S, Tanigawa N. Long-term oncologic outcomes from laparoscopic gastrectomy for gastric cancer: a single-center experience of 601 consecutive resections. J Am Coll Surg 2010; 211: 33-40.
16)Lee SS, Kim IH. Are there any disbenefits to patients in choosing laparoscopic gastrectomy by an expert in open gastrectomy? Aspects of surgical outcome and radicality of lymphadenectomy. Chin Med J 2013; 126: 4247-53.
17)Wang LB, Shen JG, Xu CY. Neoadjuvant chemotherapy versus surgery alone for locally advanced gastric cancer: a retrospective comparative study. Hepatogastroenterology 2008; 55: 1895-8.
18)Ott K, Sendler A, Becker K, et al. Neoadjuvant chemotherapy with cisplatin, 5-FU, and leucovorin (PLF) in locally advanced gastric cancer: a prospective phase II study. Gastric Cancer 2003; 6: 159-67.
19)Kelly KJ, Selby L, Chou JF, et al. Laparoscopic vs open gastrectomy for gastric adenocarcinoma in the West: A case-control study. Ann Surg Oncol 2015; 22: 3590-6.
20)Li QG, Li P, Tang D, Chen J, Wang DR. Impact of postoperative complications on long-term survival after radical resection for gastric can-cer. World J Gastroenterol 2013; 19: 4060-5.
© 2018 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

