Onkoloji Hastalarında Viral Hepatit ve HIV Seroprevalansının Araştırılması
1Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Şanlıurfa, Türkiye
2SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Van, Türkiye
3SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği, Van, Türkiye
4Manisa Şehir Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Manisa, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Onkoloji, HBV, HCV, Karsinom, Viral Hepatit, Oncology, HBV, HCV, Carcinoma, Viral Hepatitis
1.304 görüntülenme 845 indirme
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2014-2021 yılları arasında Tıbbi Onkoloji bölümü tarafından malignite nedeniyle takip edilen pediatrik yaş grubu dışındaki hastalar dahil edildi. Hastaların HBsAg, anti-HBs, anti-HCV, anti-HIV, anti-HBcIgG düzeylerine bakıldı.
Bulgular: Çalışmaya 2409 hasta dahil edildi. Bu hastaların 1252si erkek (%52), 1157si kadındı (%48). Tüm hastaların yaş ortalaması 60.3 yıldı. En fazla mide (%34) ve özafagus (%17) karsinomu tanılı hastanın takip edildiği görüldü. HBsAg %3.7, anti-HBs %39.4, izole anti-HBs %38.7, total anti-HBc IgG %34.7 ve izole anti-HBc IgG %25.5 oranlarında pozitif olarak saptandı. Ayrıca anti-HCV pozitifliği %0.07 oranında bulunurken bu hastaların %87.5inde HCV RNA negatifti. Anti-HIV bakılan hastaların sadece üçünde pozitiflik (%0.01) görülürken HIV doğrulama testleri negatif olarak sonuçlandı.
Sonuç: Bu çalışmada özellikle HBsAg, anti-HCV ve anti-HIV açısından tetkik edilme oranlarının yüksek olması hepatit farkındalığı açısından önemli bir gösterge olmakla beraber anti-HBcIgG tetkiki istem oranının düşük olması önemli bir eksikliktir. Ayrıca izole anti-HBs pozitifliğinin düşük olması hepatit B aşılamasına yönelik daha yoğun çaba sarfedilmesi gerektiğini göstermektedir.
Material and Method: Patients outside the pediatric age group who were followed up by the Medical Oncology department for malignancy between 2014 and 2021 were included in this study. HBsAg, anti-HBs, anti-HCV, anti-HIV, and anti-HBcIgG levels of the patients were evaluated.
Results: 2409 patients were included in the study. Of these patients, 1252 (52%) were male and 1157 (48%) were female. The mean age of all patients was 60.3 years. It was observed that the patients diagnosed with gastric (34%) and esophageal (17%) carcinomas were followed up most. HBsAg 3.7%, anti-HBs 39.4%, isolated anti-HBs 38.7%, total anti-HBcIgG 34.7%, and isolated anti-HBcIgG 25.5% rates were found to be positive. In addition, anti-HCV positivity was found at a rate of 0.07%, and HCV RNA was negative in 87.5% of these patients. While only three (0.01%) of the patients who were tested for anti-HIV were positive, HIV confirmation tests were negative.
Conclusion: In this study, although the high rate of testing for HBsAg, anti-HCV and anti-HIV is an important indicator for hepatitis awareness, the low rate of request for anti-HBcIgG testing is an important defect. In addition, low isolated anti-HBs positivity indicates that more intensive efforts should be made for hepatitis B vaccination.
Giriş
HBV ve HCV başta sitotoksik kemoterapi alan kanser hastaları olmak üzere önemli morbidite ve mortaliteye yol açmaktadır. Kemoterapi alan hepatit B taşıyıcılarında HBV reaktivasyonu (HBVr) %14-72 ve mortalite %5-52 oranlarında saptanmıştır. HCV reaktivasyonu (HCVr) hepatit B ile karşılaştırıldığında göreceli olarak daha az morbidite ve mortalite ile ilişkili bulunmuştur7,8. Onkoloji pratiğinde yeni tanı konmuş hastaların HBV, HCV ve HIV açısından taraması rutin değildir ve uzmanlar tarafından bu konuda konsensüs sağlanamamıştır; fakat çeşitli görüşler taramanın gerekli olduğunu desteklemektedir9. Bu çalışmada Tıbbi Onkoloji kliniği tarafından takip edilen hastalarda HBV, HCV ve HIV enfeksiyonu seroprevalansı ve kanser türleri arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlandı.
Materyal ve Metot
İstatistiksel Analizler
Verilerin analizi için SPSS Statistics 23.0 paket programı kullanıldı. Tanımlayıcı ölçütler olarak ortalama, yüzde dağılımı ve standart sapma kullanıldı.
Bulgular
Onkoloji bölümünce en fazla mide (820 hasta %34), özafagus (409 hasta %17) ve meme karsinomu (358 hasta %14.9) tanılı hastanın takip edildiği görüldü (Tablo 1).
Tablo 1: Hastaların primer malignitelerinin dağılımı.
Laboratuvar tetkiklerinde; 2387 kişi (%99.1) HBsAg açısından taranırken 61i erkek ve 28i kadın olmak üzere toplam 89 kişide HBsAg pozitifliği (%3.7) saptandı. HBsAg pozitifliği olan hastalarda en fazla görülen maligniteler mide (36 hasta %40.4) ve özafagus (14 hasta %15.7) karsinomlarıydı (Tablo 2).
Tablo 2: HBsAg pozitifliği olan hastaların primer malignitelerinin dağılımı.
HBsAg pozitifliği saptanan hastaların sadece 50sinin (%56.1) HBV DNA düzeyi bakılırken 28inde (%56) negatif, 5inde (%10) >2000 IU/ML ve diğer hastaların ise (%34) <2000 IU/ML idi.
Anti-HBs bakılan 1675 hastanın 661inde pozitiflik (%39.5) vardı. Bu hastalardan 307sine aynı zamanda anti-HBc IgG de bakılırken 188 kişide her iki test de pozitifti. Buna göre izole anti-HBs pozitifliği %38.7 olarak belirlendi. Anti-HBc IgG bakılan 964 hastadan 335inde (%34.7) test sonucu pozitif, 629unda (%65.3) negatifti. Anti-HBc IgG pozitifliği olan hastaların 246sı (%25.5) izole anti-HBc IgG pozitifliği olarak değerlendirildi.
Anti-HCV bakılan 2376 hastanın 16sında pozitiflik (%0.07) görüldü. Bu hastaların 14ünde (%87.5) HCV RNA negatif iken bir hastanın ombitasvir + paritaprevir + ritonavir/ dasabuvir tedavisi aldığı, diğer hastalardan birinde karaciğer sirozu geliştiği ve daha önce tedavi almadığı görüldü. Anti-HIV bakılan 2228 hastanın sadece 3ünde pozitiflik (%0.01) görülürken HIV doğrulama testleri negatif olarak sonuçlandı (Tablo 3).
Tablo 3: Hastaların seroloji tetkik sonuçları.
Tartışma
Hepatit B, viral hepatitler arasında en yüksek bulaşma riski taşıyan, hepatosellüler karsinom vakalarının %80inden sorumlu olan enfeksiyondur2. Hepatit Bnin prevalansı coğrafik bölgelere göre farklılık göstermekte, düşük (<%2), orta (%2-7) ve yüksek endemik (%8) bölgelere ayrılmaktadır. Türkiye orta endemik bölgede yer almaktadır14. Ülkemizde Koçoğlu ve ark.8 vaka-kontrol çalışmasında solid organ tümörü olan hastalarda HBsAg pozitiflik oranı %3.65 oranında saptanmış, kontrol grubuna (%3.3) göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmamakla beraber özellikle baş-boyun (%5.88), rektum (%5.6), mide ve özafagus kanseri (%5.88) olanlarda daha yüksek pozitiflik olduğu görülmüştür. Türkoğlu ve ark.15 çalışmasında kemoterapi uygulanacak onkolojik malignitesi olan hastaların %58.1inin HBV enfeksiyonu açısından tarandığı, bu hastaların %3.5inde HBsAg pozitifliği ve %37.9unda anti-HBs pozitifliğinin olduğu tespit edilmiştir. Utkan ve ark.16 çalışmasında ise kanser hastaları ile kanser dışı nedenlerle hastaneye başvuran hastalar viral seroloji açısından karşılaştırılırken yeni tanı kanserli hastalarda HBsAg prevalansı %4.8, kanser dışı hasta grubunda ise %1.2 olarak tespit edilmiş ve bu farklılık nedeniyle kanser tanılı hastalarda tedavi öncesi hepatit markırlarının bakılmasının önemi vurgulanmıştır. Yaptığımız çalışmada hastaların %99.1inin hepatit B açısından taranması son derece önemli bir veridir ve bir farkındalığın olduğunu göstermektedir. HBsAg pozitifliği %3.7 oranında saptandı ve sonuç literatüre benzerdi. HBsAg pozitifliği olan hastalarda en fazla görülen maligniteler tüm hasta grubunda olduğu gibi mide (%40.4) ve özafagus karsinomuydu (%15.7).
Viral Hepatit Savaşım Derneği tarafından 2009-2011 yılları arasında gerçekleştirilen Otobüs Projesi sonuçlarına göre anti-HBs pozitifliği ülke genelinde ortalama % 16 olarak saptanmış olup oldukça düşük bir değerdir16. Yine Tozun ve ark.17 tarafından yapılan toplum tabanlı viral hepatit prevalans çalışmasında ise anti-HBs pozitifliği %31.9 olarak saptanmıştır. Yaptığımız çalışmada total anti-HBs pozitifliği %39.4 ve izole anti-HBs pozitifliği %38.7 oranında tespit edilirken sonuçlarımız genel toplum verilerine benzerlik göstermektedir. Özellikle kemoterapötik ajanların yoğun bir şekilde kullanıldığı malignite varlığında hepatit B gelişiminin ve kronik süreçte karaciğerde gelişebilecek olumsuz sonuçları göz önünde bulundurularak hepatit B aşılamasına yönelik daha yoğun çaba sarfedilmesi gerektiği görülmektedir.
HBsAg ve anti-HBs negatif iken anti-HBcnin pozitif olması izole anti-HBc pozitifliği olarak isimlendiril-mektedir. Böyle bir durumda HBV-DNA pozitifliği görülebilmektedir (%0-28) ve virüsün bu hastalar tarafından duyarlı olan kişilere bulaşı söz konusudur18. HBVr sadece kanser veya kronik HBV enfeksiyonu olan kişilerde (HBsAg pozitif/anti-HBc pozitif) değil, aynı zamanda klinik olarak düzelen hastalarda da (HBsAg negatif/anti-HBc pozitif) özellikle yüksek reaktivasyon riskiyle ilişkilendirilen tedavilerin (Anti-CD20 monoklonal antikorlar gibi) uygulanmasından sonra gelişebilmektedir. Bu nedenle Amerika Klinik Onkoloji Derneği hem HBsAg hem de anti-HBc testleriyle taranmayı önermektedir13. HBV enfeksiyonu için Demirtürk ve ark.19 çalışmasında izole anti-HBc IgG pozitifliği %12 oranında tespit edilmiştir. Sarı ve ark.20 çalışmasında onkolojik malignitesi olanlarda kemoterapi öncesi total anti-HBc pozitifliği %8 olarak tespit edilmiştir. Yurtsever ve ark.21 çalışmasında ise anti-HBc total pozitifliği %31.7 oranında bulunmuştur. Yaptığımız çalışmada hastaların %40ı anti-HBc IgG açısından tetkik edilirken bu hastaların %34.7sinde test sonucu pozitif saptandı. Hastaların %25.5inde ise izole anti-HBc IgG pozitifliği vardı. Anti-HBc IgG açısından tetkik edilme oranı oldukça düşük düzeydedir. İmmunsüpresif ajan türü, tedavi süresi, malignite türüne göre HBVr ihtimali göz önüne alındığında HBsAg düzeyi istemi kadar anti-HBc IgG düzeyi bakılması da son derece gereklidir.
Kemoterapi alan kanserli hastalarda, HBVr önemli bir problem olduğu bilinmesine karşılık, HCVrnin kanser tedavisi sırasındaki insidansı ve sonuçları tam olarak tanımlanmamıştır. HCVrnin HBVrye göre daha nadir geliştiği ve daha az ciddi sonuçlara yol açtığı görülmektedir22. Yapılan bir çalışmada kanser tedavisi gören HCV ile enfekte hastaların %23'ünde HCVrnin meydana geldiği gösterilmiştir22. Utkan ve ark.16 çalışmasında kanser hastaları ile kanser dışı nedenlerle hastaneye başvuran hastalar arasında HCV açısından anlamlı farklılık saptanmazken, Koçoğlu ve ark.8 çalışmasında başta akciğer kanseri olmak üzere (%2.5) kanser hastalarında anti-HCV pozitifliği (%1.2) kontrol grubuna göre (%0.8) daha yüksek bulunmuştur. Yaptığımız çalışmada hastaların %98.6sı HCV açısından tetkik edilirken anti-HCV pozitifliği %0.07 oranında saptandı. Ayrıca hastaların %92.4ü HIV açısından tetkik edildi ve anti-HIV pozitifliği %0.01 oranında bulundu. Bu hastaların HIV doğrulama testi sonucu ise negatif olarak sonuçlandı.
Sonuç olarak; HBV ve HCV enfeksiyonları önemli komorbidite ve mortaliteye yol açması nedeniyle son derece önemli klinik tablolardır. Özellikle malignite nedeniyle takip edilen hastalarda hem altta yatan hastalık, hem de kullanılan kemoterapötik ajanlara bağlı olarak bu klinik tabloların önemi daha da artmaktadır. HBV ve HCV reaktivasyonu gelişme ihtimalinden dolayı kanser tanısı konan hastaların erken dönemde taranmasının kesin bir konsensüs olmamakla beraber gerekli olduğu düşüncesi baskındır. Bu çalışmada Tıbbi Onkoloji bölümünde malignite nedeniyle takip edilen hastalarda HBsAg pozitifliği %3.7, anti-HBs pozitifliği %39.4, anti-HBc IgG pozitifliği %34.7, izole anti-HBc IgG pozitifliği ise %25.5 oranında tesbit edilirken anti-HCV ve anti-HIV pozitiflikleri oldukça düşüktü. Özel-likle HBsAg, anti-HCV ve anti-HIV açısından tetkik edilme oranlarının yüksek olması hepatit farkındalığı açısından önemli bir gösterge olmakla beraber anti-HBc IgG tetkik edilme oranının düşük olması önemli bir eksikliktir ve bu konuda daha dikkatli olunmalıdır. Ayrıca izole anti-HBs pozitifliğinin düşük olması hepatit B aşılamasına yönelik daha yoğun çaba sarfedilmesi gerektiğini göstermektedir.
Kaynaklar
1)Apaydın H, Demir Ş, Karadeniz A. Bir Tıp Fakültesi Hastanesi Sağlık Çalışanlarında Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C Seroprevelansı ve Aşılanma Durumu. Sakarya Tıp Dergisi 2021; 11: 360-5.
2)Keçik Boşnak V, Karaoğlan İ, Namıduru M ve ark. Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Sağlık Çalışanlarında Hepatit B, Hepatit C ve HIV Seroprevalansı. Viral Hepatit Dergisi 2013; 19: 11-4.
3)WHO. Hepatitis B. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/hepatitis-b. 08.02.2022.
4)WHO. Hepatitis C. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/hepatitis-c. 07.07.2021.
5)WHO. Hepatitis C. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/hepatitis-c. 08.02.2022.
6)WHO. HIV/AIDS. https://www.who.int/health-topics/hiv-aids#tab=tab_1. 08.04.2022.
7)Torres HA, Davila M. Reactivation of hepatitis B virus and hepatitis C virus in patients with cancer. Nat Rev Clin Oncol 2012; 9: 156-66.
8)Kocoglu H, Karaca M, Tural D et al. Hepatitis B and C rates are significantly increased in certain solid tumors: A large retrospective study. J Can Res Ther 2018; 14: 774-8.
9)Ramsey SD, Unger JM, Baker LH et al. Prevalence of Hepatitis B Virus, Hepatitis C Virus, and HIV Infection Among Patients With Newly Diagnosed Cancer From Academic and Community Oncology Practices. JAMA Oncol 2019; 5: 497-505.
10)Bayrak S, Güneş ME, Tekeşin K ve ark. Gastroin-testinal Kanserlerde Viral Hepatit Prevalansi ve Reaktivasyon Oranları. Bakırköy Tıp Dergisi 2018; 14: 394-7.
11)Yeo W, Zee B, Zhong S et al. Comprehensive analysis of risk factors associating with Hepatitis B virus (HBV) reactivation in cancer patients under-going cytotoxic chemotherapy. Br J Cancer 2004; 90: 1306-11.
12)Law JK, Ho JK, Hoskins PJ et al. Fatal reactiva-tion of hepatitis B post-chemotherapy for lymp-homa in a hepatitis B surface antigen-negative, he-patitis B core antibodypositive patient: potential implications for future prophylaxis recommendations. Leuk Lymphoma 2005; 46: 1085-9.
13)Hwang JP, Somerfield MR, Alston-Johnson DE et al. Hepatitis B Virus Screening for Patients With Cancer Before Therapy: American Society of Clinical Oncology Provisional Clinical Opinion Up-date. J Clin Oncol 2015; 33: 2212-20.
14)Öncül A, Aslan S, Pirinççioğlu H ve ark. Diyarbakır Devlet Hastanesi çalışanlarında HBV, HCV, HIV, VDRL seropozitifliğinin ve aşılanma oranlarının belirlenmesi. J Exp Clin Med 2012; 29: 280-4.
15)Turkoğlu E, Uysal M, Demirturk N. Investigation of hepatitis B serology in oncological patients receiving chemotherapy. Klimik Derg 2018; 31: 101-5.
16)Tosun S. Viral hepatitlerin ülkemizdeki değişen epidemiyolojisi. ANKEM Derg 2013; 27(Ek 2): 128-34.
17)Tozun N, Ozdogan O, Cakaloglu Y et al. Seroprevalence of hepatitis B and C virus infections and risk factors in Turkey: a fieldwork TURHEP study. Clin Microbiol Infect 2015; 21: 1020-6.
18)Yıldırım M, Yavuz MT, Özdemir D ve ark. İzole Anti-HBc Pozitif Hastalarda Saptanan Yüksek Hepatit B Virusu DNA Oranı. Mikrobiyol Bul 2008; 42: 535-6.
19)Demirtürk N, Demirdal T, Çetinkaya Z ve ark. İzole Anti-HBc IgG Pozitifliği Olan Hastalarda Occult Hepatit B Sıklığı. Flora 2007; 12: 135-40.
20)Sarı ND, Gürsu RU. Onkoloji Hastalarında Kemoterapi öncesi HBsAg, AntiHBs ve izole AntiHBc pozitiflik oranları. Pamukkale Tıp Dergis 2019; 12: 407-10.
21)Yurtsever SG, Kaya S, Arkalı T ve ark. Medikal Onkoloji Hastalarında Hepatit B Seroprevelansı. Nobel Med 2020; 16: 29-34.
22)Torres HA, Hosry J, Mahale P et al. Hepatitis C virus reactivation in patients receiving cancer treatment: a prospective observational study. Hepatology 2018; 67: 36-47.
© 2023 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

