Perikardiyal Efüzyonun Subksifoid Yaklaşım ile Tedavisi
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Subksifoid perikardiyotomi, perikardiyal efüzyon, kardiyak tamponad, Subxiphoid pericardiotomy, pericardial effusion, cardiac tamponade
24.623 görüntülenme 5.988 indirme
Yöntem: Hastaların 19u bayan, 23ü erkek olup yaşları 11 ay ile 82 yaş arasındaydı. Prosedür 38 hastada (% 90.0) lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirildi. Operasyona lokal anestezi ile başlanılan 4 hastada lokal anesteziyi tolere edememeleri nedeniyle genel anesteziye geçildi.
Bulgular:Üremi 11 vaka ile (% 26.2) en sık perikardiyal efüzyon nedeniydi. Hastaların 13ü, kardiyak tamponad tanısı ile acil operasyona alındı. Ortalama toplam drenaj üremik hastalarda 980 ml, maligniteli hastalarda 1040 ml idi. Postoperatif 2 hasta kaybedildi. Hastaların 32si 3 ile 20 ay, ortalama 9±3.8 ay takip edildi. Rekürren efüzyon nedeniyle 4 hastada (% 9.5) yeniden subksifoid perikardiyotomi girişimi gerekti.
Sonuç: Subksifoid perikardiyotomi, hızlı uygulanabilmesi, genel anestezi gerektirmemesi, yeterli drenaj ve biyopsi imkanı sağlaması, kabül edilebilir morbidite ve mortalite oranları nedeniyle perikardiyal efüzyon ve kardiyak tamponad tedavisinde ilk tercih edilmesi gereken yöntemdir.
Methods: 23 of patients were male and 19 were female and their ages were between 11 months to 82 years. The procedure was carried out with local anesthesia and sedation in 38 (90 %) patients and under general anesthesia in 4 patients. These 4 patients were not tolerated local anesthesia.
Results: Uremia was most common cause of pericardial effusion. 13 patients with cardiac tamponade were underwent emergency operation. Average drainage volume was 980 ml in patients with uremia, 1040 ml in patients with malignant disease. Two patients were died postoperatively. Thirty-two patients (76.2 %) were followed up to 3 to 20 months, with a mean follow up period of 9±3.8 months. Recurrent pericardial effusion requiring repeated surgical intervention was observed in 4 patients (9.5 %).
Conclusion: Subxiphoid drainage is the procedure of choice for patients with pericardial tamponade. Because, it can be performed quickly under local anesthesia, offers sufficient drainage, biopsy for histopathologic examination, associated with minimal mortality and morbidity and prevents recurrent tamponade.
Giriş
Bu çalışma ile lokal anestezi altında uygulanabilen en sık subksifoid perikardiyotomi tekniğinin etkinliğini araştırmak amaçlanmıştır.
Materyal ve Metot
Subksifoid perikardiyotomi insizyonu
Bulgular
42 hastadaki perikardiyal efüzyonun nedenleri
Hastalarda gözlenen en sık semptom nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluk idi. Üremiklerin 8inin (% 72.7), oral antikoagülan tedavi alanların 7sinin (% 87.5), kardiyak orijinlilerin 5inin (% 71.4) primer semptomu nefes darlığı idi. Kardiyak tamponad tanı kriteri olarak 100 mmHgdan düşük sistolik kan basıncı, taşikardi, sistolik kan basıncında inspriyum sırasında 15 mmHgdan fazla düşme (pulsus paradoksus) ve boyun venlerinde dolgunluk alındı. Üremik hastaların 5inde (% 45.4), antikoagülan tedavi alanların 3ünde (% 37.5), kardiyak orijinlilerin 3ünde (% 42.8) ve her iki iatrojenik nedenli (perikardiyosentez) perikardiyal efüzyonlu hastada klinik kardiyak tamponad tanısı kondu.
Perikardiyal sıvının karakteristiği 9u hemorajik (% 21.4), 12si seröz (% 28.5), 21i sero-hemorajik görünümdeydi. Biyokimyasal incelemede 42 örneğin 24ü eksuda (% 57.2), 18i transuda (% 42.8) olarak tespit edildi. sıvıların patolojik incelemesinde ise 3olguda (% 7.2) pozitif malignite sitolojisi bulundu. Bunlar daha önceden kesin tanıları konmuş iki akciğer kanseri ve bir meme kanseri olgularıydı. Biyopsi incelemesi sonucunda perikardiyal sıvısında malignite sitolojisi pozitif olan akciğer kanseri hastasının perikard örneğinde malignite saptandı.
Tüberküloz etiyolojili 3 hastanın 1inde kültür pozitif bulundu (% 33.3).Yine basit mikrobiyolojik kültür çalışılan 42 örneğin 3ünde (% 7.2) üreme oldu. Bu üç hasta enfeksiyöz perikardit tanısı almış hastalardı ve kültür sonucuna uygun antibiyotik tedavisi verildi.
Operasyon sırasında ortalama drenaj 760 ml, postoperatif drenaj miktarı ise ortalama 440 ml (280-4300 ml) arasında tespit edildi. Drenajı 4300 ml olan hasta septik artrit + osteomyelit + sepsis ve bakteryal perikardit tanılı, 13 yaşındaki bir hastaydı. Bu hastanın 23 gün boyunca drenajı oldu. Etiyolojiye göre ortalama total drenaj volümleri üremik hastalarda 980 ml, oral antikoagülan tedavi kaynaklı efüzyonu olanlarda 1380 ml, malign hastalığı olanlar da 1040 ml ve kardiyak etiyolojililerde 1120 ml idi. Toplam drenaj süresi 1-23 gün, ortalama 4.7 gündü.
Resim 1: Perikardiyal tamponadlı hastanın preoperatif PA akciğer grafisi
Operasyon komplikasyonlarının değerlendirmesin-de iki hastada postoperatif ölüm görüldü. Kardiyak nedenli (konjestif kalp yetmezliği) perikardiyal efüzyonu olan bu hastaların 83 yaşında olanı postoperatif birinci gün, 76 yaşında olan diğer hasta ise postoperatif üçüncü gün kaybedildi. Diğer postoperatif komplikasyonlar bir hasta da akut böbrek yetmezliği, bir hasta da yara yeri enfeksiyonu, bir hasta da plevral efüzyon, bir hasta da derin ven trombozuydu.
Komplikasyonlar
Hastaların 32si (% 76.2) 3 ile 20 ay süreyle takip edildi. Ortalama takip süresi 9±3.8 ay idi. Rekürren perikardiyal efüzyona bağlı olarak yeniden subksifoid perikardiyotomi girişimi gereken hasta sayısı 4tü (% 9.5). Bunların ikisi üremik, biri kanser, biri de enfeksiyöz orijinli perikardiyal efüzyonu olan hastalardı.
Resim 2: Aynı hastanın postoperatif PA akciğer grafisi
Tartışma
Perikardiyal hastalıklara ilk cerrahi girişim 150 yıl önce, hemorajik efüzyon tedavisinde kullanılan perikardiosentezdir. O günden beri değişik tedavi şekilleri hem efüzyonlu hem de konstrüktif proçeslerde denenmiştir.
Bunlar; perikardiosentez, perikardiyotomi, tüp drenaj ve perikardiektomi girişimleridir. Son yıllarda geleneksel yöntemlere video yardımlı torakoskopik cerrahi ile perikardiektomi ve efüzyon drenajı, balon perikardiyotomi, perikardio-peritoneal drenaj ve intra-perikardiyal skleroz gibi daha az invaziv teknikler eklenmiştir 3.
Perikardiyosentez, perikardiyal sıvının analizi ile teşhis için, akut kardiyak tamponadın giderilmesi ve perikardiektomi gerektiren dekompanse hastanın preoperatif tedavisinde ek metod olarak kullanılmaktadır 4. Perikardiyosentezin kardiyak tamponadda, sıvının boşaltılması ve semptomları ortadan kaldırmadaki başarısı % 68 ile % 100 arasında rapor edilmiştir 5. Ayrıca bu yöntemin sıvı rekürrensi ve buna bağlı kardiyak tamponadın tekrar oluşması riski % 50den fazladır. Markievics ve arkadaşları çalışmalarında rekürren tamponad insidansını % 83 bulmuşlardır 6. Laham ve ark. perikardiyosentez yaptıkları malign etiyolojili 29 hastanın 18inde (% 62) bir hafta içinde tekrar girişim gerektiren tamponad tespit etmişlerdir 7. Ek olarak, perikardiyosentezin % 15 oranında ölüm, kardiyak arrest, subdiafragmatik abse, koroner veya ventriküler yaralanma gibi ciddi komplikasyonları vardır 3.
Uzun yıllar boyunca, perikardiyal pencere veya perikardiektomi operasyonları için torakotomi başlıca yaklaşım kabül edilmesine rağmen, 1970 yılında Fontanelle ve arkadaşları ilk kez subksifoid yaklaşımı rapor etmişler ve mükemmel sonuçlar aldıklarını bildirmişlerdir 8. Subksifoid yaklaşım direkt perikarddan doku biyopsisi almaya, perikardiyal dokunun parsiyal rezeksiyonuna ve perikardiyal sıvının drenajına imkan verir. Bu prosedür hızlı yapılabilir, düşük morbiditeye sahiptir ve lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir 9,10,11. Bizim vakalarımızda da 42 hastanın 4ünde (% 9.5) genel anesteziye geçilme ihtiyacı duyuldu. Subksifoid perikardiyotomi bugüne kadar değişik çalışmalarla hem transtorasik (Video-Assisted Thoracoscopic Surgery, VATS) hem de balon perikardiyotomi gibi daha az invaziv girişimlerle karşılaştırılmıştır. Naunheim ve ark. değişik etiyolojili 131 perikardiyal efüzyonlu hastayı retrospektif incelemişler, transtorasik yaklaşım ve subksifoid yaklaşım arasında operatif mortalite ve 5 yıllık sürvi yönünden fark bulmamışlar, ancak torakotomi grubunda morbidite ve komplikasyonları daha yüksek (% 11e karşılık % 35), hastanede kalış süresini daha uzun (11.4e 14.4 gün) bulmuşlardır 12. Biz de çalışmamızda komplikasyon oranını benzer oranda (% 14.2) bulduk. Torakotomi ile yapılan perikardiyotominin pnömoni, plevral efüzyon, uzun süre ventilatör desteği, re-entübasyon ihtiyacı gibi respiratuar komplikasyonları, subksifoid yaklaşıma göre daha fazladır 12. Moores ve ark. kardiyak tamponadlı 155 perikardiyal efüzyon hastasında subksifoid yaklaşımdan faydalanmışlar ve rekürren tamponadı % 97.4 oranında önlediği sonucuna varmışlardır 9. Bizim de 42 vakalık serimizde rekürren perikardiyal efüzyon nedeni ile yeniden subksifoid perikardiyotomi girişimi gerektiren hasta sayısı 4idi (% 9.5). Subksifoid perikardiyotominin uzun dönemdeki başarısının sadece perikardiyotomiye değil aynı zamanda epikardın perikarda olan füzyonunu ortadan kaldırmasına bağlı olduğu düşünülmektedir 13. Balon perikardiyotomi, ilk kez 1991 yılında Palacios ve ark. tarafından 14, tarif edilen perkütan yerleştirilen bir balon kateter yardımı ile non-cerrahi yolla perikardiyal pencere açma yöntemidir 15. Daha az invaziv olması sebebiyle gittikçe artan oranda kullanılmaya başlanmış ve subksifoid yaklaşımlı cerrahi prosedür ile etkinliği ve rekürrensi önlemedeki başarısı karşılaştırılmıştır. Keith ve ark. 94 subksifoid perikardiyotomi ile perkütan kateter drenajı uyguladıkları 23 hastayı karşılaştırmışlar, perkütan girişimde, mortaliteyi (% 0a karşılık % 4), komplikasyonları (% 1.1e karşılık % 17) ve efüzyon rekürrensini (% 1.1e karşılık % 30.4) daha yüksek bulmuşlar ve perkütan kateter girişimi hemodinamik olarak instabil hastalara önermişlerdir 16. Galli ve ark. perkütan balon yöntemini uyguladıkları, malignite etiyolojisi olan 10 yüksek riskli hastada, intolerans, erken-geç komplikasyon ve takip eden on ayda efüzyon rekürrensi gözlemlememişlerdir. Bu yaklaşımın, durumları kritik hastalarda daha invaziv yöntemlere tercih edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır 17. Ziskind ve ark. ise balon perikardiyotomi yönteminde başarı oranını % 92 bulmuşlardır 18. İaffaldano ve ark. ise bu yöntemi geliştirerek double-balon tekniğini uygulamaya sokmuşlardır 19.
Perikardiyal ve plevral akciğer hastalığının birlikte olduğu perikardiyal efüzyonlu hastalarda subksifoid yaklaşım diagnostik değildir. Böyle hastalarda hem perikard hemde plevral kaviteye iyi görüş alanı sağlayan, geniş bir alandan biyopsi alınabilmesine imkan sağlayan ve daha az invaziv yöntem olan videotorakoskopik yaklaşımdan (VATS) faydalanılabilinir 2,20. Melfi ve ark. ilerlemiş maligniteli ve rekürren perikardiyal efüzyonu olan hastalarda VATS tekniği yardımıyla port-sistemi kullanmışlar ve bu hastaların evlerinde tedavi olmalarına imkan sağlamışlardır 21. Geissbühler ve arkadaşları ise, özellikle perkütan kateter drenaj manevralarından sonra gelişen ve plevral hastalık ile perikardiyal efüzyonun birlikte olduğu vakalarda VATS tek-niğinin güvenli ve etkili olduğuna dikkat çekmişlerdir 22.
Son yıllarda subksifoid perikardiyotomiye alternatif bir diğer düşük invaziv yöntem olarak, perikardio-peritoneal şant tekniği tarif edilmiştir. Wang ve arkadaşları semptomatik malign perikardiyal efüzyonlu 4 hastaya uyguladıkları Denver plöro-peritoneal şantını, 14 hastadaki subksifoid ve 19 hastadaki anterior torakotomi yaklaşımı ile karşılaştırmışlardır. Torakotomi grubunda % 53 morbidite ve % 42 mortalite, subksifoid grupta ise % 21 morbidite ile % 7 mortalite bulmalarına karşın, şant kullandıkları 4 hastada herhangi bir komplikasyonla karşılaşmamışlar, hastanede kalış süresinde anlamlı fark gözlemlemişlerdir (şant: 2.8±0.5, subksifoid: 11.2±4.6, torakotomi: 14.9±6.1 gün). Yöntemin basitliğine dikkat çekerek malign perikardiyal efüzyonlu hastaların tedavisinde etkili bir palyatif prosedür olarak sunmuşlardır 23.
Perikardiyal hastalıkların tedavisinde cerrahi yaklaşım tamamen uniform değildir. Subksifoid veya anterolateral torakotomi ile bir çok seride mükemmel sonuçlar alınmıştır. Ancak benzer sonuçlar daha yeni ve daha az invaziv yaklaşımlarla da elde edilmektedir.
Doğru hasta seçimi ve perikardit etiyolojisinin ayrıntılı bilinmesi, tedavi hedeflerinin ortaya konulması ve en uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemlidir. Subksifoid yaklaşımı hızlı ve kolay uygulanabilmesi, genel anestezi gerektirmemesi, yeterli drenaj ve biyopsi imkanı sağlaması, kabül edilebilir morbidite ve mortalite oranlarıyla birlikte olması, uzun dönem sonuçlarının da iyi olması nedeniyle perikardiyal efüzyon ve kardiyak tamponad tedavisinde ilk tercih edilmesi gereken yöntem olarak düşünmekteyiz.
Kaynaklar
1)Sarıgül A, Farsak B, Ateş MŞ. Subxiphoid approach for treatment of pericardial effusion. Asian Cardiovascular & Thoracic Annals 1999; 7:297-300
2)Nataf P, Cacoub P, Regan M, Baron F, Dorent R, Pavie A, Gandjbakhch I. Video-thoracoscopic pericardial window in the diagnosis and treatment of pericardial effusions. Am J Cardiol 1998; 82:124-126
3)Edward PC, Miller JI. Modern approaches and use of surgical treatment for pericardial disease. Current Cardiology Reports 2002; 4:41-46
4)Hancock EW. Management of pericardial disease. Mod Concepts Cardiovasc Dis 1979; 48:1-6
5)Wong B, Murphy J, Chang CJ, Hassenein K, Dunn M. The risk of pericardiocentesis. Am J Cardiol 1979; 44:1110-14
6)Markievicz W, Borovik R, Ecker S. Cardiac tamponade in medical patients: treatment and prognosis in the echocardiographic era. Am Heart J 1986; 111:1138-42
7)Laham RJ, Cohen DJ, Kuntz RE, Baim DS, Lorell BH, Simons M. Pericardial effusion in patients with cancer: outcome with contemporary management strategies. Heart 1996; 75:67-71
8)Fontenelle LJ, Cuello L, Dooley BN. Subxiphoid pericardial window. Am J Surg 1970; 120:679-80
9)Moores DW, Allen KB, Faber LP, Dziuban SW, Gillman DJ, Warren WH, et al. Subxiphoid pericardial drainage for pericardial tamponade. J Thorac Cardiovasc Surg 1995; 109:546-51
10)Little AG, Kremser PC, Wade JL, Levett JM, DeMeester TR, Skinner DB. Operation for diagnosis and treatment of pericardial effusions. Surgery 1984; 96:738-44
11)Mueller XM, Tevaearai HT, Hurni M, Ruchat P, Fischer AP, Stumpe F, von Segesser LK. Long-term results of surgical subxiphoid pericardial drainage. Thorac Cardiovasc Surg 1997; 45:65-69
12)Naunheim KS, Kesler KA, Fiore AC, Turrentine M, Hammell LM, Brown JW, et al. Pericardial drainage: subxiphoid vs. transthoracic approach. Eur J Cardiothorac Surg 1991; 5:99-103
13)Sugimoto JT, Little AG, Ferguson MK, Borow KM, Vallera D, Staszak VM, Weinert L. Pericardial window: mechanisms of efficacy. Ann Thorac Surg 1990; 50:442-445
14)Palacios IF, Tuzcu EM, Ziskind AA, Younger J, Block PC. Percutaneous balloon pericardial window for patients with malignant pericardial effusion and tamponade. Cathet Cardiovasc Diagn 1991; 22:244-249
15)Law DA, Haque R, Jain A. Percutaneous balloon pericardiotomy: non-surgical treatment for patients with cardiac tamponade. WV Med J 1997; 93:310-312
16)Allen KB, Faber LP, Warren WH, Shaar CJ. Pericardial effusion: subxiphoid pericardiostomy versus percutaneous catheter drainage. Ann Thorac Surg 1999; 67:437-440
17)Galli M, Politi A, Pedretti F, Castiglioni B, Zerboni S. Percutaneous balloon pericardiotomy for malignant pericardial tamponade. Chest 1995; 108:1499-1501
18)Ziskind AA Pearce AC, Lemmon CC, Burstein S, Qimple LW, Herrmann HC, et al. Percutaneous balloon pericardiotomy for the treatment of cardiac tamponade and large pericardial effusion: description of technique and report of the first 50 cases. J Am Coll Cardiol 1993; 21:1-5
19)Iaffaldano RA, Jones P, Lewis BE, Eleftheriades EG, Johnson SA, McKiernan TL. Percutaneous balloon pericardiotomy: a double-balloon technique. Cathet Cardiovasc Diagn 1995; 36:79-81
20)Liu HP, Chang CH, Lin PJ, Hsieh HC, Chang JP, Hsieh MJ. Thoracoscopic management of effusive pericardial disease: indications and technique. Ann Thorac Surg 1994; 58:1695-97
21)Melfi FM, Menconi GF, Chella A, Angeletti CA. The management of malignant pericardial effusions using permanently implanted devices. Eur J Cardiothorac Surg 2002; 21:345-347
22)Giessbühler K, Leiser A, Fuhrer J, Ris HB. Video-assisted thoracoscopic pericardial fenestration for loculated or recurrent effusions. Eur J Cardiothorac Surg 1998; 14:403-408
23)Wang N, Feikes JR, Mogensen T, Vyhmeister EE, Bailey LL. Pericardioperitoneal shunt: an alternative treatment for malignant pericardial effusion. Ann Thorac Surg 1994; 57:289-292
© 2004 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

