Tanı Konulmamış Miyastenia Gravis Şüpheli Gebede Epidural Anestezi
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Miyastenia gravis, epidural anestezi, sezaryen / seksiyo, Myasthenia gravis, epidural anesthesia, caesarean section
5.661 görüntülenme 4.384 indirme
Giriş
İkinci ve üçüncü dekadda doğum çağındaki kadınlarda erkeklere göre iki kez daha fazla görülen MGnin, doğurganlığı zıt etkilediğine dair kanıt olmamasına rağmen, MGli hastalarda gebelik nadir olarak ortaya çıkmaktadır 2 .
Nöromüsküler kavşağı etkilediğinden dolayı anesteziyologlar için önemli bir hastalık olan MGde gebelere seksiyo/sezaryen (S/S) genel anestezi veya rejiyonal anestezi altında yapılabilir. Spinal anestezi de ilaç dozu düşük olması nedeniyle avantajlıdır. Epidural teknik, blok seviyesini kontrol imkanı sağlar ve postoperatif ağrı yönetimi için opioid gereksinimini azaltır 3.
Bu çalışmada, şüpheli MG tanısı nedeniyle kadındoğum kliniğine yatırılan ve epidural anestezi altında S/S uygulanan MGli olgu sunulmuş ve literatür ışığında güncel anestezi uygulamaları gözden geçirilmiştir.
Olgu Sunumu
Tartışma
MGde % 10-30 hastada asetilkolin reseptörlerine karşı serumda antikor gösterilememiştir 4. Bizim olgumuzda da nöroloji kliniği tarafından operasyondan sonra yapılan tetkiklerde asetil kolin reseptörlerine karşı antikor negatif bulunmuştur.
MGli hastalar için anestezide tipik olan nondepolarizan kas gevşeticilere duyarlı olmalarıdır. Priming veya defasikülasyon için küçük dozlarda kullanımı uygun değildir, çünkü bu uygulama hava yolu korunma refleksinin kaybına veya respiratuvar sıkıntıya neden olabilir. Minimal semptomlu (sadece göz bulgulu), remisyonlu veya tanısı konamamış subklinikli hastalarda nondepolarizan ajanlara duyarlılık belirtilmiştir. Bu hastalarda d-tubokürarin, pankuronyum, pipekuronyum ve dokzakuryum gibi uzun etkili kas gevşeticilerden kaçınılmalıdır. Orta ve kısa etkili nondepolarizan ajanlar nöromüsküler iletimin dikkatli monitorizasyonu, tercihen EMG veya mekanomiyogram (MMG) ile kullanılabilir 5.
MGli hastalar depolarizan ajanlara direnç gösterirler. Bu durum muhtemelen reseptörlerin azalmasından dolayı ihtiyaç arttığı için, agonist etki ile nöromüsküler blokaj meydana gelmesi nedeniyledir. Miyastenik hastalarda genel anestezinin emniyetli kullanımı için çeşitli ilaçlara cevabın bilinmesine ve dikkatli bir monitorizasyona ihtiyaç vardır. Bu yüzden nöromüsküler iletinin monitorizasyonu için EMG ve MMG tercih edilir. Çeşitli genel anestezi teknikleri önerilmesine rağmen, hiçbirinin diğerine göre üstünlüğü yoktur. Bazıları kas gevşetici kullanmamayı tercih ederken, cerrahi için gevşeme sağlamak ve trakeal entübasyonu kolaylaştırmak içinde güçlü inhalasyon ajanları kullanırlar. Bu ajanlar cerrahi sonunda hızla elimine olarak nöromüsküler iletinin düzelmesine izin verirler. Teorik olarak düşük kan çözünürlüğünden dolayı desfluran ve sevofluranın kullanılması tavsiye edilmektedir. Sevofluran inhalasyonuyla indüksiyon boyunca uyarıcı hava yolu refleksleri insidansını azalttığından dolayı belki desflurana üstündür 6.
Kiran ve arkadaşlarının 7 yapmış olduğu bir çalışmada sternal split timektomi yapılan miyastenik hastalar için sevofluranın yeterli kas gevşemesi sağlayan uygun tek anestezik ajan olduğu bildirilmiştir.
İnhalasyon anestezikleri, normal hastalarda kas gevşemesine neden olabilir. Bir miyastenik hastada daha duyarlı olduğu bildirilmesine rağmen sevofluran, isoflurana benzer şekilde nöromüsküler iletiyi deprese etmektedir. Halotan ile anestetize edilen birçok hastada train-of-four stimülasyonu, uyarılabilir yanıtlarda ölçülebilir azalma ortaya çıkarmıştır. Miyastenik hastalarda yeterli çalışma olmamasına rağmen desfluran da normal hastalarda kas gevşetici ihtiyacını azaltmaktadır 5.
Miyastenik hastalar için propofol ve barbitürat kullanılarak yapılan anestezi yönetiminde istenmeyen etkilerin görülmediği bildirilmiştir. Opioid analjezikler, terapötik dozlarda miyastenik kaslarda nöromüsküler iletide azalma göstermezler. Bununla beraber opioidlerin santral solunum depresyonu yapmaları problem oluşturabilir. Miyastenik hastalarda, etomidat ve ketamin kullanımı ile ilgili bulgular çelişkilidir 6.
Çeşitli çalışmalarda lokal anesteziklerin nöromüsküler ilaçların etkilerini potansiyalize ettiği bildirilmiştir. Bu ajanlar ile kavşak sonrası membrandaki asetilkolin duyarlılığını düşmektedir. Bu da miyastenik hastalarda ajanların kan seviyesi yüksekliği yeterli ise güçsüzlüğe neden olabilir teorisini desteklemektedir. Ester anestezikler kolinesterazlar tarafından metabolize olduklarından antikolinesteraz alan hastalarda özellikle soruna neden olabilirler. Rejiyonal ve lokal anestezide yüksek kan seviyelerinden kaçınmak için amid grubundan lokal anestezikler küçük dozlarda (esterden daha az) kullanılmalıdır 6.
Bizim olgumuzda da epidural kateter yerleştirerek total 280 mg % 2lik lidokain ve 50 µg fentanil ile yeterli anestezi sağladıktan sonra S/S ile doğum gerçekleştirildi.
Bu hastalar için postoperatif ventilasyon ihtiyacı bildirilmiştir. Hastaların preoperatif durumları, cerrahi prosedür ve kalıntı anestezik etkiler göz önüne alınarak çoğu hastada postoperatif yeterli ağrı kontrolü, solunum takibi ve nöromüsküler iletiyi bozabilecek ilaçlardan kaçınılarak ekstübasyon kolaylaştırılabilir. MGli tüm hastalar postanestezi bakım üniteleri yada cerrahi yoğun bakım ünitelerinde postoperatif dönemde monitörize edilmeli ve solunum desteği gerektiği her yerde hemen müdahale edilmelidir 5.
Sonuç olarak; MGli kadınların kas güçsüzlüğü gebeliğin son trimesterinde ve erken postpartum döneminde artabilir. Bu yüzden hastalarda genellikle epidural anestezi tercih edilir. Epidural anestezi uygulaması ile genel anestezi sırasında gelişebilecek solunum depresyonu ve kas gevşeticilerin yaratacağı potansiyel sorunlardan da kaçınılmış olunacaktır.
MG, güvenli anestezi için birçok sakıncası olan bir hastalıktır. Bu hastalar, potansiyel solunum sorunları nedeniyle bu durumlara aşina olan, MG ile anestezik ve nonanestezik ilaçların etkileşimlerini iyi bilen deneyimli anestezistlere ihtiyaç duyarlar.
Kaynaklar
1)Daskalakis GJ, Papageorgiou IS, Petrogiannis ND, et al. Myasthenia gravis and pregnancy. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2000; 89: 201-204.
2)Oosterhuis HJGH. Myasthenia gravis. Groningen: Groningen Neurological Press, 1997: 39-40.
3)Esener Z. Klinik Anestezi. 2.Baskı, İstanbul, Logos Yayıncılık, 1997: 610-611.
4)Hironori I, Keizo S, Shunichi N. Sensitivity to Vecuronium in Seropositive and Seronegative Patients with Myasthenia Gravis. Anesth Analg 2002; 95: 109-113.
5)Abel M, Eisenkraft JB. Anesthetic implications of myasthenia gravis. Mt Sinai J Med 2002; 69: 31-37.
6)Book WJ, Abel M, Eisenkraft JB. Anesthesia and neuromuscular diseases. Anesthesiology clinics of North America 1996; 14: 515-522.
7)Kiran U, Choudhury M, Saxena N, et al. Sevoflurane as a sole anaesthetic agent for thymectomy in myasthenia gravis. A c t a Anaesthesiol Scand 2000; 44: 351-353.
© 2006 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

