Mental retardasyon, jinekomasti ve obesitesi olan 14 yaşındaki erkek hastanın yapılan tetkik ve muayenesi sonucu Borjeson-Forssman- Lehmann
sendromu ön tanısı kondu. Xe bağlı hastalıkların, erkeklerin hemizigot olması nedeniyle X kromozomu sendromik veya non sendromik mental
retardasyon genlerinin belirlenmesi ve haritalanması için açık bir lokus haline gelmiştir. ©2007, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
The patient is 14 years old male patient with mental retardation, gynecomastia and obesity. Borjeson-Forssman- Lehmann syndrome presumed after
the clinical and laboratory studies. Given the ease of expression of X-linked disorders in hemizygous males, the X-chromosome has become an
obvious focus for beginning to map and identify genes for syndromal and nonspecific mental retardation. ©2007, Firat University, Medical Faculty
Giriş
Mental retardasyon IQnun 70in altında olması ile belirlenir
ve puana göre sınırda (~70), hafif (50-69), orta (35-49),
şiddetli (20-34), ve derin (<19) olarak sınıflandırılır
1.
Prevalansı % 2-3tür
2. X kromozomu üzerindeki genler için
hemizigot olmaları nedeniyle erkeklerde, Xe bağlı geçiş
gösteren hastalıkların kolayca ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu
sebeple X kromozomu, sendromik veya non-spesifik mental
retardasyon genlerini araştırmak için açık bir odak haline
gelmiştir
1. Xe bağlı geçiş gösteren mental retardasyon
(XLMR) ilk kez 1940larda tanımlanmakta, non-spesifik ve
sendromik XLMR olmak üzere iki ana grupta incelenmektedir
3. Non-spesifik XLMR, herhangi bir morfolojik bozukluk,
metabolik veya nörolojik özelliklerin olmadığı durumlarda
kognitif fonksiyonları etkileyen, ilerleyici olmayan, genetik
olarak heterojen durum olarak tanımlanır
1. Non-spesifik
XLMRlerin prevalansı 1000 erkekte 0.9-1.4 olduğu
sendromik ve non-spesifik XLMRin toplam prevalansının ise
1000 erkekte 1.66 olduğu bildirilmektedir
4,5. Bugüne kadar
non-spesifik XLMR ailesinde, mutasyonları belirlenen 7 adet
gen vardır. Bu genlerin bir çoğu (GDI1, OPHN1, PAK3,
RPS6KA3, IL1RAPL ve TM4SF2) farklı aşamalarda
intraselüler sinyal mekanizmasına katılmaktadır
6. XLMR ile
ilişkisi olan 150den fazla gen olduğu düşünülmektedir.
XLMR genlerinin belirlenmesindeki gelişmeler sonucunda bu
genlerin, kognitif fonksiyonların gelişmesine katkıda bulunan
çeşitli yolaklarda ve hücresel aktivitelerde yer aldıklarını
ortaya koymaktadır
3. XLMR için Arena ve Lubs tarafından
1991 yılında geliştirilen bilgisayar veritabanında, bilinen her
yeni vaka için klinik bulgular, referanslar, haritalama,
moleküler bilgiler ve OMIM numaraları güncellenerek
kullanıcıya sunulmaktadır
7.
Bu çalışmada Xe bağlı geçiş gösteren Borjeson-
Forssman- Lehmann sendromlu bir vaka literatür ışığında
sunulmuştur.
Olgu Sunumu
Göğüslerinde büyüme ve şişmalık şikayetleri ile kliniğimize
başvuran 14 yaşındaki erkek hasta, aralarında akrabalık
bulunmayan 38 yaşındaki anne ve 48 yaşındaki babanın 4
çocuğundan biridir. Alınan dikkatli anamnezde kilo alımının
son bir yılda arttığı ve obezite yönünden aile hikayesinin
olmadığı belirlendi ve yapılan muayene sonucunda hastada
obezite (Şekil 1), hafif mental retardasyon (IQ=65), tapering
(sivrilen) parmak (Şekil 2), jinekomasti (Şekil 1), penis
boyunun 7.5 cm (13.3±1.6) olduğu tespit edildi.
Şekil 1: obesite ve jinekomasti
Şekil 2: sivrilen parmaklar (tapering fingers)
Hormon profilinde testosteron 0.683 ng/mL (2.80-8.0
ng/mL), estradiol 14.97 pg/mL (13.5-59.5 pg/mL), prolaktin
8.99 ng/dL (3-18 ng/dL), FSH 2.96 mIU/mL (1.5-12.4
mIU/mL), LH 2.76 mIU/mL (1.7-8.6 mIU/mL) ve DHEAS
228 µg/dL (35-430 µg/dL) olarak tespit edildi. Sella spot
grafisi ve EEG bulguları normal olarak değerlendirildi.
Hastanın 50 hücresinin GTG bantlama yöntemi ile
yapılan karyotip analizinde sonucun non-mozaik 46,XY olması
klinik özelliklerinin de uymaması frajil X ve tanısından
uzaklaştırmıştır.
Tartışma
Borjeson-Forssman-Lehmann ve Wilson-Turner Sendromlarının
ayırıcı tanıda göz önüne alınması gerekliliği ortaya
çıkmıştır. Hastada küçük ayak, emosyonel labilite ve konuşma
zorluğu olmaması ayrıca Wilson-Turner Sendromu ile
çalışmalar yapan Gillian Turner ile yapılan görüşmeler sonucu
hasta Borjeson- Forssman- Lehmann Sendromu lehine
değerlendirilmiştir. Ancak hastanın ağır mental retardasyonu
bulunmaması, konvülzyon hikayesinin olmaması tanı için
moleküler çalışmanın gerekliliğini ortaya koymuştur. WTS ve
BFLSnun fenotipik özelliklerinde, ortak bulguların yüksek
oranda bulunması her iki sendromun da X kromozomal
lokuslara sahip genlerden kaynaklanması, olgumuz için
muhtemel bir açıklamanın da mikrodelesyon şeklinde bir
değişim olabileceğidir. Bu nedenle her iki sendromdan
sorumlu olan genlerin lokusları arasında kalan bölgenin,
spesifik problarla taranması ve moleküler açıdan incelenmesi
kesin tanı için bir gerekliliktir.
* Aileden izin alınarak yayınlanmıştır.
Kaynaklar
1)Gecz J, Mulley J. Genes for cognitive function: developments on
2)the X. Genome Res 2000; 10:157-163.
3)McLaren J, Bryson SE. Review of recent epidemiological studies
4)of mental retardation: Prevalence, associated disorders, and
5)etiology. Am J Ment Retard 1987; 92: 243254.
6)Stevenson RE, Schwartz CE. Clinical and molecular
7)contributions to the understanding of X-linked mental retardation.
8)Cytogenet Genome Res 2002; 99: 265-275.
9)Glass IA. X linked mental retardation. J Med Genet 1991; 28:
10)361371.
11)Turner G, Webb T, Wake S, Robinson H. Prevalence of fragile X
12)syndrome. Am J Med Genet 1996; 64: 196197.
13)Antonarakis SE, Van Aelst L. Mind the GAP, Rho, Rab and GDI.
14)Nat Genet 1998; 19: 106108.
15)Cabezas DA, Arena JF, Stevenson RE, et al. XLMR database.
16)Am J Med Genet 1999; 85: 202205.
© 2007 Fırat Tıp Dergisi.
Tüm hakları saklıdır.