Başarılı Perkütan Transluminal Koroner Anjiyoplastinin QT Dispersiyonu Üzerine Etkisi ve Restenozla Değişimi
Harput Devlet Hastanesi, Kardiyoloji Kliniği, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Koroner Arter Hastalığı, QT dispersiyonu, Perkütan Transluminal Koroner Anjiyoplasti(PTKA), Coronary Artery Disease, QT Dispersion, Percutaneous Transluminal Coronary Angioplasty (PTCA)
4.346 görüntülenme 2.788 indirme
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya koroner anjiyografileri yapılıp PTKA kararı alınan 34 hasta alındı. PTKA öncesi ve işlem sonrası ilk 24 saat içinde 50 mm/sn hızında birer elektrokardiyografi (EKG) kaydı alındı ve daha sonra belirti yoksa 3. ile 6.ayda kontrollere çağrıldı (ortalama 4 ay) ve bu hastalardan birer EKG kaydı daha alındı. Alınan EKG kayıtlarından ortalama QT dispersiyonu (QTd) ve düzeltilmiş QT dispersiyonu (QTcd) hesaplandı. İzlemde efor testi pozitifliği veya belirtiler nedeniyle 13 hastaya kontrol koroner anjiyografi yapıldı. Koroner anjiyografi sonucuna göre restenoz veya normal koroner arter saptanan hastaların QTd ve QTcd değerleri hesaplandı
Bulgular: Yapılan ölçümlerde PTKA öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında ilk 24 saatte QTd ve QTcd belirgin olarak azaldı. Uzun dönem takipte restenoz saptanan hastalarda hesaplanan QTd işlem öncesi değerlere yaklaşmıştı. QTcd değerinin de aynı şekilde PTKA ile azaldığı ve restenoz gelişmesiyle de arttığı görüldü.
Sonuç: PTKA sonrası iskeminin giderilmesi ile QTd ve QTcd azalır; bununla birlikte restenozun gelişmesiyle QTd ve QTcd artar. Artmış QTd değerleri ani ölüm ve ventriküler taşikardiyle ilişkili bulunmuştur. PTKA sonrası takipte ve önemli bir sorun olan restenozun saptanmasında QTd değerlerinin yol gösterici noninvaziv bir yöntem olabileceğini düşünmekteyiz. ©2007, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Material and Methods: 34 patients who were decided for PTCA after coronary angiography were included in this study. Prior to PTCA, in the first 24 hour after the procedure and at 3 or 6 months interval twelve-lead electrocardiograms (ECG) of every patient at 50 mm/sec were recorded. During follow up period, coronary angiography was applied to 13 patients due to symptoms and stress test results and 9 of these had stenosis and 4 normal coronary arteries.
Results: A significant reduction in QT dispersion (QTd) and corrected QT dispersion (QTcd) in the first 24 hours after PTCA was observed and during the succeeding period mean 4 months (3 to 6) these values didnt change if there is no restenosis. Developing restenosis caused an important increase in QTd and QTcd values.
Conclusion: Reduction in QTd after PTCA may prevent unwanted events like sudden cardiac death and malignant ventricular arrhythmias. With developing restenosis QT dispersion increases and we think that to follow up after PTCA or to determine restenosis after revascularization QT dispersion may be used as a noninvasive method. ©2007, Firat University, Medical Faculty
Giriş
Materyal ve Metot
QT analizi: Elektrokardiyografik ölçümler EKGnin zamanını ve uzun dönem sonuçlarını bilmeyen araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. EKGlerde en az 7 derivasyon ölçülebilmesi koşulu arandı. Her EKGde QT ve RR mesafeleri standart ölçümlere uygun olarak, her derivasyondan en az 3 siklus ölçülüp ortalaması alınarak hesaplandı. QT dispersiyonu her EKGde en uzun ve en kısa QT aralığı arasındaki fark alınarak bulundu. QT aralıkları Bazett formülü (QTc=QT/RR1/2) kullanılarak kalp hızı için düzeltildi ve düzeltilmiş QT aralığı hesaplandı (9,10). QTcd ise (QTcd=QTc max -QTc min) maksimum QTcden minimum QTc'nin çıkarılmasıyla saptandı9,10. PTKA sonrasında birinci günde hastalar kontrol EKGler alındıktan sonra eğer işlem komplikasyonsuzsa ve semptom saptanmamışsa taburcu edildiler. Hastalar şikâyetleri olmazsa 3 ila 6. ayda (ortalama 4 ay) rutin kontrole çağrıldı ve EKGleri alındı. Şikâyetleri olanlar daha erken kontrole geldiler ve EKG takibine alındı. Bu EKGlerden de QT dispersiyonu ve düzeltilmiş QT dispersiyonu hesaplandı.
İstatistiksel Analiz
Elde edilen tüm verilerin istatistiksel değerlendirilmeleri SPSS for Windows paket programında yapıldı.
Değerlendirmelerde karşılaştırmalı Students t testi, tek yönlü varyans analizi ve buna bağlı olarak Duncan testi, korelâsyon analizi, Khi-kare ve Fisher-Exact testi kullanıldı. En küçük anlamlılık sınırı 0,05 olarak alındı.
Bulgular
Başarılı PTKAdan sonraki ilk 24 saatte QTd değerinde %36 azalma (70±19 msnden 45±18 msnye, p <0,001), QTcd değerinde %36 azalma (76±21 msnden 49±20 msnye, p <0,001) gözlenirken; uzun dönem takipte QTdde %33 (70±19 msnden 47±20 msnye, P<0,001), QTcd % 34 (76±21 msn den 50±24 msnye, P<0,001) azalma gözlendi (Tablo 1, Şekil 1, 2).
Tablo 1: PTKA öncesi, işlemden 24 saat sonra ve takipte asemptomatik hastaların QTd ve QTcd değerlerinin karşılaştırılması
Şekil 1: PTKA yapılan ve asemptomatik olan hastaların damar tiplerine göre QTd değerinin zamana göre değişimi
Şekil 2: PTKA yapılan ve asemptomatik olan hastalarda damar tiplerine göre QTcd değerlerinin zamana bağlı değişimi
Ancak başarılı PTKAdan sonraki ilk 24 saatteki QTd ve QTcd ile asemptomatik hastaların (n=21) uzun takip dönemindeki QTd ve QTcdleri arasında anlamlı bir değişiklik izlenmedi. (QTD 45±18 msnden 47 ±20 msnye p>0,05, QTcd değeri 49±20 msnden 50±24 msnye, p>0,05) (Tablo1, Şekil 1, 2)
İşlem öncesi tek damar ve çok damar hastalığı olan vakaların QTd ve QTcd leri arasında fark olmadığı gibi, LAD, CX ve RCA lezyonlu vakaların QTd ve QTcd leri arasında da fark yoktu (p>0,05). Bu durum işlemden sonraki 24 saatte ve uzun dönem takiplerde de devam etti (Şekil 1, 2)
Semptomatik hastaların (n=13) başarılı PTKA sonrası QTd ve QTcd değerlerinde istatistiksel anlamda azalma olmasına rağmen (QTd 65±14 msnden 43±17ye, p<0,001, QTcd ise 69±14 msnden 46±16 msnye, p<0,001) uzun dönem takipte QTd ve QTcd değerleri işlem öncesi değerlere yaklaşmıştı. QTd ve QTcd değerlerinde gözlenen bu uzama ise asemptomatik vakalardan farklı olarak ilk 24 saatlik değerlerine göre istatistiksel açıdan bir farkın doğmasına yol açmıştı. (QTd 43 ±17 msnden 61±16 msnye, p<0,001 QTcd ise 46 ±16 msn den 66 ±19 msn ye, p< 0,001) (Tablo 2).
Tablo 2: Kontrol koroner anjiyografide restenoz saptanan hastaların QTd ve QTcd değerlerinin PTKA öncesi, ilk 24 saatte ve izlemde karşılaştırılması
İstenmeyen olaylar: Takip sırasında 10 hastada (%29) semptomlar tekrarladı ve toplam 13 hastaya (%38) semptomlar ve efor testi pozitifliği nedeniyle kontrol koroner anjiyografi yapıldı ve 9 hastada (%26) restenoz saptandı.
Tartışma
1998 de yapılan bir çalışmada QT, QTc, QTd, QTcd artışı koroner arter hastalarıyla normal popülâsyonda karşılaştırılmış ve bu parametrelerin yüksek değerlerinin kardiyovasküler mortalitenin göstergesi olduğu belirtilmiştir 11. Ayrıca bu çalışmada QTcnin total ve kardiyovasküler mortalitede prognostik önemi olduğu vurgulanmış ve daha önceki iki çalışma ile de uyumlu bulunmuştur 12,13. Pek çok çalışmada da iskemik kalp hastalarında QT ve QTd değerleri sağlıklı bireylerle karşılaştırıldığında yüksek bulunmuştur 14,15. Biz çalışmamızda KAHlılarda bazal ortalama QT max, QTc max değerlerini yüksek bulduk. Bu anlamlı fark koroner arter hastalarında aterosklerozla ilişkili artmış sempatik sistem aktivasyonuna 16,17 bağlı olarak beklediğimiz bir sonuçtu. Bu nedenle QT intervali klinik ve subklinik iskemik kalp hastalığını belirtebilir ve gelecekteki fatal ve nonfatal olaylarla ilgili prognostik bilgiler verebilir diyebiliriz. Çalışmamızda koroner arter hastalarında PTKA öncesi QTd ve QTcd değerleri artmıştı. Bu sonuç miyokardiyal iskeminin bölgesel repolarizasyon farklılığının göstergesi olan QTdde artış oluşturduğunu gösteren çalışmalarla uyumludur 1,3,18,19.
PTKA öncesi QTd, QTcd değerleri LAD, RCA, Cx lezyonları ve çok damar lezyonları arasında farklılık göstermedi bu da istirahatta iskeminin yaygınlığından çok varlığının miyokard repolarizasyon homojenitesinin bozulmasına neden olduğunu göstermektedir 1,3,18. Ventriküler repolarizasyon homojenitesindeki bozukluğun göstergesi sayılan artmış QTd ve QTcd aralıkları miyokard kan akımını arttırmaya yönelik PTKA girişimiyle ilk 24 saatte düştü. Bu ise bölgesel iskemik aksiyon potansiyel sürelerinin revaskülarizasyonla homojen hale gelmesiyle açıklanabilir 20,22. Bu bulgular daha önce yapılan ve başarılı PTKAnın iskemik bölgede bozulmuş aksiyon potansiyeli süresini düzeltip; QTd ve QTcd aralıklarını kısalttığını gösteren iki çalışmanın sonuçlarıyla da uyumludur 20,21
Hastaların PTKA öncesi QTd ve QTcd değerleri takip EKGleri ile karşılaştırıldığında PTKA sonrası revaskülarizasyon işlemiyle sağlanan repolarizasyondaki düzelmenin PTKAnın ilk 24 saatinde geliştiği görülmektedir. Hasta asemptomatikse ilk 24 saatte sağlanmış olan QTd ve QTcd sürelerindeki kısalmanın uzun dönem takipte de korunduğu görüldü. Takipte restenozla QTd ve QTcd sürelerinde artış olması daha önceki iki çalışmanın 20,22 sonuçlarıyla da uyumlu bulundu.
Kontrol koroner anjiyografilerde PTKA yapılan hastaların %26sında restenoz saptandı, daha önce Serruys ve Nobuyoshi tarafından yapılan çalışmalarda da restenoz hızı 3. ayda %43 bulunmuştur 23,24. Kontrol koroner anjiyografi yapılan ve açık saptanan hastaların en son takip EKGlerinde hesaplanan değerleri restenotik grupla karşılaştırdığımızda anlamlı fark bulunmadı bunun nedeni gruplardaki kısıtlı hasta sayısı olabilir.
Kontrol koroner anjiyografilerde açık olan grupta PTKA öncesi yüksek olan ortalama QTd ve QTcd değerleri PTKA sonrası ve uzun dönem izlemde azaldı ancak bu sayının yetersiz olması nedeniyle istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.
Kontrol koroner anjiyografilerde restenoz saptanan 9 hastada PTKA öncesi artmış olan QTd ve QTcd aralıkları PTKA sonrası 24 saatte azaldı ancak restenozun neden olduğu aksiyon potansiyeli değişiklikleriyle uzun dönemde tekrar arttı; bu bizim beklediğimiz bir sonuçtu.
Sonuç olarak PTKA ile iskeminin giderilmesi QT dispersiyonunu azaltan hayat kurtarıcı bir işlemdir; restenozda ise QT dispersiyonu tekrar artmaktadır. Bu nedenle QT dispersiyonunun PTKA sonrası restenoz takibinde noninvaziv bir yöntem olarak kullanılabileceğini ancak bunun daha geniş kapsamlı çalışmalarla desteklenmesinin uygun olacağını düşünmekteyiz.
Kaynaklar
1)Higham PD, Campbell RWF. QT dispersion. Br. Heart J 1994; 71:508
2)Gernlernter DW, Michael C, Higman H A. Regional myocardial dysfunction during coronary angioplasty: Evaluation by twodimensional Echocardiography and 12 lead elecctrocardiography. J Am Coll Cardiol 1986; 7:1245-54
3)Joseph son MA, Singh BN. Abolition of holter monitor detected after percutaneous transluminal coronary angioplasty. J Am Coll Cardiol 1987; 10: 499-503
4)Day CP, McComb JM, Campbell RWF. QT dispersion: an indication of arrhythmia risk in patients with long QT intervals. Br Heart J 1990; 63: 3428
5)Higham PD, Furniss S, Campbell RWF. QT dispersion and components of the QT interval in ischemia and infarction. Br Heart J 1995; 73:32
6)Yuan S, Blomstom-Lundquist C, Pripp C-M et al. Signed value of monophasic action potential duration difference: A useful measure in evaluation of dispersion of repolarization in patients with ventricular arrhythmias. Eur Heart 1997; 18:1329-38
7)Priori SG, Napolitano C, Dieht L, Schwartz P. Dispersion of the QT interval: A marker of therapeutic efficiency in the idiopathic long QT syndrome .Circulation 1994,89;1681-1689
8)Okishige Kaoru, Yamoshita Katsuhiro,Yashinaga Haruhiko, Azegami Kauji. Effects of ischemic preconditioning an QT dispersion during coronary angioplasty. J Am Coll Cardiol 1996; 28:70-3
9)Molnar J, Weiss J,Zhang F, et al. Evaluation of fine QT correction formulas using a software-assisted method for continuous QT measurements from 24-hour holter recordings. Am J Cardiol 1996; 78:920-6
10)Franz MR. Time for yet another QT correction algorithm? Bazett and beyond. J Am Coll Cardiol 1994;23:1554-7
11)Higham PD, Hilton Cj, Aitcheson JD, Furniss SS et al: Does QT dispersion reflect dispersion of ventricular recovery? Circulation 1992; 86(supp): 392
12)Elming H, Holm f, Jun L, et al The prognostic value of the QT interval and QT interval dispersion in all cause and cardiac mortality and morbidity in a population of Danish citizens. Eur Heart j 1998; 19:1391-1400
13)Schouten EG, Dekker JM, Kok FJ. QT interval prolongation predicts cardiovascular mortality in an apparently healthy population. Circulation 1991; 84:1516-23
14)Lee HS, Cross SJ, Rawles J, Walton s, Jennings KP. QT dispersion in patients with coronary artery disease - effect of exercise , dobutamine and dipyridamole myocardial stress eur Heart J 1993;14:210
15)Dekker JM, Schouten EG, Klootwijk P. Association between QT interval and coronary heart disease in middle aged and elderly men. Circulation 1994; 90:779-85
16)Vloka ME, Steinberg JS. QT dispersion current and future clinical role. J Invas Cardiol 1996;8:363-69
17)Doi Y, Takada K, Mihara H,et al.QT dispersion in acute myocardial infarction with special reference to left ventrikolographic findings. Jpn Heart J 1995;36:573-581
18)Barr CS, et al.QT dispersion and sudden unexpected death in chronic heart failure . Lancet 1994;343:327-29
19)Surawicz B. Electrophysiological basis of ECG and cardiac arrhythmias Malvern. William and Wilkins 1995
20)Furukawa t, Kimura S, Curveas J, et al. Role of cardiac ATP regulated potassium channels in differential responses of endocardial and epicardial cells to ischemia.Circ Res 1991; 68:1693-1702
21)Yunus A, Gillis AM,Traboulsi M, et al. Effecy of coronary angioplasty on QT dispersion. Am J Cardiol 1997;79:1339
22)Kelly FR, Parillo EJ, Hollenberg SM. Effect of coronary angioplasty on QT dispersion . AM Heart J 1994;134:399-405
23)Califf RM; Restenosis the clinical issue. In Topol E j(ed): Textbook of interventional cardiology second edition. Philadelphia, W B Saunders Company 1993,p 415
24)Serruys PW, Ljuytes HE, Beatt K J, et al. Incidence of restenosis after successful coronary angiography: A time related phenomenon: A quantitative angiographic study in 342 consecutive patients at 1,2,3 and 4 months. Circulation 1988; 77:361
© 2007 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

