Femoro-Popliteal By-Pass Girişimlerimiz
1Özel İstanbul Çamlıca Ömür Hastanesi, Kalp Damar Cerrahisi Kliniği, İSTANBUL
2Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, ELAZIĞ
3Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, GAZİANTEP
Anahtar Kelimeler: Femoro-popliteal bypass, safen ven, PTFE, koroner arter hastalığı, Femoro-popliteal bypass, saphene vein, PTFE ,coroner artery disease
13.455 görüntülenme 3.765 indirme
Gereç ve Yöntem: Alt ekstremite kronik tıkayıcı arter hastalığı nedeniyle 89 olguya uygulanan toplam 107 femoro-popliteal bypass operasyonu değerlendirildi. Tanı fizik muayene ve dijital substraksiyon anjiyografi ile konuldu. Bypass materyali olarak revers safen ven ve politetrafloroetilen (PTFE) greft kullanıldı. Preoperatif elektrokardiyografisinde iskemik değişiklikler olan ve/veya anjinası olan olgulara koroner anjiografi yapıldı. Olgular ilk 1 aylık postoperatif mortalite ve morbidite ile 1 yıllık primer greft patensisi açısından değerlendirildiler.
Bulgular: Yapılan 107 femoro-popliteal bypassın 49'u (%45.7) dizüstü, 58'i (%54.3) ise diz altı idi. Bypasslardan 81'i (%75.7) revers safen ven, 26'sı (%24.3) PTFE greft ile gerçeklestirildi. Primer patensi revers safen ven greftlerde % 95.5 iken PTFE greftlerde %70 olarak bulundu. Koroner arter hastalığı saptanan olguların 11'ine (%12.3) PTCA, 15'ine (%16.8) ise koroner bypass sonrası periferik vasküler girişim uygulandı.
Sonuç: Periferik vasküler hastalığı bulunan olgularda yüksek patensi oranları nedeniyle uygun hastalarda öncelikli olarak safen ven greftinin kullanılmasını ayrıca koroner arter hastalığı birlikteliği sık olarak görüldüğünden koroner anjiografinin preoperatif rutin tetkik olarak yapılmasını önermekteyiz. ©2007, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and Methods: 107 femoro-popliteal bypasses are performed for 89 cases because of the extreme chronic obstructer disease and these bypass operations are evaluated. The disease is diagnosed by the help of physical examination and subtraction angiography. As bypass material; reverse safen ven and polytetrafluoroethylene (PTFE) greft were used. Coroner angiography was performed to case which has got ischemic diversification in its preoperative electrocardiography and angina. The cases are evaluated for a monthly postoperative mortality and morbidity and for yearly primer greft patency.
Results: 49 (45.7%) of the 107 bypasses were under knee and 58 (54.3%) of them were upper knee. 81 (75.7%) of the bypasses were achieved by revers safen ven and 26 of them were achieved by PTFE greft. Primer patency was determined as %95.5 at the revers safen ven grefts, and it was determined as 70% at the PTFE grefts. PTCA was performed to the 11 (12.3%) of the cases with coroner artery disease, and to the 15 (16.8%) of them, peripheral vascular attempt was performed after coroner bypass.
Conclusion: We suggest that in the cases with the disease of peripheral vascular, safen ven greft must be used because of the high patency rate at the appropriate patients, and because of the coroner artery disease which is commonly associated with the disease of peripheral vascular, the angiography must be performed as a preoperative routine survey. ©2007, Fırat Üniversity, Medical Faculty
Giriş
Materyal ve Metot
Proksimal anastomoz yüzeyel femoral arter ve profunda femoral arter ayrım yerinin hemen proksimalindeki common femoral artere yapıldı. Distal anastomozlar ise supragenual olgularda bölgede Hunter kanalı çıkısından sonraki sağlam popliteal arter segmentine uygulanırken infragenual bölgede trifurkasyon proksimalindeki popliteal arter segmenti tercih edildi. Tüm anastomozlar uç-yan devamlı dikiş tekniği ile yapıldı. Hastalara operasyon sonrası oral alım başlayana kadar düşük molekül ağırlıklı heparin verildi. Daha sonra dizüstü femoropopliteal bypasslara sadece asetilsalisilik asit verilirken, dizaltı bypasslarda bu tedaviye oral antikoagülan eklendi.
Bulgular
Tablo 1: Hasta Özellikleri
Klinik değerlendirme Fontaine sınıflamasına göre yapıldı 2: Fontaine I: asemptomatik, Fontaine IIa: 100mden fazla mesafede aralıklı topallama, Fontaine IIb: 100 mden kısa mesafede aralıklı topallama, Fontaine III: istirahat ağrısı, Fontaine IV: ekstremitede ülser ya da nekroz varlığı. Çalışmamızda 35 olgu (%39.3) Fontain IIa, 31 olgu (%39.3) Fontain IIb, 16 olgu (%17.9) Fontain III, 7 olgu (%7.8) Fontain IVde yer almaktaydı. Preoperatif koroner yakınmaları olup koroner anjiografi çekilen hastaların 32'sinde (%35.9) kritik koroner arter hastalığı saptandı. Kritik koroner arter hastalığı saptanan olguların 11'ine (%12.3) PTCA, 15'ine (%16.8) ise koroner bypass sonrası periferik vasküler girişim uygulandı. Beş olgu koroner operasyonu kabul etmedi. Bir olguya ise aynı seansta çalışan kalpte LİMA-LAD bypass uygulandı. Olguların 18'ine (%20.2) bilateral, 71'ine (%79.8) unilateral femoropopliteal bypass uygulandı. Yapılan 107 femoro-popliteal bypassın 49'u (%45.7) dizüstü, 58'i (%54.3) ise diz altı idi ve safen kullanılma oranımız %75.7 idi (Tablo 2).
Tablo 2: Uygulanan Bypass Bölgeleri ve Greft Seçenekleri.
Operasyon planlanan 2 (%2.2) olguya ayak parmaklarındaki nekroz nedeniyle aynı seansta parmak amputasyonu uygulandı. Erken dönemde 1 (%1.1) olguda mortalite gözlenirken 6'sında (%6.7) yara enfeksiyonu, 4'ünde (%4.4) hematom, 1'inde (%1.1) ise greft trombozu, gelişti (Tablo 3).
Tablo 3: Postoperatif Erken Dönemde Karşılaşılan Komplikasyonlar
Postoperatif birinci yıl sonunda takip edilebilen greft sayısı 87 (%81.3) idi. Primer patensi revers safen ven greftlerde % 95.5 (64/67) iken PTFE greftlerde %70 (14/20) olarak saptandı (Tablo 4) (Şekil 1a,b).
Tablo 4: Postoperatif 1 Yıl Sonunda Takip Edilebilen Greft Patensileri
Şekil 1 a,b: Revers safen ven uygulanmış femoro-popliteal bypassın 1 yıl sonra kontrol anjiyografisi. a) Distal anastomoz b) Proksimal anastomoz
Tartışma
Tıkanan bölgenin proksimalinden distaline bir greft aracılığıyla yeniden akımın sağlanması en geçerli tedavi seçeneğidir. Bu girişim sırasında greft materyali olarak sıklıkla otojen safen ven ve sentetik politetrafloroetilen (PTFE) greftler kullanılmaktadır. Doğal esnek yapısı nedeniyle katlanabilirliği, enfeksiyona direnci, daha az trombojen olması, uzun süre canlılığını koruması ve elde etme kolaylığı safen ven greftinin en önemli avantajlarıdır 7,8. Yer yer skleroze segmentler nedeniyle yeterli uzunlukta çıkarılamaması, çapın 3mm'den küçük olması, anormal dilatasyon veya varikoziteler kullanımına engel durumlardır 9. PTFE greftler ise minimal düzeyde yabancı cisim reaksiyonu oluşturması ve tromboza dirençli olması nedeniyle diğer sentetik greftlerden daha iyi açıkkalım oranlarına sahiptir ve otojen safen greftine alternatif olarak sunulmaktadır 10.
Femoro-popliteal bypass uygulamalarında en önemli problem greft patensisinin uzun dönem sağlanmasıdır. Yapılan bir çalışmada 1 yıllık greft açıklığı safen grubunda %100, PTFE'de %60; beş yıllık greft açıklığı safen grubunda %69 iken, PTFE grubunda açıklık tespit edilmemiş 11. Ekstremite kurtarma amaçlı yapılan femoro-popliteal bypassların değerlendirildiği başka bir çalışmada, PTFE ile dizaltı ve dizüstü prosedürde erken primer greft açıklığı bakımından safen ven greftine benzer sonuçlar bildirilmekle beraber geç dönemde primer ve sekonder açıklık oranlarında otojen safen ven greftinin gerisinde kalınmıştır 9. Bizim çalışmamızda da otolog safen ven greftinin1 yıllık açık kalma oranları daha yüksek bulundu. Periferik vasküler hastalığı bulunan olgularda yüksek patensi oranları nedeniyle uygun hastalarda öncelikli olarak safen ven greftinin kullanılmasını ve eğer PTFE greft kullanılacaksa daha çok dizüstü pozisyonunda uygulanmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.
Majör vasküler cerrahi girişim sonrası görülen ölümlerin %60' ı kardiyak kökenli iken, perioperatif miyokard enfarktüs mortalitesi %70 civarındadır. Cerrahi sonrası geç dönem mortalitede de en önemli neden koroner arter hastalığıdır. Periferik arter cerrahisi öncesi kardiyak açıdan asemptomatik olan olgularda kardiyak komplikasyon %2 dolaylarındadır 12. Bizim çalışmamızda preoperatif elektrokardiyografisinde iskemik değişiklikler olan ve/veya anjinası olan olgulara koroner anjiografi yapıldı ve %35.9 olguda kritik koroner arter hastalığı saptandı. Bu oranın yüksek olusunda hastalarımızda yas ortalamasının 60'ın üstünde ve erkek cinsiyetin baskın olusuyla birlikte diyabet, hipertansiyon ve sigara gibi risk faktörlerinin ön planda olması rol oynamaktadır.
Periferik arter hastalığı bulunan hastaların ileri yas ve daha çok erkek cinsiyette olmaları ve risk faktörleri açısından koroner arter hastalığı ile aynı majör riskleri taşımalarından dolayı bu hastalarda koroner arter hastalığı araştırması yapılabilir. Semptomatik hastalarda ve asemptomatik olup elektrokardiyografisinde iskemik değişiklikler olan olgulara preoperatif koroner anjiyografi, asemptomatik olup majör risk faktörlerini taşıyan olgulara ise noninvaziv testler yapılmasının gerekli olduğu düşüncesindeyiz.
Kaynaklar
1)Kurç E, Enç Y, Çınar B, Kurç P, Kösem M, Sezerman Ö. Femoropopliteal bypass cerrahisinde greft seçimimiz ve uzun dönem patency sonuçlarımız. Türk Göğüs Kalp Damar Cer Derg 2000; 8: 616-618.
2)Ünlü Y, Karapolat S, Karaca Y, Kızıltunç A. Comparison of levels of inflammatory markers and hemostatic factors in the patients with and without peripheral arterial disease. Thromb Res 2006; 117: 357-364.
3)Criqui MH, Langer RD, Fronek A, et al. Mortality over a period of 10 years in patients with peripheral arterial disease. N Engl J Med 1992; 326: 381-386.
4)Veith FJ, Haimovici H. Femoropopliteal aterosclerotic occlusive disease. Haimovici H, Ascer E, Hollier LH, Strandness DE, Towne JB (editors). Haimovicis Vascular Surgery Principles and Techniques. 4.Baskı, Cambridge Massachusets, USA Blackwell Science Inc. 1996: 605-631.
5)Edwards WH, Mulherin JL. The role of graft material in femorotibial bypass grafts. Ann Surg1980; 191: 721-726.
6)Buckels JA, Wilson SE. The prevention and management of prosthetic graft infection. Wilson SE, VeithFJ, Hobson RW, WilIiams RA (editors). Vascular Surgery, McGraw-Hill Inc, 1987: 889-897.
7)Falco E, Celoria G, Nardini A. Femoropopliteal bypass with reversed saphenous vein. Minerva Chir 1995; 50: 883-888.
8)Plecha EJ, Freischlag JA, Seabrook GR. Femoropopliteal bypass revisted an analysis of 138 cases. Cardiovasc Surg 1996; 4: 195- 199.
9)Soury PS, Pellion C, Watelet J, et al. Prosthetic reinforcement of varicose sapnenous vein grafts for infrainguinal bypass. Ann Vasc Surg 1999; 13: 290-393.
10)Klinkert P, Schepers A, Burger DHC, et al. Vein versus polytetrofluoroethylene in above-knee femoropopliteal bypass grafting. Five years results of a randomized controlled trail. J Vasc Surg 2003; 37: 149-155.
11)Kolbakır F, Keçeligil HT, Yılman M, Erk MK. Femoropopliteal ve infrapopliteal bypass uygulamaları. GKD Cer Derg 1995; 3: 131-133.
12)Hamulu AR. Kombine koroner, karotis ve periferik girişimler. Paç M, Akçevin A, Aka SA, Büket S, Sarıoğlu T (editörler). Kalp ve Damar Cerrahisi. 1.Baskı, Ankara, MN Medikal & Nobel Tıp Kitap Sarayı. 2004:737-742.
© 2007 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

