Yaşlı Bir Kadında İntraduktal Papillom Olgusu
1Bolu Devlet Hastanesi, Patoloji Kliniği, BOLU
2Ankara Dışkapı Hastanesi, Patoloji Bölümü, ANKARA
3Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, BOLU
Anahtar Kelimeler: İleri yaş, intraduktal papillom, immünohistokimya, Elderly women,intraductal papilloma, immunohistochemistry
14.914 görüntülenme 3.209 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
Şekil 1: Fibrovasküler korlara sahip dallanan papiller yapılar (H&Ex40)
Glandüler epitelde fokal apokrin metaplazi alanları ve yer yer psammom cisimcikleri görülmekteydi (Şekil 2). SMA (düz kas aktini) ile yapılan immünohistokimyasal boyamada glandüler epitel altında tüm alanlarda myoepitelyal tabaka görülerek intraduktal papillom tanısı verildi (Şekil 3).
Şekil 2: Psammom cisimcikleri ve apokrin metaplazi odakları (H&Ex100)
Şekil 3: İmmünohistokimyasal boyamada dallanan papiller yapıların altında kesintisiz myoepitelyal tabaka olduğu görülmekte (SMAx40)
Tartışma
Klinik olarak İDP'lardaki en önemli nokta meme karsinomalarıyla karışabilmeleridir. Klinikte tanıya yardımcı non-invaziv yöntemler arasında en önemlisi galaktografidir. Galaktografik incelemelerde bir veya birkaç duktusta genişleme ve dolma defektleri şeklinde lezyon görülebilir 3,4. Ancak kesin tanı patolojik incelemeler neticesinde ortaya konar. İlk aşamada lezyondan aspirasyon yapılarak sitolojik incelemeye alınabilir. Papiller karsinomların sitolojilerinde zemin genellikle kanamalı ve hemosiderinle yüklü makrofajlar içermektedir. Yayma benign lezyonlara göre daha sellülerdir, belirgin papiller veya kribriform yapılar oluşturan ve çok sayıda tek tek duran kolumnar epitelyal hücreler görülür. Ancak bütün bunlara rağmen, aspirasyon sitolojisinde papillom-karsinom ayrımını yapmak oldukça zordur ve kesin tanı için histopatolojik inceleme gereklidir. Parafin kesitlerde intraduktal papillom-karsinom ayrımındaki en önemli kriter, dallanan papiller yapılardaki glandüler epitel altında myoepitelyal hücre tabakasının bulunmasıdır. Myoepitelyal hücreler rutin H&E boyalı kesitlerde de görülebilmelerine karşın, immünohistokimyasal olarak düz kas aktini (SMA) boyanmaları sonrasında çok daha kolay görülebilir hale gelirler. Bunun yanında hücresel atipi, tersiyer dallanmalar, stromaya veya kapsüle invazyon, damar invazyonu da malignite şüphesi uyandıran yardımcı bulgularken, fokal apokrin metaplazilerin bulunması lezyonun daha çok benign olduğunu düşündürür 1,5.
Sonuç olarak: İDP vakalarında tanının doğru konabilmesi için: materyalin bir bütün halinde görülmesi, rutin inceleme sonrasında immünohistokimyasal boyama ile de myoepitelyal tabakanın ayırt edilmesi gereklidir. İmmünohistokimyasal boyamanın yapılamadığı durumlarda vakaların mutlaka bu işlemin yapılabileceği koşullara sahip patoloji laboratuvarına yönlendirilmesi hem hasta hem de patolog açısından en uygunu olacaktır.
Kaynaklar
1)Tavassoli FA, Pathology of the Breast 2. baskı, Stanford: Appleton&Lange, 1999: 325-372.
2)Ciatto S, Andreoli C, Cirillo A ve ark. The risk of breast cancer subsequent to histologic diagnosis of benign intra ductal papilloma follow-up study of 339 cases. Tumori 1991; 77: 41-43.
3)Woods ER, Helvie MA, Ikeda DM ve ark. Solitary breast papilloma: Comparison of mammographic, galactographic and pathologic findings. American Journal of Roentgenology 1992; 159: 487-491.
4)Dınkel HP, Trusen A, Gassel AM ve ark. Predictive value of galactographic pattenrs for benign and malignant neoplasms of the breast in patients with nipple discharge. The British Journal of Radiology 2000; 73: 706-714.
5)Lammie GA, Mıllıs RR. Ductal adenoma of the breast- A review of fifteen cases. Human Pathology 1989; 20: 903-908.
© 2008 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

