2;9 Translokasyonu Taşıyan Bir Olgu Sunumu
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı, ELAZIĞ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Tekrarlayan Düşükler, Fetal Kayıp, Resiprokal Translokasyon, Recurrent Abortions, Fetal Wastage, Reciprocal Translocation
18.149 görüntülenme 3.377 indirme
Giriş
Resiprokal translokasyonlar insanlarda en yaygın yapısal yeniden düzenlenmelerdir3. Robertsonian translokasyonlar genel populasyonda 1000de 1 frekansta görülürken resiprokal translokasyonlar yaklaşık olarak 500 bireyde 1 görülmektedir. Bu yeniden düzenlenmelerin dengeli taşıyıcıları fenotipik olarak normaldirler ancak mayoz esnasında anormal segregasyondan dolayı tekrarlayan düşükler, infertilite ve anormal fenotipli çocuk ile sonuçlanabilmektedir4. Resiprokal translokasyonlar nispeten yaygın yeniden düzenlenmeler olsalar da translokasyon oluşumuyla sonuçlanan mekanizmalar hakkında çok az şey bilinmektedir5.
Dengeli resiprokal translokasyonlar kromozom ve genetik materyal miktarında değişime neden olmazlar. Bu taşıyıcıların kendilerinde herhangi bir problem olmamasına rağmen parental gamet oluşumu sırasında dengesiz kromozomal oluşumlara neden olurlar. Bu çalışmada, tekrarlayan düşükler sebebiyle Anabilim Dalı laboratuvarımıza refere edilen çiftte yapılan sitogenetik analiz sonucunda kadında tespit edilen 46,XX,t (2;9) (q22;q22), inv (9) (p11q13) karyotipi literatür ışığı altında değerlendirilmektedir.
Olgu Sunumu
Resim 1: 46,XX,t (2;9) (q22;q22), inv (9) (p11q13) resiprokal tipi dengeli translokasyon taşıyıcısı olguya ait metafaz plağı.
Tartışma
Mayoz esnasında dengeli resiprokal translokasyonlu kromozomlar bir quadrivalent şekli oluşturarak homolog segmentiyle eşleşmektedir. Segregasyon 5 farklı şekilde gerçekleşebilmektedir: alternate (normal veya dengeli gametler üretilir), adjacent 1, adjacent 2, 3:1 ve 4:0 (tüm gametler dengesiz).3. Alternate ayrışımda oluşan gametlerin yarısı dengeli kromozom taşıyıcısı olurken diğer yarısı normal kromozom içeriğine sahiptir. Adjecent 1 ve 2 ayrışımında oluşan gametler dengesiz kromozom içeriğine sahip parsiyel monozomik ve parsiyel trizomik ürünler oluşturmaktadır6.
Probandımızda görülen üç düşük ve bir intrauterin ölümü içeren reprodüktif öykü, kromozomal analiz sonunda saptanan resiprokal translokasyon taşıyıcılığı ile uyumludur. Bu çiftin oluşan tüm gebelikleri düşük, intrauterin fetal ölüm, konjenital anomalili bebek kromozomal olarak etkilenmiş (taşıyıcı) fakat normal fenotipli bebek veya tamamen sağlıklı bebek ihtimallerine sahiptir6. Probandımızda ayrıca diğer 9 numaralı kromozomda inversiyon olduğu tespit edilmiştir. İnv9, sitogenetikçiler tarafından çoğunlukla normal varyantlar olarak kabul edilmelerine rağmen, literatürde subfertilite veya spontan düşüklerle ilişkisi olabileceği konusunda yayınlar bulunmaktadır7. Bu yüzden olgumuzda görülen reprodüktif öyküde, 2 ve 9 numaralı kromozomlar arasında gerçekleşen resiprokal translokasyona ilave olarak diğer 9 numaralı kromozomda ayrıca bir inversiyon olmasının da etkisi olabilir.
Baptista ve ark8 dengeli resiprokal translokasyon taşıyıcılarında kırık noktalarının moleküler sitogenetik analizini yaptıkları çalışma sonucunda, fenotipik olarak normal hastalardaki dengeli resiprokal translokasyonların kırık noktalarında dengesizlik taşımadığını, fenotipik olarak anormal hastalarda ise translokasyon kırık noktalarının çoğunlukla kriptik dengesizliklerle ilişkili olduğunu ortaya koymuşlardır. Bununla birlikte fenotipik olarak normal ve anormal bireylerin bozulmuş genlere sahip olabileceğini ve böylece kırık noktalarından biri tarafından inaktive olabileceğini öne sürmektedirler.
Resiprokal translokasyon taşıyıcılarına prenatal tanı ve dengesiz fetüslerin gebelik sonlandırmasına bir alternatif olarak preimplantasyon genetik tanı (PGT) önerilmektedir. Bu sayede spontan düşük sayısının azaltılması da amaçlanmaktadır3.
Dengeli kromozomal düzensizlik taşıyan ebeveynlerin dengesiz kromozomal düzensizliği olan fetus riski %10-15 olması nedeniyle, prenatal sitogenetik tanı endikasyonları içinde önemli bir grubu oluşturmaktadır. Bu da resiprokal translokasyon saptanan ebeveynlerin sonraki tüm gebeliklerinde prenatal sitogenetik tanı gerekliliğini ortaya koymaktadır1.
Bu çalışmada genetik danışmanlık sürecinde aile, dengeli resiprokal translokasyon taşıyıcılığı, sonraki gebeliklerindeki olasılıklar, PGT ve sonraki gebelikleri için prenatal tanı konularında bilgilendirilmiştir. Aile PGT uygulamasını düşünmekte olup genetik danışmanlık sürecinde takip edilmektedir.
Kaynaklar
1)Balkan M, Alp MN, Budak T. Tekrarlayan Düşük Öykülü Ailede Dengeli Resiprokal Translokasyon Olgusu. Dicle Tıp Dergisi 2008; 35(1): 61-64.
2)Rai R, Regan L. Recurrent miscarriage. Lancet 2006; 368 (9535):601-611.
3)Wiland E, Hobel CJ, Hill D, Kurpisz M. Successful pregnancy after preimplantation genetic diagnosis for carrier of t(2;7)(p11.2;q22) with high rates of unbalanced sperm and embryos: a case report. Prenat Diagn 2008; 28(1):36-41.
4)Ogilvie CM, Braude P, Scriven PN. Successful pregnancy outcomes after preimplantation genetic diagnosis (PGD) for carriers of chromosome translocations. Hum Fertil (Camb) 2001; 4(3):168-171.
5)Gajecka M, Glotzbach CD, Jarmuz M, Ballif BC, Shaffer LG. Identification of cryptic imbalance in phenotypically normal and abnormal translocation carriers. Eur J Hum Genet 2006; 14(12):1255-62.
6)Balcı A, Yirmibeş M, Bal F, ve ark. Ailesel resiprokal translokasyon ve tekrarlayan düşükler. Perinataloji Dergisi 1996; 4;218-219.
7)Balkan M, Alp MN, Budak T. Kromozom 9 perisentrik inversiyon taşıyıcıları. Sendrom 2003; 15:112-115.
8)Baptista J, Prigmore E, Gribble SM, et al. Molecular cytogenetic analyses of breakpoints in apparently balanced reciprocal translocations carried by phenotypically normal individuals. Eur J Hum Genet 2005; 13(11):1205-12.
© 2009 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

