Paramediastinal Kitlesel Konsolidasyon: Transtorasik Doppler Ultrasonografi ile Lenfoma ve Pnömonik Konsolidasyon Ayırımı
1Kasımpaşa Asker Hastanesi, Radyoloji, İSTANBUL, Türkiye
2Erzurum Asker Hastanesi, Acil, ERZURUM, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Neoplazm, mediastinal, renkli doppler ultrasonografi, Neoplasm, mediastinal, color doppler ultrasonography
39.344 görüntülenme 4.815 indirme
Giriş
Son yıllarda hiler ve mediastinal görüntülemede yenilikçi ve çok ilgi çekici gelişmeler meydana gelmektedir. Bunların en heyecan vericilerinden biri ekstrakardiyak mediastinal patolojilerin görüntülenmesinde US'nin kıymet kazanan rolüdür. Literatür verilerinin birçoğu, US'nin mediastinal biyopsileri yönlendirme, doku karakterizasyonu ve lenfoma evrelemesinde etkili olarak kullanımının mümkün olduğuna dikkat çekmektedir2.
Akciğerdeki konsolidasyonlar, direkt grafi ve bilgisayarlı tomografide (özellikle kontrastsız protokollerde) alttan geçen pulmoner vasküler yapıları gizleyen opasite veya dansite artışları şeklinde görünmektedir. Oysa birbirlerine benzer şekilde, pulmoner konsolidasyon ile ortaya çıkabilecek birçok patoloji sözkonusudur. En yaygın neden pnömoni olmasına rağmen; lenfoma, infarktüs, bronkoalveolar karsinom ve vaskülit gibi bir çok infeksiyon dışı nedenler de pulmoner konsolidasyon şeklinde ortaya çıkabilirler3.
Literatürde US dışında bilgisayarlı tomografi (BT) ile de bazı özel işaretler ve ipuçlarından yola çıkılarak infeksiyöz pnömoniden, bronkoalveolar karsinoma ayırımı yapılmaya çalışılmıştır4.
Plevraya kadar uzanan birçok akciğer hastalığında US lezyonların etyolojisini tanımlamaya yardımcı olur. Periferal pulmoner konsolidasyonları ayırt etmek için birkaç sonomorfolojik kriter vardır. Pnömonik infiltrasyon, hipoekoik konsolide parankim içinde hava (hiperekojen) veya sıvı (hipoanekoik) bronkogramları ile uyumlu traseleri gösterir. Sıvı bronkogramlarının görülebilmesi mümkün olduğundan, hava bronkogramı için periferal lezyonlarda direkt grafiden daha net görüntü sağladığından, US'nin, aerogram için radyografiden daha spesifik olduğundan bahsedilebilir5,6. RDUS ile, varolan konsolidasyon alanının kanlanması, doğal vasküler yapılar ile olan ilişkisi (indentasyon, bası, yaylanma, invazyon, oklüzyon vb. ilişkiler) gösterilebilir ve lezyon karakterizasyonu mümkün olabilir. Sonuçta, üst ve orta mediastenin sonografik muayenesi ile lezyonlar hakkında yeterli düzeyde bilgi alınabileceğini belirtmiş olan çalışmalar mevcuttur5. Bunun yanında; sonografi, plevral hastalıkların, mediastinal lezyonların ve pulmoner konsolidasyonların biyopsi işlemlerinde de rehber olarak kullanılabilir. Bu nedenle, girişimsel prosedürlerde, kolay ve iyonizan radyasyon içermememesi bakımından tercih edilebilir bir metod olarak kullanılmıştır6.
Biz bu çalışma ile, direkt grafi ve kontrastsız torasik BT görüntülerinde sol üst zon paramediastinal kitle olarak tarif edilmiş bir konsolide alanın US ve RDUS bulguları ile konglomere lenf nodu (lenfomatoid, metastatik vs) veya neoplastik (periferal yerleşimli akciğer kitlesi, plevral kitle vs) bir lezyondan pnömonik konsolidasyon ayırımını sağlamayı amaçladık.
Olgu Sunumu
Resim 1: a) İlk başvuru sırasında alınmış posteroanterior akciğer grafisinde, sol üst zon parasternal-paramediastinal hatta genişleme ve opasite artımı (kesik çizgiler) izlenmektedir. Hemen sonrasında yapılan toraks BT inceleme ile, parankim (b) ve mediasten (c) penceresi görüntülerinde, sol üst zon paramediastinal yerleşimli bir kitlesel konsolidasyon alanı (kesik çizgiler) seçilebilmektedir.
Resim 2: a) Transtorasik gri skala US inceleme ile daha önceki değerlendirmelerde saptanamayan ince lineer hava bronkosonogramları (oklar) ayırt edilebilmektedir. b, c) RDUS penceresinde pulmoner arter (uzun ok) ve venlerin (kısa ok) normal renk dolumu ile beklenen traselerinde seyrettiği izlenmektedir.
Resim 3: a) 3. 2. hafta kontrol akciğer grafisinde sol üst paramediastinal opasite alanı (kesik çizgiler) belirgin regresyon göstermiştir. b, c) İkinci hafta kontrol BT incelemede, grafiden daha yüksek rezolüsyona sahip olduğundan, konsolide alanın infiltratif natüre (kesik çizgiler) regresyon gösterdiği dikkati çekmektedir. d) Üçüncü hafta kontrol akciğer grafisinde takip edilen opasite alanının tamamen kaybolduğu anlaşılmaktadır.
Tartışma
Özellikle de konsolidasyon ya da kollaps sözkonusu olduğunda sonografi ile uygun pencere alanının genişlemesi ile; kitle natürü, solid ya da kistik komponentler, hava-sıvı bronkosonogramları ayırt edilebilir ki, bu bulgular ile Doppler parametreleri de eklendiğinde, kitlelerin vaskülarizasyon paterninden de yola çıkılarak atelektazi, konsolidasyon, timik neoplaziler, konglomere lenf nodları ayırımı kolaylaşacaktır10.
Kopf ve Scheier yaptıkları çalışmada klinik ve radyolojik olarak pnömoni oldukları tespit edilen 143 hastayı ultrasonografik muayeneye tabi tutmuşlardır. 127 hastada US ile pnömonik konsolidasyonun görüntülendiğini kaydetmişlerdir. Pnömoninin karakteristik özelliklerini çok sayıda küçük hiperekoik yapılarla birlikte hipoekoik bir konsolidasyon ve bulanık bir sınır olarak tanımlamışlardır. Sonuçta US'nin büyük bir oranda pnömonik konsolidasyonu görüntüleyebildiğini ve pnömoninin tanı, takip ve tedavisi ile ilgili ilave bilgiler verdiğini belirtmişlerdir10. Bizim olgumuzda da izlenen bronkosonogramların varlığı pnömonik konsolidasyon lehine idi.
Yu ve arkadaşları göğüs hastalığına sahip 41 kritik hasta üzerinde yaptıkları çalışmada, göğüs sonografisinin kullanışlı bir tanısal araç olduğunu, özellikle BT ulaşılabilir olmadığında veya hastanın mobilizasyonunda sıkıntılar sözkonusu ise (instabil hasta, yoğun bakım koşullarında), hastabşında da uygulanabilmesi bakımından yararlı olduğunu ileri sürmüşlerdir6. Bizim olgumuzda olduğu gibi pediatrik olgularda radyasyon maruziyetinin en aza indirgenmesi önemlidir. Ayrıca instabil hastalarda BT ile elde edilen görüntülerdeki artefaktlar psödolezyon görünümlerine neden olabilirler.
Targhettan ve arkadaşları 39 pnömonili ve akciğer konsolidasyonu bulunan hastayı ultrasonografi altında radyolojik olarak doğrulamak için kontrollü bir çalışma yürütmüşlerdir12. Bu çalışma sonrasında, normal havalanan akciğerin gösterdiği hiperekoik çizgilenme ve onun hareketini gösteren hava artefaktları dışında konsolide akciğerlerin farklı bir sonografik patern gösterdiklerini ileri sürmüşlerdir. Hastaların büyük bir kısmında karakteristik hava bronkogramları ile birlikte güçlü lineer ekolar ve anekoik tübüler yapılar (sıvı bronkogramı) gözlemişlerdir. Akciğerlerin yüzeyel kısımlarının ise solunum hareketiyle birlikte yüzeyel sıvı alveologramı olarak adlandırılan homojen bir hipoekoik band sergilediğini ifade etmişlerdir. Buradan hareketle sıvı bronkogramları gözlendiğinde sonografinin akciğer konsolidasyonlarını değerlendirebildiğini ve ilave bilgi sağladığını ifade etmişlerdir12. Bizim olgumuzda da konsolide alan içinde yer yer sıvı bronkosonogramlarının olduğunun tespiti, konsolide alanda parankimal iskeletin korunduğunun işareti olarak değerlendirilmiş ve lenfoma öntanısından uzaklaşmamızı sağlamıştı.
Bazı çalışmalarda, plevral tabanlı kitle lezyonlarının transtorasik biyopsisinde sonografi, ağırlıklı olarak guide amacı ile başarılı olarak kullanılmıştır13. Her ne kadar derin yerleşimli veya daha doğrusu transdusere bakan yüzeyi hava katmanı ile örtülü lezyonlarda kullanışlı olmasa da daha önce yapılmış kesitsel incelemeler ile lezyonların US eşliğinde biopsi için uygunluğu kararlaştırılmış olmakla birlikte, özellikle eş zamanlı (real-time) yapılabilme özelliği ve radyasyon maruziyeti sözkonusu olmadığından tekrarlanabilirliği ise ihmal edilmeyecek avantajlarındandır.
Sonuç
Kaynaklar
1)Gorg C, Bert T. Transcutaneous colour Doppler sonography of lung consolidations: review and pictorial essay. Part 2: colour Doppler sonographic patterns of pulmonary consolidations. Ultraschall Med. 2004 25:285-291.
2)Murray JG, Breatnach E. Imaging of the mediastinum and hila. Curr Opin Radiol. 1992; 4:44-52.
3)Kjeldsberg KM, Oh K, Murray KA, Cannon G. Radiographic approach to multifocal consolidation. Semin Ultrasound CT MR 2002: 288-301.
4)Jung JI, Kim H, Park SH, Kim HH at all. CT differentiation of pneumonic-type bronchioloalveolar cell carcinoma and infectious pneumonia. Br J Radiol.. 2001 Jun;74:490-494.
5)Mathis G. Thoraxsonography--Part II: Peripheral pulmonary consolidation. Ultrasound Med Biol. 1997; 23:1141-1153.
6)Yu CJ, Yang PC, Chang DB, Luh KT. Diagnostic and therapeutic use of chest sonography: value in critically ill patients. AJR Am J Roentgenol. 1992;159:695-701.
7)Wernecke K, Diederich S. Sonographic features of mediastinal tumors. AJR Am J Roentgenol. 1994;163:1357-1364.
8)Wernecke K, Vassallo P, Pötter R, Lückener HG, Peters PE. Mediastinal tumors: sensitivity of detection with sonography compared with CT and radiography. Radiology 1990;175:137-143.
9)Lam S, Becker HD. Future diagnostic procedures. Chest Surg Clin N Am. 1996:363-380.
10)Hsu WH, Chiang CD, Hsu JY, Huang WL. Detection of mass lesions in the collapsed lung by ultrasonography. J Formos Med Assoc. 1992 Jan;91(1):57-62 1992;91:57-62.
11)Gehmacher O, Mathis G, Kopf A, Scheier M. Ultrasound imaging of pneumonia. Ultrasound Med Biol. 1995 21:1119-1122.
12)Targhetta R, Chavagneux R, Bourgeois JM at all. Sonographic approach to diagnosing pulmonary consolidation. J Ultrasound Med. 1992;11:667-672.
13)Yang PC, Chang DB, Yu CJ at all. Ultrasound guided percutaneous cutting biopsy for the diagnosis of pulmonary consolidations of unknown aetiology. Thorax. 1992 Jun;47:457-460.
© 2010 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

