Histerektomi Materyallerinde Histopatolojik Tanıların İnsidansı
1Medicalpark Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Elazığ, Türkiye
2Cumhuriyet Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Sivas, Türkiye
3Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Histerektomi, Patoloji, Leioyoma, Hysterectomy, Pathology, Leioyoma
5.427 görüntülenme 3.044 indirme
Gereç ve Yöntem: Ekim 2007 ile Ekim 2009 arasında 361 histerektomi materyali tekrar gözden geçirildi ve patolojik tanılar araştırıldı.
Bulgular: Histerektomi için en yaygın klinik endikasyon leiomyoma (% 31.85) idi. Diğer klinik endikasyonlar endometrial hiperplazi (% 27.14), disfonksiyonel uterin kanama (% 18.55), uterus prolapsusu (% 9.14), kronik pelvik ağrı (% 7.20), adenomyozis (% 3.87), servikal neoplazi (% 2.21) idi. En yaygın tanımlanan patoloji leiomyoma (% 40.16) idi. Diğer patolojiler endometrial hiperplazi (% 38.22), adenomyozis (% 25.48), endometrial polipler (% 8.86), CIN 1 ( % 3.32 ), CIN 2 ( % 1.66 ) ve atrofik endometrium (% 3.60) idi. Yüzellisekiz (% 43.76) histerektomi materyalinde kombine patolojiler tanımlandı. En yaygın kombinasyon leiomyoma ve endometrial hiperplazi (% 38.60) idi. Diğer kombine patolojiler adenomyozis ve endometrial polip (% 17.72), adenomyozis ve leiomyoma (% 12.65), leiomyoma ve endometrial polipler (% 8.22) idi.
Sonuç: Endometrial patolojiler nedeniyle özellikle premenapozal ve postmenapozal dönemde opere edilecek olgularda servikal neoplazilerin beraber olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle endometrial örnekleme yaparken endoservikal örneklemeninde yapılması önemlidir.
Material and Methods: A total of 361 hysterectomy specimens between October 2007 and October 2009 were retrieved and studied
Results: The most common indication for hysterectomy was leiomyoma (31.85 %). Other indications were endometrial hyperplasia (27.14 %), dysfunctional uterine bleeding (18.55 %), uterine prolapse (9.14 %), chronic pelvic pain (7.20 %), adenomiyosis (3.87 %), cervical neoplasia (2.21 %). The most common pathology identified was leiomyoma (40.16 %). Other pathologies included endometrial hyperplasia (38.22 %), adenomyosis (25.48 %), endometrial polyps (8.86 %), CIN 1 (3.32 %), CIN 2 (1.66 %) and atrophic endometrium (3.60 %). In 158 (43.76 %) of hysterectomy specimens combined pathology was identified. The most common combination was leiomyoma and endometrial hyperplasia (38.60%). Other combined pathologies included adenomoysis and endometrial polyps (17.72 %), adenomyosis and leiomyoma (12.65 %), leiomyoma and endometrial polyps (8.22 %).
Conclusion: The existence of cervical disorders should be demonstrated when an operation is going to be performed for an endometrial pathology in a pre or postmenopausal woman. Cervix and cervical canal should be examined during endometrial evaluation.
Giriş
İlk total abdominal histerektomi ile birlikte bilateral salpingoooferektomi operasyonu 1844' te Clay tarafından yapılmıştır. Myom, adenomyozis, yaygın pelvik enfeksiyon veya adezyon, disfonksiyonel uterin kanama (DUK) ve obstetrik komplikasyonlar gibi selim lezyonların tedavisinde histerektomi bir cerrahi tedavi seçeneğidir. Birleşik Krallık' ta kadınların yaşamlarının herhangi bir döneminde histerektomi operasyonu geçirme oranı %20'dir. Kadınların %20-30' u DUK' tan etkilenir ve bu problemi olan kadınların %60' ı histerektomiye gider4. Histerektomi oranları coğrafik dağılım, hasta ve hekim ile ilişkili faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir5.
Bu çalışmada selim ön tanılarla yapılan histerektomi materyallerinde tespit edilen uterin patolojilerin retrospektif olarak gözden geçirilmesi amaçlandı. Ayrıca histerektomi materyallerinde servikal neoplazilerin birlikte görülme sıklığı araştırıldı.
Materyal ve Metot
Bulgular
Tablo 1: 361 Histerektomi olgusunda klinik endikasyonlar (%)
Histerektomi materyallerinin histopatolojik raporları sonucunda, en yaygın tanımlanan patoloji leiomyoma 145 (%40.16), takiben endometrial hiperplazi 138 (38.22) ve adenomyozis 92 (% 25.48) idi. Endometrial polip 32 (% 8.86) vakada tespit edildi. (% 3.32) vakada CİN I, 6 (% 1.66) vakada CİN II, 1 (%0.27) vakada CİN III , 13 (% 3.60) vakada atrofik endometriyum mevcuttu (Tablo 2).
Tablo 2: 361 Histerektomi materyallerinde tespit edilen uterin patolojilerin tipleri ve oranları (%)
Çalışmamızda 158 olguda kombine patolojiler mevcuttu. En sık birlikte görülen patolojiler, myoma uteri ve endometrial hiperplaziler 61 (% 36.60), daha az sıklıkta sırası ile adenomyozis ve endometrial polip 28 (% 17.72), adenomyozis ve myoma uteri 20 (% 12.65), myoma uteri ve endometrial polip 13 (% 8.22) tespit edildi.
Adenomyozis için ortalama yaş 48.66 (±6.49), endometrial polip için 49.50 (±7.90), endometrial hiperplaziler için 47.19 (±4.91) idi.
Çalışmamızda endometrial hiperplazilerin dağılımı Tablo 3' te gösterildi. En sık basit atipisiz endometrial hiperplazi 83 (% 56.08) daha az sıklıkta kompleks atipili hiperplazi 31 (% 20.93) basit atipili hiperplazi 24 (% 16.21), kompleks atipisiz hiperplazi 10 (% 6.75), tespit edildi
Myoma uteri tanısıyla opere edilen 46 yaşındaki hastada 8x8x7 cm boyutunda eksize edilen kitlenin leiomyosarkom olduğu histopatolojik inceleme sonucu öğrenildi.
Myoma uteri nedeniyle opere edilen 51 yaşındaki başka bir hastada, endometrium basit atipisiz hiperplazisi ve serviksin adenokarsinomunun birlikte olduğu görüldü.
Kompleks atipili endometrial hiperplazi tanısıyla opere edilen 56 yaşındaki hastanın kompleks atipili hiperplazisi ve serviksin endometrioid karsinomunun birlikteliği patolojik inceleme sonucu tespit edildi (Tablo 3).
Tablo 3: 148 endometrial hiperplazi olgusunun histopatolojik tip dağılımı
Tartışma
Her yıl 15 yaş ve üzerindeki 590,000 kadına histerektomi yapıldığı tahmin edilmektedir6.
Shergill ve ark.7 100 histerektomi materyalinin histopatolojik sonuçlarını gözden geçirmişler ve 38 olguda leiomyoma ve adenomyosis, 25 olguda leiomyoma, 3 olguda adenomyosis tanısı histopatolojik olarak histerektomi materyallerinde teyid edilmiştir.
Ojeda ve ark.8 621 histerektomi materyalinin histopatolojik incelemesini yapmışlardır; %44.76 leiomyoma, %22.33 endometrial hiperplazi, %14 adenomyozis, %12.23 malign hastalık, %6.44 endometriozis tespit etmişlerdir. Bizim çalışmamızda da % 40.16 myoma uteri , % 38.22 olguda endometrial hiperplazi ve %25.48 adenomyozis, %8.86 endometrial polip tespit edildi.
Adenomyzis, myometriyum içerisine endometriumun selim invazyonu olarak tanımlanabilir. Genellikle bu patolojide uterus diffuz olarak büyür9. Adenomyozis ve uterin leiomyomlar sıklıkla bir arada bulunur. Zaman zaman daha genç yaşlardaki kadınlarda görülse de, semptomatik kadınların ortalama yaşı genellikle 40 yaş veya üstüdür10. Adenomyozisin etyolojisi ve patolojik mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Bununla beraber progesteron tarafından karşılanmamış uzamış östrojen aktivitesi etyolojide rol oynamaktadır11,12. Tanı oranları patologlar arasında %10 ile % 80 arasında değişmektedir13. Batı ve Amerikan çalışmaları histerektomi materyallerinde adenomyozis sıklığının %5-70 arasında değişiklik gösterdiğini bildirmiştir14. Klinik olarak adenomyozis tanısı konulabilmesinin %2.6 ile %26 gibi düşük oranda olduğu literatürde belirtilmektedir. Çünkü adenomyozis semptomları leiomyomlar, endometriozis veya endometrial poliplerle de görülebilmekte veya birden fazla patolojinin aynı anda olabildiği üzerinde durulmaktadır15. Biz histerektomi materyallerinde adenomyozis görülme sıklığını literatürdeki oranlara benzer şekilde % 25.48 bulduk.
Leiomyom, erken reprodüktif çağdaki kadınlarda en sık görülen neoplazidir. Adenomyosis vakalarında birlikte en sık görülen neoplazidir. Uterin leiomyoma için yapılan histerektomi operasyonu daha ziyade erken reprodüktif çağda yapılmaktadır11,16.
Endometrial polipler (EP) reprodüktif ve postmenopozal dönem kadınlar arasında sık görülen bir problem olup, semptom olarak sıklıkla kanama düzensizliklerine yol açmaktadır. Genel populasyona bakıldığında EP' lerin sıklığının yaklaşık olarak % 15- % 25 olduğu tahmin edilmektedir. Endometrial polipler pre ve postmenapozal kadınlarda anormal uterin kanamanın en sık görülen nedenidir17-19. Bizim çalışmamızda endometrial polip görülme oranı % 8.86 idi. Endometrial polip görülme sıklığının düşük olmasının nedeni, endometrial poliplerin tedavisinde öncelikle D&C ve histeroskopik rezeksiyon yapılmasından dolayıdır.
Talukder ve ark20 328 histerektomi materyalinin histopatolojik sonucunu değerlendirmişlerdir. En yaygın tespit edilen histopatolojik bulgular; % 87.80 kronik servisit, %17.07 leiomyoma, %3.96 adenomyozis, %3.35 endometrit, % 2.44 serviksin skuamoz hücreli karsinomu , % 2.44 endometrial polip, % 1.83 endometrial hiperplazi olarak tespit etmişlerdir.
Bukhari ve ark21 1832 histerektomi materyalinin patoloji sonucunu incelemişlerdir. % 94.1 selim, % 4.3 habis, kalan % 1.62 olguda belirgin bir patolojik değişiklik saptamamışlardır. Selim lezyonlar; leiomyoma (%27.8), adenomyozis (%20.5), leiomyoma ile birlikte adenomyozis (% 15.8) ve diğer benign patolojilerdir. Habis lezyonlar karsinoma (%3.5) ve sarkom (%0.81) dur. Bizim çalışmamızda selim ön tanılarla operasyon yapılmasına rağmen leiomyosarkom oranı % 0.27, servikal kanser tespit edilme oranı % 0.83 idi.
Verit ve ark22 yaptıkları çalışmada abdominal histerektominin en sık endikasyonunu % 48,5 ile leiomyom, vaginal histerektominin ise %96.5 ile prolapsus olduğunu bildirmişlerdir
Bizim çalışmamızda % 40.16 sıklığı ile leiomyom en yaygın tespit edilen selim lezyon idi. Takiben % 38.22 oranında endometrial hiperplazi tespit edildi.
Uterin kanser Birleşik devletlerde en yaygın pelvik jinekolojik malignensidir ve gelişmiş ülkelerde daha sık görülür23. Bizim hiçbir olgumuzda endometrium karsinomu tespit edilmedi. Bir olgumuzda. (% 0.27) leiomyosarkom tespit edildi.
Endometrial hiperplazi, endometriumun endometrioid adenokarsinomu için prekürsördür. Endometrial hiperplazi 4 farklı kategoride sınıflandırılır; sitolojik atipili veya atipisiz basit hiperplazi, atipili veya atipisiz kompleks hiperplazi. Basit atipisiz hiperplazili hastalarda karsinoma ilerleyiş % 0- 3, basit atipili hiperplazilerde % 0-8, kompleks atipili hiperplazilerde % 9- 29' dur24,25. Kompleks atipili hiperplazilerde histerektomi materyallerinde endometrial karsinom birlikteliğinin % 20- 52 arasında olduğu bildirilmiştir26. Bizim çalışmamızda endometrial hiperplazi görülme oranı % 38.22 idi. Atipisiz endometrial hiperplazili olguların tedavisinde öncelikle medikal tedavi uygulanmış, tedaviye dirençli olgularda ise olgunun klinik durumuna göre histerektomi yapılmıştır.
Sonuç olarak çalışmamızda, preoperatif klinik ön tanılarda adenomyozis oranı çok düşük (% 3.87) olmasına karşın histerektomi materyallerinde çok daha fazla (% 25.48) tespit edildi. Özellikle etiyolojisi açıklanamayan menometrorajilerde ve kronik pelvik ağrılı olgularda adenomyozisin sıklığı akılda tutulmalıdır.
Endometrial hiperplazi görülme oranının preoperatif düşünülenden daha fazla olduğu histerektomi materyallerinin histopatolojik incelemesi sonucu tespit edildi. Myoma uteri ve endometrial hiperplazilerin yüksek oranda birlikteliği düşünülürse myoma uteri nedeniyle opere edilecek olgularda menometrorajide mevcut ise, endometrial örnekleme yapılmasının önemli olduğu görülmektedir.
Endometrial patolojiler nedeniyle özellikle premenapozal ve postmenapozal dönemde opere edilecek olgularda servikal neoplazilerin beraber olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle endometrial örnekleme yaparken endoservikal örneklemenin yapılmasının önemini vurgulamaktayız.
Kaynaklar
1)Marana R, Paparella PL, Catalano GF, Caruana P, Pedulla S, mancuso S. Laparoscopically assisted vaginal hysterectomy as an alternative to abdominal hysterectomy. Gynecol Obstet Invest 1996; 42: 249-252.
2)Bren L. Alternative to hysterectomy: new technologies, more options. FDA Consumer. Rockville 2001; 35; 23.
3)Marana R, Busacca M, Zupi E, Garcea N, Paparella PL,Catalano GF. Laparoscopically assisted vaginal hysterectomy versus total abdominal hysterectomy: A prospective, randomized, multicenter study. Am J Obstet Gynecol 1999; 180: 270-275.
4)Coulter A, Bradlow J, Agass M, Martin-Bates C, Tulloch A. Outcomes of referrals to gynaecology outpatient clinics for menstrual problems: an audit of general practice records. Br J Obstet Gynaecol 1991; 98: 789-796.
5)Vessey MP, Villard-Mackintosh L, McPherson K, Coulter A, Yeats D. The epidemiology of hysterectomy: findings in a large cohort study. Br J Obstet Gynecol 1992; 99: 402-407.
6)Carlson K, Nichols D, Schiff I. Indication for Hysterectomy. N Engl J Med 1993; 328: 856-860.
7)Shegill SK, Shergill HK. Clinicopathological study of hysterectomies. J Indian Med Assoc 2002; 100: 238-239.
8)Ojeda VJ. The pathology of hysterectomy specimens. Z Med J 1979; 89: 169-171.
9)Arif A, Jamal S, Mubarik A, Zubair A, Ghori UK. Study of adenomyosis in different decades of life: An experience at army medical college, Rawalpindi-Pakistan. Pak J Pathol 2007; 18: 75-78.
10)Lee NC, Dicker RC, Rubin GL, Ory HW. Confirmation of the preoperative diagnoses for hysterectomy. Am J Obstet Gynecol 1984; 150: 283-287.
11)Ferenczy A. Pathophysiology of adenomyosis. Hum Reprod Update 1998; 4: 312-322.
12)Leyendecker G, Wildt L, Mall G. The pathophysiology of endometriosis and adenomyosis: tissue injury and repair. Arch Gynecol Obstet 2009; 280: 529-538.
13)Bird CC, McElin TW, Manalo-Estrella P. The elusive adenomyosis of the uterus-revisited. Am J Obstet Gynecol 1972; 112: 583-593.
14)K. Jo. Adenomyosis: the pathophysiology of an oestrogen-dependent disease. Best Pract Res Clin Obstet Gynecol 2006; 20: 493-502.
15)Atri M, Reinhold C, Mehio AR, Chapman WB, Bret PM. Adenomyosis: US features with histologic correlation in an in vitro study. Radiology 2000; 215: 783-790.
16)Flake GP, Andersen J, Dixon D. Etiology and pathogenesis of uterine leiomyomas: a review. Environ Health Perspect 2003; 111: 1037- 1054.
17)Sherman ME, Mazur MT, Kurman RJ. Benign diseases of the endometrium. In: Kurman RJ, editor. Blaunstein's pathology of the female genital tract. 5. edition. New York: Springer, 2002; 421–466.
18)Perez-Medina T, Martinez O, Folgueira G, Bjo J. Which endometrial polyps should be resected? J Am Assoc Gynecol Laparosc 1999; 6: 71-74.
19)Reslova T, Tosner J, Resl M, Kugler R, Vavrova I. Endometrial polyps. A clinical study of 245 cases. Arch Gynecol Obstet 1999; 262: 133-139.
20)Talukder SI, Haque MA, Hug MH, Alam MO, Roushan A, Noor Z, et al. Histopathological analysis of hysterectomy specimens. Mymensing Med J 2007; 16: 81-84.
21)Bukhari U, Sadiq S. Analysis of the underlying pathological lesions in hysterectomy specimens. Pak J Pathol 2007; 18: 110-112.
22)Verit FF, Artuc H, Kafalı H. The evaluation Of Simple Hysterectomies At Harran University Department Of Obstetrics And Gynecology. Türkiye Klinikleri J Gynecol Obst 2006; 16: 77-81.
23)Sutton GP, Brill L. Malignant papillary lesion of the endometrium. Gynecol Oncol 1987; 27: 294-304.
24)Kurman RJ, Kaminski PF, Norris HJ. The behavior of endometrial hyperplasia. A long term study of 'untreated' hyperplasia in 170 patients. Cancer 1985; 56: 403-412.
25)Tabata T, Yamawaki T, Yabana T, Ida M, Nishimura K, Nose Y. Natural history of endometrial hyperplasia: study of 77 patients. Arch Gynecol Obstet 2001; 265: 85-88.
26)Janicek MF, Rosenshein NB. Invasive endometrial cancer in uteri resected for atypical endometrial hyperplasia. Gynecol Oncol 1994; 52: 373-378.
© 2012 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

