Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi arması

Fırat Medical Journal
TR EN
ISSN: 1300-9818 e-ISSN: 2147-124X
2012, Cilt 17, Sayı 3, Sayfa(lar) 129-134

Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesindeki Hemşirelik Öğrencilerinin Beyin Ölümü ve Organ Bağışına İlişkin Bilgi ve Tutumları

Yeşim YAMAN AKTAŞ1, Neziha KARABULUT2

1Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Giresun, Türkiye
2Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Erzurum, Türkiye

Anahtar Kelimeler: Beyin ölümü, Organ bağışı, Hemşirelik öğrencileri, Brain death, Organ donation, Nursing student

6.581 görüntülenme 4.200 indirme

Amaç: Bu çalışma, Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü ve organ bağışına ilişkin bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.

Gereç ve Yöntem: Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 150 öğrenci araştırma kapsamına alınmıştır. Verilerin toplanmasında konuya ilişkin 27 soru içeren anket formu kullanılmıştır. Veriler yüzdelik hesaplamayla değerlendirilmiştir.

Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20.89±1.58 olup, %86'sı kızdır. Çalışmaya alınan öğrencilerin %65.3'ü öğrenimleri süresince derslerinde beyin ölümü ve organ nakline ilişkin bilgi almadıkları saptanmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin %66.7'si doku ve organlarının tümünü bağışlamak isterken, ancak %3.3'ü organ bağışında bulunduğunu belirtmiştir.

Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinin lisans eğitiminde beyin ölümü ve organ bağışı konusunda yeterince bilgilendirilmedikleri, organ bağışı konusundaki istekliliklerinin yüksek olduğu görülmesine rağmen, organ bağışında bulunan hemşirelik öğrencilerinin çok düşük düzeyde olduğu saptanmıştır.

Objective: This study was carried out as a descriptive study in order to determine knowledge and attitudes of nursing students who have been training in Giresun University Faculty of Health Sciences about brain death and organ donation.

Materials and Methods: 150 students studying in Giresun University Faculty of Health Sciences and agreeing to participate in the research were included. In data collection, the questionnare which included 27 items was used. The data were evaluated through percentage distribution.

Results: The mean age of nursing students was 20.89 ±1.58 and 86% were female. It was marked that 65.3% of the students do not have information about brain death and organ donation during their study. 66.7% of the students indicated that they wanted to donate all of their tissue and organ, but only 3.3% of them donated their organs.

Conclusion: It was determined that the nursing students were not informed about brain death and organ donation sufficiently during the undergradua-te education and the willingness of the nursing students for organ donation was higher whereas the rate of those who actually accepted to donate their organs was low.

Giriş

Transplantasyon (organ nakli), son dönem ya da geriye dönüşsüz organ yetmezliğinde uygulanan tek tedavi seçeneğini oluşturmaktadır. Günümüzde organ naklinde cerrahi prosedürler, tıbbi teknoloji ve immunosupresif tedavi rejimlerindeki gelişmelere paralel olarak nakil yapılan hasta sayısı ve başarı oranı giderek artmıştır1-3.

Kalp transplantasyonu yapılan hastaların, transplantasyon sonrası yaşam süreleri 1-5 yıl için yaklaşık olarak %70-82 iken; akciğer transplantasyonu yapılan hastalarda bu oran %56-73 olarak belirtilmiştir. Karaciğer ve böbrek transplantasyonu yapılan hastalarda ise bu oran giderek artmakta ve 1-5 yıllık yaşam süreleri, karaciğer ve böbrek transplantasyonu için sırasıyla %80-85 ve %84-94 oranında ifade edilmiştir4. Yaşam sürelerine ilişkin belirtilen değerlendirmelere bakıldığında, organ naklinin son dönem organ yetmezliğinin tedavisindeki önemi daha net anlaşılmaktadır.

Organ naklinde, nakil yapılan hasta sayısı ve başarı oranının artmasına rağmen, organ bağışı yapanların sayısında gereken artış olmamakta ve nakil için bekleyen hasta sayısı ile donör temini arasında büyük bir açık ortaya çıkmaktadır. Türkiye’deki örneklere bakıldığında 2001 yılında böbrek nakli için bekleyen hastaların %10.8’ine transplantasyon uygulanmış ve karaciğer nakli için bekleyen hastaların ise %26.1’ine sıra gelmiştir. Türkiye’de son 25 yıl içinde yapılan böbrek ve karaciğer transplantasyonlarında toplam kullanılan organların %73.9’u canlı donörlerden ve %26.1’i ise kadavradan elde edilirken, son iki yılda böbrek ve karaciğer transplantasyonlarına kaynak sağlayan toplam canlı donör oranı %69.5’ten %62.1’e düşmüştür5.

Günümüzde organ nakline ilişkin toplumun bilinçlenmesi ve eğitim girişimlerine yönelik çabaların artmasına rağmen, donör oranları statik oranlarda kalmaktadır. Donör sayısının düşük olmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunlar; yapılan nakillerin başarısına ilişkin sağlık bakım profesyonellerinin bilgi eksikliği, beyin ölümü ve donör kriterlerine ilişkin bilgi eksikliği, potansiyel donör adaylarının ailelerinin beyin ölümünü anlamada yaşadıkları güçlükler, dini düşünceleri ve ailelerden organ nakli için onay almakta zorluk yaşanması sayılabilir6-8.

Organ bağışı ve nakil sayısının artırılması için toplumun bilgilendirilmesinin yanı sıra, hemşirelerin de bu süreçte potansiyel donörlerin tesbitinde ve aileleri ile iletişim kurmada önemli rolleri bulunmaktadır. Bu nedenle sağlık bakım alanında görev alacak hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü ve organ nakline yönelik yeterli bilgi düzeyi ve bilince sahip olması gerekmektedir3,9,10. Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü ve organ bağışına yönelik bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.

Materyal ve Metot

Tanımlayıcı tipteki çalışma, 22 Şubat - 5 Mart 2010 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim görmekte olan tüm hemşirelik öğrencileri oluşturmuştur (n=173). Araştırmanın örneklemini anket uygulama esnasında sınıfta olan ve anket uygulamayı kabul eden 150 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma öncesinde kurumdan yazılı izin ve araştırmaya katılan öğrencilerden ise sözel izinleri alınmıştır.

Verilerin hazırlanmasında araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda oluşturulan ve öğrenci hemşirelerin beyin ölümü ve organ bağışına ilişkin bilgi ve tutumlarını içeren anket formu uygulanmıştır. Anket formunda hemşirelik öğrencilerinin demografik verileri, beyin ölümüne ilişkin bilgi durumlarını içeren 6 soru ve organ bağışına ilişkin bilgi ve tutumlarını içeren 27 soru sorulmuştur. Veriler ‘Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) for Windows 11.0’ paket programı kullanılarak değerlendirilmiş ve istatistiki analizlerde yüzdelik, ortalama ve ki-kare testleri kullanılmıştır. İstatistiksel önemlilik için p<0.05 kabul edilmiştir.

Bulgular

Araştırma kapsamında 17-25 yaşları arasında olan 150 hemşirelik öğrencisi yer almaktadır. Tablo 1’de tanıtıcı özellikleri verilen hemşirelik öğrencilerinin; yaş ortalamaları 20.89+1.58’dir. Öğrencilerin %86.7’ sinin (n=130) kız ve %13.3’ünün (n=20) erkek olduğu ve %30.7’sinin (n=46) 2. sınıfta öğrenim gördüğü belirlenmiştir.

Tablo 1: Hemşirelik öğrencilerinin tanıtıcı özellikleri (n=150)

Çalışmaya alınan öğrencilerin %65.3’ü (n=98) öğrenimleri süresince derslerinde beyin ölümü ve organ nakline ilişkin bilgi almadıklarını ve %96.7’si (n=145) ise kliniklerde beyin ölümü gerçekleşmiş hastaya bakım vermediğini ifade etmiştir (Tablo 2).

Tablo 2: Hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü hakkında bilgi alma ve beyin ölümü gerçekleşmiş hastaya bakım verme durumu

Hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü kriterlerine ilişkin bilgi durumları Tablo 3’de yer almaktadır. Çalışmamızda, beyin ölümü gerçekleşmiş bireyde ‘pupiller dilate ve ışık refleksi yoktur’ ifadesine öğrencilerin %72.7’si (n=109), ‘kornea refleksi yoktur’ ifadesine %72.7’si (n= 109), ‘okulosefalik refleksler yoktur’ ifadesine %34’ü (n= 51), ‘vestibulooküler refleksler yoktur’ ifadesine %27.3’ü (n= 41) ve ‘ağrılı uyaranlara motor yanıt yoktur’ ifadesine %55.3’ü (n= 83) doğru yanıtını işaretleyerek yanıt vermişlerdir. Hemşirelik öğrencilerinin %81.3’ü (n= 122) ‘beyin ölümünü, kişinin beyin fonksiyonlarının tamamını yitirmesi’ olarak tanımlarken, öğrencilerin %54.7’si (n=82) ‘beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin kalbi çalışıyor olmasına rağmen, kişinin ölü olarak kabul edilmediğini’ belirtmiştir.

Tablo 3: Hemşirelik öğrencilerinin beyin ölümü kriterlerine ilişkin bilgi durumları (n= 150)

Öğrencilerin organ nakli ve bağışı konusunda bilgi ve düşünce ifadelerine verdikleri yanıtların dağılımı Tablo 4’de verilmiştir. Çalışmada öğrencilerin %88.7’si (n=133) organ bağışını desteklediğini, %57.3’ü (n= 86) öldükten sonra organlarını bağışlamak istediğini, % 87.3’ü (n= 131) organ bağışının güvenilir ve faydalı bir uygulama olduğunu, %70’i (n= 105) organ bağışının ahlaki değer ve inançlarıyla tutarlı olduğunu ve %88.7’si (n= 133) organ bağışında bulunmanın özverili bir davranış olduğunu ifade etmişlerdir. Öğrencilerin yalnızca %4.7’si (n= 7) dini düşüncelerinin organ bağışına karşı olduğunu ve organ bağışını desteklemediklerini belirtmişlerdir.

Tablo 4: Hemşirelik öğrencilerinin organ nakli ve bağışı konusunda bilgi ve tutumları (n= 150)

Araştırmada ‘Organlarınızı bağışlamak isterseniz hangi organ ve dokularınızı bağışlamak istersiniz?’ sorusuna öğrencilerin %9.3’ü’ (n=14) böbrek, %2.7’si (n=4) kalp, %2’si (n=3) kemik iliği, %1.3’ü (n=2) karaciğer ve %0.7’si (n=1) pankreas, kalp kapakları ve deri yanıtını vermişlerdir. Hemşirelik öğrencilerinin %66.7’si (n=100) doku ve organlarının tümünü bağışlamak isterken, ancak %3.3’ü (n=5) organ bağışında bulunduğunu belirtmiştir. Organ bağışında bulunan öğrencilerin %1.3’ü (n=2) organ bağış kartı taşıdığını, %2’si (n=3) ise organ bağışında bulunmak istediğini ailesiyle paylaştığını ifade etmiştir (Tablo 5).

Tablo 5: Hemşirelik öğrencilerinin organ ve doku bağışında bulunma durumu

Hemşirelik öğrencilerinin organ bağışı tutumlarına etki edebilecek faktörler incelendiğinde; öğrencilerin yaşları, cinsiyetleri ve dini düşüncelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05) (Tablo 6, Tablo 7).

Tablo 6: Hemşirelik öğrencilerinin organ bağışını dini yönden uygun bulma durumlarına göre tutumlarının karşılaştırılması

Tablo 7: Hemşirelik öğrencilerinin cinsiyet durumlarına göre organ bağışı ile ilgili tutumlarının karşılaştırılması

Tartışma

Günümüzde organ nakli giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle bağışlanan organlar ihtiyacı karşılayamamaktadır. Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinin organ nakli ve bağışına karşı tutumlarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.

Çalışmada araştırma kapsamına alınan öğrencilerin %65.3’ü öğrenimleri süresince derslerinde beyin ölümü ve organ nakline ilişkin bilgi almadıklarını ifade etmişlerdir. Göz ve ark.’nın11 çalışmalarında öğrencilerin %19.8’inin organ bağışı konusundaki bilgiyi lisans eğitimi süresince aldığını ve %63.1’inin organ bağışı konusunda hiçbir fikrinin olmadığını ifade ettikleri görülmektedir. Benzer şekilde Özer ve ark.12 çalışmalarında hemşirelik öğrencilerinin yalnızca %14.1’inin lisans eğitimi süresince organ bağışı ve nakli konusunda yeterince bilgi veriliyor görüşüne katıldıklarını belirtmişlerdir. Literatürde yer alan araştırma bulguları bizim çalışma bulgularımızla benzerlik göstermektedir.

Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin %81.3’ü ‘beyin ölümünü, kişinin beyin fonksiyonlarının tamamını yitirmesi’ olarak tanımlarken, %54.7’si ‘beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin kalbi çalışıyor olmasına rağmen, kişinin ölü olarak kabul edilmediğini’ belirtmiştir. Alarcon ve ark.13 yaptıkları çalışmalarında, hemşirelik öğrencilerinin (n=721) beyin ölümüne ilişkin bilgi düzeylerini belirlemişlerdir. Çalışmada hemşirelik öğrencilerinin çalışmamıza benzer şekilde %70’inin beyin ölümü tanısını doğru yaptığı, %27’sinin bu konuda şüphe (ikilem) yaşadığı, %3’ünün ise beyin ölümü gerçekleşen bir bireyin iyileşip tekrar normal yaşamına dönebileceğini düşündüğü saptanmıştır. Aynı çalışmada hemşirelik öğrencilerinin %84’ünün organlarının tümünü bağışlama konusunda olumlu yaklaştığı bulunmuş, ancak bu oran bizim çalışmamızda daha düşük (%66.7) belirlenmiştir. Literatürdeki çalışmaya göre bu oranın düşük olmasında ülkemizde hemşirelik bölümlerinde lisans eğitimi süresince bu konuda yeterli bilgi verilmemesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin yalnızca %34.7’si öğrenimlerinde konuya ilişkin bilgi aldığını ifade etmesi bu oranın düşük olmasında etkili olabilir.

Araştırmaya katılan hemşirelik öğrencilerinin %66.7’si organlarının tümünü bağışta bulunmak istediğini ve %1.3’ü organ bağış kartı taşıdığını belirtmiştir. Literatür incelendiğinde, ülkemizde tıp fakültesi, hemşirelik öğrencileri ve sağlık profesyonelleri arasında yapılan benzer çalışmalarda organ bağışında bulunmak isteyenlerin oranı %34.9 ile %72.3 arasında değişmektedir14-16 . Cantwell ve Clifford’un17 üçüncü sınıf hemşirelik (n=50) ve tıp öğrencileri (n=50) arasında yaptıkları çalışmada, hemşirelik öğrencilerinin (%74) organ bağışında bulunma ve organ bağış kartı taşıma konusunda, tıp öğrencilerine (%43) göre daha istekli oldukları ve bu konuya daha fazla önem verdikleri belirtilmiştir.

Hemşirelerin organ bağışına ilişkin bilgi ve tutumlarının belirlenmesine yönelik yapılan benzer bir çalışmada Vrtis ve Nicely18, hemşirelerin organ bağışına ilişkin pozitif yaklaşımları olduğunu, ancak hemşirelerin yalnızca %46’sının organ bağış kartı taşıdığını saptamıştır. Naçar ve ark.’ nın14 hekim adaylarının organ nakline bakış açılarına yönelik yaptıkları çalışmada ise öğrencilerin %11.7’si organ bağış kartı taşıdıklarını belirtmiştir. Kılıç ve ark.19 ise çalışmalarında kız üniversite öğrencilerinin %91.1’i organlarını bağışlamak istediklerini belirtmiş olmalarına rağmen, bağış yaptığı yönünde beyanda bulunanların sadece %3.8 olduğunu ifade etmişlerdir. Çalışmamızda her iki çalışmaya göre, bu oran oldukça düşük olup öğrencilerin yalnızca %1.3’ü organ bağış kartı taşımaktadır. Lisans eğitimleri süresince derslerde organ bağışının öneminin ifade edilmesi hemşirelik öğrencilerinin konuya ilişkin duyarlılığını artırabilir.

Organ nakli, diğer tedavi yöntemlerinden farklılık göstermekte ve beraberinde birtakım manevi sorunları da getirmektedir. Bu sorunlar sadece tıp bilimini değil aynı zamanda hukuk, ahlak ve din bilimlerini de ilgilendirmektedir. Ülkemizde, halk arasında organ naklinin dinen uygun olmadığına dair yaygın kanı, organ bağışından kaçış nedenlerindendir20. Bireyleri organ bağışı konusunda etkileyebilecek faktörlerden birisi olan dinin etkisine bakıldığında, öğrencilerin yalnızca %4.7’si (n=7) dini düşüncelerinin organ bağışına karşı olduğunu ve organ bağışını desteklemediğini belirtmiştir. Kılıç ve ark.19 çalışmalarında katılımcıların %56.6’sının organ bağışının dini açıdan uygun olduğunu, %3’ünün uygun olmadığını ve %40.4’ünün ise bu konuda bilgisinin olmadığını belirtmiştir. Hemşireler üzerinde yapılan benzer bir çalışmada ise hemşirelerin %21.9’u organ bağışında bulunmak istemediğini ve %7.2’si bu konuda kararsız olduğunu belirtmiş, gerekçe olarak da hemşirelerin %7.1’i dini inançlarına uygun olmadığını ifade etmişlerdir11. Çalışmamızda organ bağışına yönelik olumsuz tutum bildirenler düşük oranda tespit edilmiştir. Literatür, dini açıdan organ bağışını olumsuz değerlendiren bireylerde organ bağışında bulunma isteğinin daha düşük olması nedeniyle, dini açıdan doğru bilgilendirmenin önem ve gerekliliğine işaret etmektedir19. Nitekim araştırmada hemşirelik öğrencilerinin dini düşünceleri ile organ bağışı tutumları arasındaki ilişki incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05) (Tablo 6). Benzer şekilde Göz ve ark.15, organ bağışı ile ilgili yaptıkları çalışmalarında dini inançların organ bağışı üzerinde olumsuz etkisinin fazla olmadığını ifade etmişlerdir.

Ülkemizde nakil yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak, deri ve nakil yapılan dokular ise kemik, kemik iliği, kornea ve kalp kapağıdır. Çalışmada öğrencilerin %66.7’si doku ve organlarının tümünü bağışlamak isterken, tek organ bağışında %9.3 oranında böbreğini bağışlamak istediğini belirtmişlerdir. Naçar ve ark.’nın14 yaptıkları çalışmada tıp fakültesi son sınıf öğrencileri en fazla bağışladıkları organları sırasıyla böbrek, karaciğer, kornea, kemik iliği ve kalp olarak ifade etmişlerdir. Özmen ve ark.21, bağışlanabilecek organlar arasında en çok bilinenin böbrek olmasında, böbreğin ilk ve en eski nakli yapılan organ olmasının etkili olduğunu düşünmektedirler. Çalışma bulgularımız belirtilen araştırma bulgularıyla benzerlik göstermektedir.

Araştırma sonucunda; hemşirelik öğrencilerinin lisans eğitiminde beyin ölümü ve organ bağışı konusunda yeterince bilgilendirilmedikleri, organ bağışı konusunda tutum ve davranışlarının farklı olduğu, organ bağışlamak isteyenlerin çok azının organ bağışında bulundukları saptanmıştır.

Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda; Beyin ölümü ve organ bağışı/nakliyle ilgili konular sağlık bakım alanında çalışacak hemşirelik öğrencilerinin eğitim programlarında yer almasının sağlanması, yalnızca hemşirelik öğrencileri değil, sağlık alanında çalışacak olan ya da çalışan diğer meslek gruplarının da organ bağışının önemini kavramaları ve farkındalığın artırılması için eğitim programlarına dahil edilmesi ve konu ile ilgili broşürlerin hazırlanması önerilebilir.

Kaynaklar

1)Evans RW, Kitzmann DJ. An economic analysis of kidney

2)transplantation. Surg Clin North Am 1998; 78: 149-74.

3)Anyanwu AC, McGuire A, Rogers CA, et al. An economic

4)evaluation of lung transplantation. J Thorac Cardiovasc Surg

5)2002; 123: 406-8.

6)Collins TJ. Organ and tissue donation: a survey of nurse’s

7)knowledge and educational needs in an adult ITU. Intensive

8)Crit Care Nurs 2005; 21: 226-33.

9)McAlister VC, Badovinac K. Transplantation in Canada:

10)Report of the Canadian Organ Replacement Register. Transplant

11)Proc 2003; 35: 2428-30.

12)Edirne T. Türkiye’de organ ve doku nakli uygulamaları:

13)Sonuçları ve strateji önerileri. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri

14)Dergisi 2004; 24: 261-6.

15)Golchet G, Carr J, Harris MG. Why don’t we have enough

16)cornea donors? A literature review and survey. Optometry

17)2000; 71: 318-28.

18)Shih F, Lai M, Lin M, et al. The dilemma of ‘‘to-be or not-tobe’’:

19)Needs and expectations of the Taiwanese cadaveric organ

20)donor families during the pre-donation transition. Soc Sci

21)Med 2001; 53: 693-706.

22)Alat İ, Akpınar MB, Eğri M. ve ark. Doku ve organ naklinde

23)hasta ve yakınlarının görüşleri. Anadolu Kardiyoloji Dergisi

24)2007; 7: 316-7.

25)Chabalewski F, Ellis J, McGraw L. Education related to organ

26)donation and transplantation in undergraduate nursing schools:

27)1993 versus 2000. Prog Transplant 2002; 4: 243-53.

28)Kim JR, Fisher MJ, Elliott D. Undergraduate nursing students’

29)knowledge and attitudes towards organ donation in Korea:

30)Implications for education. Nurse Educ Today 2006; 26: 465–74.

31)Göz F, Gürelli ŞŞ. Yoğun bakım hemşirelerinin organ bağışı

32)ile ilgili düşünceleri. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi 2007; 2:

33)77-88.

34)Özer N, Sarıtaş S, Özlü ZK. Hemşirelik öğrencilerinin organ

35)nakli ve bağışı konusundaki bilgi ve düşüncelerinin incelenmesi.

36)Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi 2010;

37)13: 1-11.

38)Alarcon LM, Rios A, Lopez MJ, et al. Do nursing students

39)understand the meaning of brain death? Transplant Proc 2009;

40)41: 2060-3.

41)Naçar M, Çetinkaya F, Kanyılmaz D. ve ark. Hekim adaylarının

42)organ nakline bakış açıları. Türk Nefroloji Diyaliz ve

43)Transplantasyon Dergisi 2001; 10: 123-8.

44)Göz F, Goz M, Erkan M. Knowledge and attitudes of medical,

45)nursing, dentistry and health technician students towards organ

46)donation: A pilot study. J Clin Nurs 2006; 15: 1371-5.

47)Yasar M, Oğur R, Uçar M. ve ark. Bir sağlık yüksekokulu son

48)sınıf öğrencilerinin organ bağışı konusundaki tutumları ve tutumlarına

49)etki eden faktörler. Genel Tıp Dergisi 2008; 18: 33-7.

50)Cantwell M, Clifford C. English nursing and medical students’

51)attitudes towards organ donation. J Adv Nurs 2000; 4: 961-8.

52)Vrtis M, Nicely B. Nursing knowledge and attitudes towards

53)organ donation. J Transpl Co-ord 1993; 3: 70-9.

54)Kılıç S, Koçak N, Türker T. ve ark. Kız üniversite öğrencilerinin

55)organ bağışı konusundaki tutumları ve bu tutumlarına etki

56)eden faktörler. Gülhane Tıp Dergisi 2010; 52: 36-40.

57)Akış M, Katırcı E, Uludağ HY. ve ark. Süleyman Demirel

58)Üniversitesi personelinin organ doku bağışı ve nakli konusundaki

59)bilgi ve tutumları. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp

60)Fakültesi Dergisi 2008; 15: 28-33.

61)Özmen D, Çetinkaya AÇ, Sarızeybek B. ve ark. Celal Bayar

62)Üniversitesi Manisa Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin organ

63)bağışına ilişkin bilgi ve görüşleri. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri

64)Dergisi 2008; 28: 311-8.

© 2012 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

← İçindekiler