Yeni Tanı Hipertansif Hastalarda Ortalama Trombosit Hacmi ve Arteriyel Sertlik İlişkisi
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nefroloji Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Arteriyel sertlik, Hipertansiyon, Ortalama trombosit hacmi, Arteriel stiffness, Hypertension, Mean platelet volüm
4.058 görüntülenme 2.444 indirme
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 105 yeni tanı almış hipertansif hasta (ortalama yaş 44±8 yıl, 38 erkek) dahil edildi. Ambulatuar kan basıncı kayıtları, kan biyokimya ölçümleri ve kardiyovasküler belirteçleri analiz edildi ve kaydedildi. Her hastada arteriyel sertlik, Complior® cihazı ile nabız dalga yayılma tekniği kullanılarak tesbit edildi.
Bulgular: Yaş (r=0.21, p=0.04), bel çevresi (r=0.16, p=0.04), Ortalama trombosit hacmi (r=0.182, p<0.05), klinik sistolik kan basıncı (r=0.238, p<0.01), diastolik kan basıncı (r=0.195, p<0.05), serum glukoz (r = 0,37; p<0,000), ürik asit (r = 0,24; p<0,008), total kolesterol (r=0,18; p<0,049), homosistein (r=0,21; p<0,022) ölçümleri nabız dalga yayılımı ile pozitif korele bulundu. Lojistik regresyon modelinde düşük dansiteli lipoprotein (r2=1.2; 95% CI 1.1-3.2), OTH (r2=2.7; 95% CI 2.1-2.9), homosistein (r2=3.4; 95% CI 2.8-4.1), yaş (r2 =5.6; 95% CI 4.2-6.6) nabız dalga yayılımının bağımsız prediktörü idi.
Sonuç: Bu çalışmada diyabeti olmayan hipertansif hastalarda arteriyel sertlik ile OTH arasında istatistiksel olarak kuvvetli ilişki olduğu gözlendi. OTH yüksek saptanması arteriyel sertliğin arttığını göstermesi açısından önemlidir.
Material and Method: We enrolled 105 newly diagnosed hypertensive patients (mean age 44±8 years, 38 male) who admitted to our nephrology center. Arterial stiffness was measured by carotid femoral pulse wave velocity, using the automatic device Complior Colson® recording unit. We have recorded all laboratuary parameters and demographic features.
Results: Age, systolic blood pressure, diastolic blood pressure, MPV, uric acid, total cholesterol, homocystein was positively correlated with carotid femoral pulse wave velocity. In logistic regression model, LDL-cholesterol, homocystein, MPV and age were predictor of carotid femoral pulse wave velocity.
Conclusion: MPV is a readily practical and reproducible parameter that should be available in all routine blood counts. Increased MPV has been found to be a predictor of arterial stiffness in newly diagnosed hypertensive patients.
Giriş
Arteriyel sertlik, KVH'ların doğal oluşum sürecinde önemli bir sonlanım noktasıdır ve subklinik kardiyovasküler olayların (KVO) tanınması için bir yol göstericidir5,6. Pek çok çalışma, arteriyel sertliğin tüm nedenlere bağlı KVH'da, ölümcül olan veya olmayan tüm koroner hastalıklarda, tüm hipertansiyon hastalarında mutlaka bulunduğunu göstermiştir7,8. Karotid-femoral nabız yayılma hızı (cfPWV) arteriyel sertlik değerlendirmede direk ölçüm şansı verir9,10.
Günümüzde otomatik kan sayımı cihazları trombositlerin volum ve büyüklüklerine göre değerlendirme şansı verir ve bunların klinik kullanımları bazı risk grubu hastalarda çeşitli hastalıkların tanısı için yol gösterir. Ortalama Trombosit Hacmi (OTH) trombosit aktivasyonu hakkında bilgi verir. Trombosit aktivasyonu ve agregasyonu KVO'larda, vasküler plak oluşumunda merkezi rol oynar11,12. Hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabet gibi metabolik ve kardiyovasküler hastalıklarda OTH yükseldiği gösterilmiştir13-18.
Kardiyovasküler hastalık riski olan hastaların değerlendirmesinde rutin tetkikler ile yapılabilecek hızlı ve kolay yorumlanabilecek yeni belirteçlere ihtiyaç vardır. Biz bu çalışmamızda; yeni tanı konmuş ve hiç tedavi edilmemiş diyabetik olmayan esansiyel hipertansiyonlu hastalarda karotis femoral nabız yayılma hızını (cfPWV) etkileyen faktörleri belirlemeyi ve kan basıncı ile arteriyel sertleşme arasındaki ilişkileri incelemeyi hedefledik.
Materyal ve Metot
Çalışmaya dahil edilen hastalara ambulatuar kan basıncı monitörisasyonu (AKBM) yapıldı. Her hastanın kilosu, boyu ve bel çevresi ölçüldü, Bel çevresi kosta altı ve iliak krest ortasından geçecek şekilde alındı. Beden kitle indeksi (BKİ) hesaplamasında boy metrekaresi kilograma bölünmesi ile hesaplandı. Çalışma öncesinde hastanemizden etik kurul ve hastalardan onam alınmıştı. Laboratuar parametreleri için çalışılacak kan örnekleri 8 saatlik açlık sonrası alındı ve rutin biyokimya analizi, kardiyovasküler risk parametreleri (serum lipid, homosistein, C-reaktif protein) standart laboratuar yöntemleri ile incelendi. Tam kan sayımı, trombosit şişmesini önlemek için sitratlı (1:4 v/v) EDTA'lı tüpe alınan kan örnekleri ile OTH değerleri çalışıldı ve her hasta için kaydedildi.
ABKM için; Oscar (Sun Tech Medical) marka cihaz kullanıldı15. Cihaz uygulamaya alınan hastaların gündüz her 10 dakikada bir gece her 20 dakikada bir kan basınçlarını, her 15 dakikada bir ise kalp atım sayısını kaydetti.
Arteriyel sertlik Complior® (Colson, Garges Les Gonoesse) cihazı ile cfPWV tekniği kullanılarak tesbit edildi. Complior cihazı ile karotid arter ve femoral arterin en iyi palpe edildiği yerlerden nabız dalgaları kaydedilerek bu iki nokta arası mesafe hesaplandı ve nabız yayılma hızı m/sn cinsinden bilgisayar yardımı ile hesaplandı. Elde edilen hız verilerinin yüksek olması, arteriyel sertleşmenin fazla olması, hızın düşük çıkması arteriyel sertleşmenin az olması anlamına geliyordu. Ayrıca çalışmaya katılan kişiler nabız yayılma hızına etki eden faktörleri inceleyebilmek üzere karotid-femoral nabız yayılma hızı 11 mm/sn altında olanlar (velosite grup 1) ve 11 cm/sn üzerinde olanlar (velosite grup 2) diye iki gruba ayrıldı18.
İstatiksel Analiz
Çalışmanın istatistiksel değerlendirmesi SPSS 13.0 (SPSS Inc.,USA) bilgisayar programı kullanılarak yapıldı. Veriler ortalama ± SD (normal dağılan veriler, ortalama-range normal dağılmayan veriler) ve yüzde (%) olarak verildi. Nabız yayılma hızı ile hemodinamik ve biyokimyasal parametreleri karşılaştırmak için simply ve multiple lineer regresyon analizi kullanıldı. Sürekli değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi ve parametrik olmayan değişkenler için Spearman analizi ile test edildi. Değerlendirme sonunda p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Tablo 1: Çalışma hastalarının demografik ve klinik özellikleri
Toplam 61 (%50,8) hastada nabız dalga yayılımına göre arteriyel sertleşme (cfPWV 11cm/sn üzerinde) tesbit edildi. Arteriyel sertleşme tesbit edilen hastaların, arteriyel sertleşme tesbit edilmeyenlere (cfPWV 11cm/sn altında) göre, yaş (46,51±6,5'e 42,44±8,2 yıl, p<0.003), brakiyal sistolik kan basıncı ortalaması (153,15±14,60'e 131,81±16,35, p<0,000), brakiyal diastolik kan basıncı ortalaması (94,27±7,56'ya 83,67±10,58, p<0,000), OTH (9,00±1.13 fl'e 7,47±0,63 fl, p=0.000) değerleri istatiksel olarak anlamlı yüksek bulundu.
Lojistik regresyon modelinde düşük dansiteli lipoprotein (r2=1.2; 95% CI 1.1-3.2), OTH (r2=2.7; 95% CI 2.1-2.9), homosistein (r2=3.4; 95% CI 2.8-4.1), yaş (r2=5.6; 95% CI 4.2-6.6) cfPWV'nin bağımsız prediktörü idi (Tablo 2).
Tablo 2: Multivarite lojistik regresyon analizine göre arteriyel sertiği etkileyen parametreler
Tartışma
Arteriyel sertliği etkileyen en önemli faktörler; ileri yaş, kan basıncı yüksekliği, hiperlipidemi ve obzitedir21,22. Bu sonuçlar bizim çalışmamızda da arteriyel sertliği etkileyen en önemli parametreler olarak tesbit edildi. Yaş ilerledikçe, arter duvarında ilerleyici elastik dokunun yapısında bozulma olurve elastik dokunun yerini zamanla kollejen doku alır24,25. Bu yapısal değişikliklere kan basıncı yükselmesi de eklenince damar duvar yapısındaki bozulma hızlanır23. Bu çalışmada, arteriyel sertlik ile yaş, bel çevresi, kan basıncı, ürik asid, kolesterol ile istatiksel anlamlı korelasyon olduğu görüldü. Multivarite analiz ile de bu risk faktörlerinin arteriyel sertlik ile kuvvetli ilişkisi olduğu görüldü.
Hiperlipidemi ve obezitenin arteriyel sertliğe etkisi ile ilgili literatürde farklı sonuçlara rastlanır. Amar ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada dislipidemi ve obezite içeren farklı metabolik sendrom parametreleri ile arteriyel sertlik arasında ilişki olmadığını göstermiştir24. Bu çalışmanın hastaların bir grubu antihipertansif ve antidiyabetik tedavi alan hastalardı ve risk grupları bizim çalışma hastalarımızdan farklıdır.
Trombosit aktivasyonu ve agregasyonu atereskleroz patofizyolojisi için önemli bir parametredir25,26. Hipertansif hastalarda trombosit fonksiyon bozukluğunun kardiyovasküler morbidite ve mortalite için önemli bir parametre olduğu bulunmuştur18. Bazı çalışmalar hipertansif hastaların tedaviye başlaması ile trombosit fonksiyon bozukluğunun önemli ölçüde düzeldiğini göstermiştir27,28. Trombosit aktivasyonun artması, OTH artışı ile paralellik gösterir13. Obezite, akut myokard enfarktüsü, dislipidemi ve hipertansiyonda OTH'nin trombosit aktivasyonu için önemli bir belirteç olduğuna dair yayınlar vardır13,15,16,29. Biz bu çalışmada diyabet tanısı olmayan yeni tanı hipertansif hastaları dahil ettik ve bu hastalar ateroskleroz riski olan hastalardı. Ateroskleroz durumlarını ise arteriyel sertlik ölçümleri ile değerlendirdik.
Çalışmamızın en önemli kısıtlayıcı faktörlerinden birisi hasta sayımızın yetersiz olmasıdır. Daha fazla hasta sayısı ile yapılan ve belli bir takip süresince izlenen hastalar daha fazla bilgi verici olacaktır.
Sonuç olarak, OTH artışı, arteriyel sertlik için bağımsız biri risk faktörüdür. Günümüzde OTH artışı ve kardiyovasküler risk faktörlerin ilişkisi tam olarak açıklanmamıştır, pek çok mekanizma aynı anda etkili olabilir. OTH ölçümü basit, kolay ulaşılabilir, otomatik kan sayımı cihazları ile rutin olarak tesbit edilen bir parametredir. Bu nedenle arteriyel sertlik kadar önemli bir kardiyovasküler risk parametresinin değerlendirilmesinde, risk grubu hastaların belirlenmesinde poliklinik şartlarında yorum yapmamıza olanak tanır. Riskli hastaların erken tesbiti ve önlem alınması kardiyovasküler mortalite ve morbiditeyi azaltacaktır.
Kaynaklar
1)Benzaquen LR, Yu H, Rifai N. High sensitivity C-reactive protein: An emerging role in cardiovascular risk assessment. Crit Rev Clin Lab Sci 2002; 39: 459-97.
2)Franklin SS, Gustin W, Wong ND, et al. Hemodynamic patterns of age-related changes in blood pressure. The Framingham Heart Study. Circulation 1997; 96: 308-15.
3)Tsiara S, Elisaf M, Jagroop IA, et al. Platelets as predictors of vascular risk: Is there a practical index of platelet activity? Clin Appl Thromb Hemost 2003; 9: 177-90.
4)Nadar SK, Blann AD, Kamath S, et al. Platelet indexes in relation to target organ damage in high-risk hypertensive patients: A substudy of the Anglo-Scandinavian Cardiac Outcomes Trial (ASCOT). J Am Coll Cardiol 2004; 44: 415-22.
5)Ohnishi H, Saitoh S, Takagi S, et al. Pulse wave velocity as an indicator of atherosclerosis in impaired fastin glucose: the Tanno and Sobetsu study. Diabetes Care 2003; 26: 437-40.
6)Domanski MJ, Mitchell GF, Norman JE, et al. Independent prognostic information provided by sphygmomanometrically determined pulse pressure and mean arterial pressure in patients with left ventricular dysfunction. J Am Coll Cardiol 1999; 33: 951-8.
7)Yambe M, Tomiyama H, Hirayama Y, et al. Arterial stiffening as a possible risk factor for both atherosclerosis and diastolic heart failure. Hypertens Res 2004; 27: 625-31.
8)Laurent S, Cockcroft J, Van Bortel L, et al. Expert consensus document on arterial stiffness: methodological issues and clinical applications. Eur Heart J 2006; 27: 2588–605.
9)Laurent S, Boutouyrie P. Arterial stiffness: a new surrogate end point for cardiovascular disease? J Nephrol 2007; 20: 45-50.
10)Laurent S, Katsahian S, Fassot C, et al. Aortic stiffness is an independent predictor of fatal stroke in essential hypertension. Stroke 2003; 34: 1203-6.
11)Tsiara S, Elisaf M, Jagroop IA, et al. Platelets as predictors of vascular risk: Is there a practical index of platelet activity? Clin Appl Thromb Hemost 2003; 9: 177-90.
12)Broadley AJ, Gapper P, Schmitt M, et al. Supine rest reduces platelet activation and aggregation. Platelets 2003; 14: 3–7.
13)Park Y, Schoene N, Harris W. Mean platelet volume as an indicator of platelet activation: Methodological issues. Platelets 2002; 13: 301-6.
14)Bath PM, Butterworth RJ. Platelet size: Measurement, physiology and vascular disease. Blood Coagul Fibrinolysis 1996; 7: 157-61.
15)Hekimsoy Z, Payzin B, Ornek T, et al. Mean platelet volume in Type 2 diabetic patients. J Diabetes Complications 2004; 18: 173-6.
16)Brown AS, Hong Y, de Belder A, et al. Megakaryocyte ploidy and platelet changes in human diabetes and atherosclerosis. Arterioscler Thromb Vasc Biol 1997; 17: 802-7.
17)Morris M, Davey FR. Basic examination of blood. In: Henry JB, editor. Clinical diagnosis and management by laboratory methods, 20th Edition. Philadelphia: W.B. Saunders Company; 2001.
18)Tsiara S, Elisaf M, Jagroop IA, et al. Platelets as predictor of vascular risk: is there a practical index of platelet activity? Clin Appl Thromb Hemost 2003; 9: 177-90.
19)Pannier B, Guérin AP, Marchais SJ, et al. Stiffness of capacitive and conduit arteries: prognostic significance for end-stage renal disease patients. Hypertension. 2005; 45: 592-6.
20)Barenbrock M, Kosch M, Jöster E, et al. Reduced arterial distensibility is a predictor of cardiovascular disease in patients after renal transplantation. J Hypertens 2002; 20: 79-84.
21)van Popele NM, Grobbee DE, Bots ML, et al. Association between arterial stiffness and atherosclerosis: the Rotterdam Study. Stroke 2001; 32: 454-60.
22)Willum-Hansen T, Staessen JA, Torp-Pedersen C, et al. Prognostic value of aortic pulse wave velocity as index of arterial stiffness in the general population. Circulation 2006; 113: 664-70.
23)Asmar R. Arterial stiffness and pulse wave velocity: clinical application. Paris: Elsevier; 1999; 57-6.
24)Amar J, Ruidavets JB, Chamontin B, et al. Arterial stiffness and cardiovascular risk factors in a population-based study. J Hypertens 2001; 19: 381-7.
25)Tsiara S, Elisaf M, Jagroop IA, et al. Platelets as predictors of vascular risk: Is there a practical index of platelet activity? Clin Appl Thromb Hemost 2003; 9: 177-90.
26)Broadley AJ, Gapper P, Schmitt M, et al. Supine rest reduces platelet activation and aggregation. Platelets 2003; 14: 3–7.
27)Celik T, Yuksel C, Iyisoy A, et al. Effects of nebivolol on platelet activation in hypertensive patients: A comparative study with metoprolol. Int J Cardiol 2007; 116: 206-11.
28)Blann AD, Nadar S, Lip GYH. Pharmacological modulation of platelet function in hypertension. Hypertension 2003; 42: 1-7.
29)Nadar SK, Blann AD, Kamath S, et al. Platelet indexes in relation to target organ damage in high risk hypertensive patients: a substudy of the Anglo-Scandinavian Cardiac Outcomes Trial (ASCOT). J Am Coll Cardiol 2004; 44: 415-22.
© 2014 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

