Çocuklarda Böbrek Yaralanması
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, Elazığ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Çocuk, Renal travma, Konservatif tedavi, Children, Renal Trauma, Conservative treatment
4.884 görüntülenme 2.256 indirme
Gereç ve Yöntem: Ocak 2003 - Aralık 2012 tarihleri arasında renal travma nedeniyle tedavi edilen 25 hasta geriye dönük olarak incelendi.
Bulgular: Hastaların 15'i (%60) erkek, 10'u (%40) kız ve yaş ortancası 9.1 (3 yaş-15 yaş) idi. Hepsi künt yaralanmalardı ve 11'i (%44) yüksekten düşme, 8'i (%32) araç dışı trafik kazası, 3'ü (%12) araç içi trafik kazası, 2'si (%8) at tepmesi ve 1'i (%4) attan düşme ile oluşmuştu. 17'sinde (%68) makroskopik, 2'sinde (%8) mikroskopik hematüri vardı, 6'sında (%24) hematüri yoktu. Sadece 6 olguda US tanımlayıcı iken BT hepsinde yaralanmayı tanımladı. Yaralanmanın 15'i (%60) sağ, 10'u (%40) sol taraftaydı. Altısında (%24) G1, 4'ünde (%16) G2, 4'ünde (%16) G3, 7'sinde (%28) G4 ve 4'ünde (%16) G5 yaralanma vardı. Altı hastaya hemodinamik stabilite sağlanamadığı için cerrahi uygulandı ve hepsi nefrektomi ile sonuçlandı. Grade 4 yaralanması olan bir hastaya JJ kateteri, bir hastaya perkütan nefrostomi uygulandı. Hastanede kalış süresi ortalama 9.3 (3 gün-23 gün) gündü ve mortalite görülmedi. Hastalar yıllık nefroloji kliniği kontrolüne alındı.
Sonuç: Hematüri; renal travmaların önemli bir bulgusudur, mutlaka ileri tetkik ile incelenmelidir. Hemodinamisi stabil olduğu sürece hiçbir hastaya cerrahi müdahale yapılmamalıdır. Cerrahi müdahale nefrektomi olasılığını yükseltir. Ürinom gelişen hastalarda perkütan nefrostomi katateri veya JJ katateri ile ürinom boşaltılmalıdır.
Material and Method: Twenty-five children treated because of renal trauma, between January 2003 and December 2012, were evaluated retrospectively.
Results: Fifteen patients were male (60 %), 10 were female (40 %) and the average age was 9.1 (3 years – 15 years). All of them were blunt traumas and 11 cases (44 %) were falling down from height, 8 cases (32 %) were pedestrian traffic accidents, 3 cases (12%) were vehicle accidents, 2 cases (8 %) were horse kicks and 1 case (4 %) was falling off a horse. Macroscopic hematuria in 17 cases (68 %) and microscopic hematuria in 2 cases (8 %) were observed and in 6 cases (24 %) there were no hematuria. While US was descriptive for only 6 cases, BT described the trauma in all of them. The trauma was located on the right kidney in 15 cases (60 %) and on the left kidney in 10 cases (40 %). 6 cases (24 %) had G1, 4 cases (16%) had G2, 4 cases (16 %) had G3, 7 cases (28 %) had G4 and 4 cases (16 %) had G5 trauma. Since hemodynamic stability could not be maintained by six patients, surgery was applied and all resulted in nephrectomy. A patient with G4 trauma was applied JJ catheter and percutaneous nephrostomy was applied to a patient. The average hospitalization period was 9.3 (3 days – 23 days) days and mortality did not occur. The patients were taken into nephrology control annually.
Conclusions: Hematuria is an important finding of renal traumas and it must be evaluated by advanced examinations. Any hemodynamically stable patients should not have an operation. Surgical intervention increases the possibility of nephrectomy. In patients developing urinoma, urinoma needs to be drained by percutaneous nephrostomy or JJ catheter.
Giriş
Materyal ve Metot
Bulgular
Tablo 1: Böbrek yaralanmasına eşlik eden yaralanmalar
Hastaların 17'sinde (%68) makroskopik, 2'sinde (%8) mikroskopik hematüri vardı, 6'sında (%24) hematüri yoktu.
Sadece 6 olguda ultrasonografi (US) tanımlayıcı iken Bilgisayarlı Tomografi (BT) hepsinde yaralanmayı tanımladı. Hastalar Amerikan travma cerrahları birliğince geliştirilen böbrek yaralanma skoruna göre 5 grup olarak sınıflandırıldı (Tablo 2)3. Bu skalaya göre olguların 6'sında (%24) Grade 1(G1) , 4'ünde (%16) G2, 4'ünde (%16) G3, 7'sinde (%28) G4 ve 4'ünde (%16) G5 yaralanma vardı. Yaralanmanın 15'i (%60) sağ, 10'u (%40) sol böbrekte idi. Altı hastaya hemodinamik stabilite sağlanamadığı için cerrahi uygulandı ve hepsi nefrektomi ile sonuçlandı. Nefrektomi yapılan hastaların özellikleri Tablo 3'de gösterilmiştir. Nefrektomi yapılan olgularla konservatif takip edilen olgular arasında ek organ yaralanması açısında fark yoktu. Konservatif takip edilen Grade 4 olan bir hastaya Double j kateteri (JJ), bir hastaya perkütan nefrostomi uygulandı. Bu olgulara ilave işlem gerekmedi. Konservatif tedavi sürecine devam edildi. Hastanede kalış süresi ortalama 9.3 (3 gün-23 gün) gündü ve mortalite görülmedi. Hastalar yıllık nefroloji kontrolüne alındı. Uzun dönem takiplerinde bir hastada böbrek alt polde infarktüs gelişmişti. Hiçbir hastada hipertansiyon gelişmedi. Hastaların özellikleri Tablo 4'de gösterilmiştir.
Tablo 2: Amerikan travma cerrahları birliğince geliştirilen böbrek yaralanma skoru
Tablo 3: Nefrektomi yapılan hastaların özellikleri
Tablo 4: Renaltravmalı hastaların özellikleri
Tartışma
Renal travma sonrası hemodinamik instabilite cerrahinin esas nedenidir. Ancak cerrahi uygulama genellikle nefrektomi ile sonuçlanmaktadır1. Bizim çalışmamız da 6 hastaya hemodinamik stabilite sağlanamadığı için cerrahi uygulandı ve hepsi nefrektomi ile sonuçlandı. Cerrahi kararı vermeden önce karşı böbrekle ilgili fonksiyon ve anatomik kontroller mutlaka yapılmalıdır.
Makroskopik veya mikroskopik hematüri böbrek yaralanması için önemli bir bulgudur. Ancak hastaların yaklaşık % 38' inde hematürisiz böbrek yaralanması olabilir. Ayrıca hematürinin derecesi ile yaralanmanın ciddiyeti arasında tam bir korelasyon olmayabilir1,6. Renal pedikül yaralanması olan hastaların yaklaşık yarısında hematüri görülmeyebileceği belirtilmiştir1. Bizim çalışmamızda hastaların 17'sinde (%68) makroskopik, 2'sinde (%8) mikroskopik hematüri vardı, altısında (%24) hematüri yoktu. Böbrek lokalizasyonlarına travma almış olgularda hematüri olmasa bile US ve/veya BT ile renal travma açısından değerlendirme yapılmasının gerekli olduğu söylenebilir.
Renal travmaların tanısında başlangıçta US kullanılır. Ancak güvenilirliği sınırlıdır. US ile hematom ve ürinom tanımlanmasına rağmen parankim değerlendirmesi yetersiz kalmaktadır. Spiral BT parankimal yırtıkları, idrar kaçağını, perirenal sıvı toplanmasını, subkapsüler ve perirenal hematomları US'ye nazaran daha iyi tanımlar7. Bizim çalışmamızda tüm hastalara US yapıldı. Ancak sadece 6 olguda US tanımlayıcı iken BT hepsinde yaralanmayı tanımladı (Resim 1). Hematürisi olan ancak US negatif olgulara mutlaka renal travma açısından BT çekilmesinin tanımlama açısından gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Resim 1: Böbrek travmalı olgunun BT görüntüsü.
Yapılan çalışmada konservatif takip edilen hastalarda semptomatik urinomlarda JJ katateri ve perkütan nefrostomi uygulanmıştır8. Grade 4 olan bir hastaya JJ kateteri (Resim 2), bir hastaya perkütan nefrostomi uygulandı.
Resim 2: Böbrek travmalı olgunun JJ görüntüsü.
Konservatif tedavi edilen olguların uzun dönem sonuçlarında komplikasyon oranın artmadığı bildirilmektedir9. Bizim çalışmamızda hastaların ortalama 3 yıllık takiplerinde komplikasyon olmadığı görüldü.
Sonuç olarak hematüri; renal travmaların önemli bir bulgusu olmakla birlikte spesifik değildir, mutlaka ileri tetkik ile incelenmelidir. Hemodinamisi stabil olduğu sürece hastalara cerrahi müdahale yapılmamalıdır. Ürinom gelişen hastalarda perkütan nefrostomi katateri veya JJ katateri ile ürinom boşaltılmalıdır. Cerrahi müdahale gereken instabil olgularda nefrektomi ihtimalinin çok yüksek olduğu bilinmelidir.
Kaynaklar
1)Alex Tsui, John Lazarus, A.B. (Sebastian) Van As. Non-operative management of renal trauma in very young children: Experiences from a dedicated South African paediatric trauma unit. Injury, Int. J. Care Injured 2012; 43: 1476-81.
2)Okur H, Kuçukaydin M, Durak AC et al. Renal trauma in chidren. J of the Turkish Association of Pediatric Surgeons 1993; 7: 24-28.
3)Glen Tinkoff, Thomas J Esposito, James Reed et al. American Association for the surgery of trauma organ injury scale I: spleen, liver and kidney, validation based on the national trauma data bank. J Am Coll Surg 2008; 207: 646-55.
4)Orit Raz, Miki Haifler, Laurian Copel et al. Use of adult criteria for slice imaging may limit unnecessary radiation exposure in children presenting with hematuria and blunt abdominal trauma. Urology 2011; 77: 187-90.
5)Joshua A. Broghammer, Mark B. Fisher, Richard A. Santucci. Conservative management of renal trauma: a review. Urology 2007; 70: 623-29.
6)Pablo Aguayo, Jason D. Fraser, Susan Sharp, George W. Holcomp III, Daniel J. Ostlie, Shawn D. St. Peter. Nonoperative management of blunt renal injury: a need for further study. Journal of Pediatric Surgery 2010; 45: 1311-14.
7)C.F. Heyns. Renal trauma: indications for imaging and surgical exploration. BJU International 2004; 93: 1165-70.
8)Nance ML, Lutz N, Carr MC, Canning DA, Stafford PW. Blunt renal injuries in children can be managed nonoperatively: Outcome in a consecutive series of patients. J Trauma 2004; 57: 474-78.
9)Carvajal Busslinger MI, Kaiser G. The volue of conservative therapy in kidney trauma in childhood. Helv Chir Acta 1993; 60: 307-10.
© 2015 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

