Hepatik Ven Trombozunun Nadir Bir Sebebi: Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri
1Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı, Antalya, Türkiye
2Haseki Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, İç Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye
3Antalya Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Hematoloji Kliniği, Antalya, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hepatik ven trombozu, Paroksismal noktürnal hemoglobinüri, Hepatic vein thrombosis, Paroxysmal nocturnal hemoglobinuria
13.376 görüntülenme 2.553 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
Laboratuar tetkiklerinde; lökosit: 4260/mm³, nötrofil: 2320/mm³, RBC: 3.250x10³/mm³, hemoglobin: 9.8g/dl, hematokrit: %30.7, trombosit: 124.000/mm³, MCV: 76.3 fL, eritrosit sedimentasyon hızı 35 mm/saat, glukoz: 108 mg/dl, üre: 25 mg/dl, kreatinin: 0.84 mg/dl, ürik asit: 5.3 mg/dl, albumin: 3.9 gr/dl, globulin: 3.7gr/dl, aspartat aminotransferaz (AST): 30 U/l, alanin aminotransferaz (ALT): 27 U/l, gama glutamil transferaz (GGT): 100 U/l, alkalen fosfataz (ALP): 126 U/l, laktat dehidrogenaz (LDH) : 855 U/l, total bilirubin: 3.65 mg/dl, indirekt bilirubin: 2.88 mg/dl, demir: 32 μg/dl, total demir bağlama kapasitesi: 307 μg/dl, ferritin: 7.4 ng/ml, transferrin saturasyonu: % 10.4, protrombin zamanı: 15.0 saniye, INR: 1.11, aktive tromboplastin zamanı: 32.5 saniye idi. Düzeltilmiş retikülosit oranı % 4.2, direkt ve indirekt coomb's testleri negatif ve protein elektroforezi normaldi. IgA: 2.44 gr/l, IgG: 16.3 gr/l, IgM: 0.69 gr/l ve hepatit B, hepatit C ve HIV serolojileri negatifti. Hemoglobin elektroforezinde HbA: %97.9, HbA2: %2.0, HbF: %0.1, HbS: %0.1 idi.
Batın ultrasonografisinde dalak 135 mm (splenomegali), portal sistem doppler ultrasonografide portal ven çapı 14 mm ve lümeni açık, posterior hepatik ven duvarında geniş açı ile oturan 22x9.4 mm boyutlarında hipoekoik trombüs materyali izlendi. Renkli doppler ultrasonografik incelemede normal ondüler hepato-pedal akım paterni izlendi ve dalak uzunluğu 158mm (splenomegali) ölçüldü. Periferik yaymada makrositoz, anizositoz, seyrek blister hücreleri ve gözyaşı hücreleri izlendi.
Hastada indirekt hiperbilirubinemi, LDH yüksekliği, coomb's testlerinin negatif olması ve demir eksikliği anemisi nedeni ile ön planda intravasküler hemoliz ve PNH düşünüldü. Asit-ham hemoliz testi pozitifti. PNH tanısını kesinleştirmek için periferik kandan yapılan akım sitometrik incelemede CD55 ve CD59 kontrol grubuna göre düşük saptandı ve sonuçlar PNH ile uyumlu bulundu. PNH ve hepatik ven trombozu tanısı ile oral antikoagülan tedavi başlanarak takibe alındı. İki yıllık takibi sonrasında hastanın son laboratuar tetkiklerinde lökosit: 5730/mm³, nötrofil: 3920/mm³, RBC: 4.130x10³/mm³, hemoglobin: 11.2 gr/dl, hematokrit: %35.4, trombosit: 149.000/mm³, MCV: 78.7 fL ve LDH: 562 U/l, total bilirubin: 2.57 mg/dl, indirekt bilirubin: 1.64 mg/dl idi.
Tartışma
Hastalığın seyrinde değişik derecede anemi, granülositopeni ve trombositopeni izlenir ve karakteristik özelliği olan paroksismal hemoglobinüri ve sabah ilk idrarın koyu renkte olması hastaların ancak dörtte birinde görülür. Hemoglobinüri ile birlikte LDH yüksekliği, indirekt hiperbiluribinemi, retikülositoz, azalmış haptoglobulin olan hastalarda PNH'yı ayırıcı tanıda düşünmek gerekir. Hastamızda hemolizin indirekt bulguları olarak LDH yüksekliği, hiperbilirubinemi ve retikülositoz vardı ancak sabah ilk idrarda koyuluk tespit edilemedi. PNH antikor ilişkili otoimmün hemolitik anemi olmadığı için direkt ve indirekt coomb's testleri negatiftir. Hastamızda da direkt ve indirekt coomb's testleri negatifti. PNH'ın kesin tanısı akım sitometri ile eritrositleri komplemanın litik etkisine karşı koruyan CD55 ve CD59 eksikliğinin gösterilmesi ile konulur. Tanıda asit ham ve sükroz lizis testide kullanılır. Hastamızda asit ham testi pozitifti ve akım sitometrik incelemesi PNH ile uyumluydu.
PNH'ın klinik seyri sırasında aplastik anemi, akut miyeloblastik lösemi, özellikle batın içi venleri etkileyen tekrarlayan venöz trombozlar ve dalak rüptürü izlenir4. PNH seyrinde izlenen venöz trombozlar major komplikasyonlardır ve sıklıkla hepatik, portal, splenik, mezenterik ve renal venlerde izlenir5. PNH'ta trombüs kan akımının artması, kan basıncı ve pH düşüklüğü nedeniyle hepatik venlerde portal venlerden daha sık izlenmektedir. Hastalarda portal ven trombozu varsa sıklıkla hepatik ven trombozu da vardır6,8. Vakamızda tromboz hepatik vende izlendi ancak splenik, mezenterik ve portal venlerde tromboz izlenmedi.
Hepatik ven trombozu gelişen hastalarda hepatomegali ve assit ön planda izlenirken (Budd Chiari sendromu), portal ven trombozu gelişen vakalarda sitopeniler ve splenomegali daha sık görülür1,8. Vakamızda belirgin assit ve hepatomegali izlenmemiş olup portal hipertansiyonun diğer bulguları olan splenomegali ve bisitopeni görülmüştür. Literatürde bisitopeni ve splenomegalinin izlendiği hepatik ven trombozlu hastalar bildirilmiştir9. Arteryel ve venöz trombozun tanısında altın standart anjiyografi olsa da vakamızda non invaziv doppler ultrasonografi ile tanı konulmuştur.
PNH tedavisinde akut dönemde fibrinolitik ajanlar kullanılsa da kanama komplikasyonu ve başarı şansının düşük olması nedeniyle çok tercih edilmemektedir. Trombozlu hastaların tedavisinde özellikle trombüs tekrarının önlenmesi için antikoagülan tedavi gerekmektedir. Vakamızda önce unfraksiyone heparin kullanılmış daha sonra warfarin ile tedaviye devam edilmiştir. PNH'nın güncel tedavisinde kullanılan monoklonal antikor olan eculizumab C5 (kompleman 5) konvertaz enzimini inhibe ederek membran atak kompleksi (C5b-9) oluşumunu engeller ve kompleman aracılı hücre lizisini önlemiş olur. Vakamızda eculizumab temin edilemediği için kullanılamamış, antikoagülan tedavi ile izlenmiştir.
Sonuç
Kaynaklar
1)H Tomizuka, K Hatake, S Kitagawa et al. Portal vein thrombosis in paroxysmal nocturnal haemoglobinuria. Acta Haematol 1999; 101: 149-52.
2)B Rotoli, L Luzzatto. Paroxysmal nocturnal hemoglobinuria. Semin Hematol 1989; 26: 201-207.
3)G Socie, J Mary, A Gramont et al. Paroxysmal nocturnal haemoglobinuria: Long-term follow up and prognostic factors. The Lancet 1996: 348: 573-77.
4)D Zimmerman, WR Bell. Venous thrombosis and splenic rupture in paroxysmal nocturnal hemoglobinuria. Am J Med 1980; 68: 275-79.
5)D Valla, D Dhumeaux, G Babany et al. Hepatic vein thrombosis in Paroxysmal Nocturnal Hemoglobinuria. Gastroenterology 1987; 93: 569-75.
6)Grossman JA, McDermott WV Jr. Paroxysmal nocturnal hemoglobinuria associated with hepatic and portal venous thrombosis. Am J Surg 1974; 127: 733-36.
7)L Schmets, H Hagege, C Merlet et al. Porto-hepatic thrombosis, revealing paroxysmal nocturnal hemoglobinuria, followed by regression induced by heparin therapy. Gastroenterol Clin Biol 1993; 17: 955-58.
8)JM Nicolas, F Cervantes, A Lopez-Guillermo et al. Thrombosis of the portal vein as a complication of paroxysmal nocturnal hemoglobinuria. Rev Clin Esp 1990; 187: 287-89
9)Mandala E, Lafaras C, Goulis I, Tsioni K, Georgopoulou V, Ilonidis G. Treatment of a patient with classical paroxysmal nocturnal hemoglobinuria and Budd-Chiari syndrome, with complement inhibitor eculizumab. Case Report. Hippokratia 2013;17:81-84
© 2015 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

